Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik devam eden saldırılara ilişkin Yüksel Caddesi’nde bulunan İnsan Hakları Heykeli önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “HTŞ çetelerine destek Suriye’de katliam demek”, “Kadınlar direnen Kürt halkının yanında” pankartının açıldığı açıklamada, “Savaşa hayır barış hemen şimdi” ve “Êdi bes e” yazılı dövizler taşındı. Sık sık “Rojava halkı yalnız değildir”, “Jin jiyan azadî”, “Bijî yekîtiya jinan” sloganlarının atıldığı açıklamayı kitle adına Nebahat Çalpan okudu.
Nebahat Çalpan, HTŞ’nin Türkiye’den ve emperyalist güçlerden aldığı meşruiyet ve icazetle Rojava’da Kürt mahallerini günlerce bombalayarak savaş suçu işlediğini vurguladı. HTŞ’nin saldırılarının bu mahallelerdeki halk meclislerinin direnme kararının ardından ağırlaştığını söyleyen Nebahat Çalpan, özellikle kadınların hedef alındığının altını çizdi. Nebahat Çalpan, “Bugün “kadın hakları ve demokrasinin beşiği” olduklarını iddia eden Avrupa ülkelerinin başkanlarının resmi ziyaretlerle bu katliama ilişkin hiçbir açıklama yapmadan, meşruiyetini güçlendirdikleri HTŞ’nin Suriye’deki farklı etnik ve inanç grupları için, ama özellikle kadınlar için ne anlama geldiğini biz kadınlar çok iyi biliyoruz. Bunu, bugün adı HTŞ olan IŞİD’in yıllar boyunca Ezidi kadınları köle pazarlarında sattığına şahit olduğumuz için biliyoruz. On yıl önce LGBTİ+ları binaların tepelerinden atan IŞİD, bugün direnişçi Kürt kadınları binalardan atan takım elbiseli HTŞ. Kadınları kaçıran, satan, kadınlara yaşam hakkı tanımayan, tecavüz eden, öldüren bu cihatçı çetelerin her türlü özgürlük ve eşitlik girişimini yok etmeye çalışması tesadüf değil” şeklinde konuştu.
‘GÖÇ ETTİRME POLİTİKALARININ DEVAMI’
Bu saldırılarla Türkiye’de devam etmekte olan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni baskı altına almanın ve teslimiyet dayatılmasının amaçlandığını aktaran Nebahat Çalpan, “Bu saldırılar yıllardır hem Türkiye’de hem de Kürtlerin yaşadıkları farklı coğrafyalarda süren; Kürtleri yerinden etme, zorla göç ettirme politikalarının bir devamıdır. HTŞ çetelerinin kadınlara yönelik savaş suçlarının Ortadoğu’da ve bizzat Türkiye’de barış ve halkların özgürlüğü için mücadele eden tüm kadınlara, hepimize, cihatçı militarist erkek şiddetinin tehdidi olduğunun da farkındayız” dedi.
‘DEMOKRATİK ANAYASAYA İHTİYAÇ VAR’
Kadınlar olarak kalıcı barış talebinden vazgeçmediklerini söyleyen Nebahat Çalpan, “Bunun içinse kararnamelere değil, Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin ve Hıristiyanların, kısacası makbul kimlik dışında kalan tüm halkların haklarının ve özgürlüklerinin demokratik bir anayasa ile güvence altına alınmasına ihtiyaç var. Suriye’de halkların, kadınların eşitlik ve barış içinde yaşayabilmesi ise emperyalistlerin müdahalesiyle değil, halkların kendi talepleri ve iradeleri doğrusunda kendilerini yönetebilecek bir demokrasinin oluşmasıyla mümkün olabilir” ifadelerini kullandı.
‘BARIŞ TALEBİ KRİMİNALİZE EDİLİYOR’
Birçok kentte Kuzey ve Doğu Suriye için yapılan eylemlerde kitlenin gözaltına alınmasına tepki gösteren Nebahat Çalpan, sözlerine şu şekilde devam etti: “Rojava’daki çatışmalara karşı yükselen barış taleplerinin ise Türkiye’de de giderek baskı altına alındığını görüyoruz. Rojava için yapılan basın açıklamaları ve barışçıl eylemler sırasında yaşanan gözaltılar ve sonrasında gerçekleşen ev baskınları ile tutuklamalar, ifade özgürlüğüne ve demokratik haklara yönelik ciddi bir tehdit oluşturuyor. Barışı savunmak suç değildir. Buna rağmen, barış talebinin kriminalize edilmesi, Türkiye’de yürütülmesi gereken barış sürecini de doğrudan etkiliyor ve barışın toplumsallaşmasını engelliyor.”
YÜRÜYÜŞE ÇAĞRI
Direnen kadınların yanında durarak ortak mücadeleyi büyüteceklerini vurgulayan Nebahat Çalpan, Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde yarın düzenlenecek ve Çankaya ilçesinin Kolej semtinden başlayacak Rojava yürüyüşüne katılım çağrısı yaptı.
Açıklama, alkışlar ve zılgıtlarla son buldu.
MA












