Künye   Hakkımızda
4 Mart 2026, Çarşamba
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Kadın

Kadınlar 9 Mart’ta grevde

Bir günde dünyanın durabileceğini göstermek için tüm kadınları 9 Mart’taki greve çağıran ZORA’nın Sözcüsü Anna Lidtke, her ülkede baskı ve saldırı biçimleri farklı olsa da kadınların kaderini tayin hakkının birleştirici bir güç olduğunu söyledi.

2 Mart 2026
Kadınlar 9 Mart’ta grevde
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Tüm dünyada kadın örgütleri, feminist gruplar ve kadın ittifakları, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne hazırlanıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği, erkek şiddetinin son bulması, eşit işe eşit ücret ve haklarını savunmak amacıyla dünya genelinde grev, yürüyüş ve eylemler düzenleyen kadınlar, 8 Mart günü sokakta, 9 Mart günü ise Kadın Grevinde olacak.”Biz durursak, dünya durur” diyen kadınlar, üretim ve yaşamın durdurulmasıyla patriyarkal sisteme meydan okuyor.

Bu yıl 8 Mart’ın Pazar gününe denk gelmesi nedeniyle Avrupa genelinde çok sayıda kadın örgütü, 9 Mart’ta grev kararı aldı. Kadınlar, bulundukları ülkelerin koşullarına göre işe, alışverişe gitmeme, evde bakım hizmetlerini kesme gibi protestolarla cinsiyetçiliği ifa ediyor. Kadın emeğinin görünmezliğine dikkat çekerek, artan militarizme ve sosyal kesintilere karşı kolektif bir itirazı örgütlüyor.

Almanya’da 9 Mart Kadın Grevi’ni örgütleyen kurumlardan biri de genç kadın örgütü ZORA. ZORA, bu yıl kadına yönelik şiddetin, savaşın, cezaevlerindeki cinsel şiddetin sona ermesi ve herkes için karşılanabilir bir yaşam talebiyle grevde olacak. ZORA Sözcüsü Anna Liedtke, kadınların mücadelesi ve greve ilişkin Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuştu.

PATRİYARKA KÜRESEL BİR SORUN

Patriyarkanın küresel bir sorun olduğunu belirten Anna Liedtke, bu nedenle sadece Avrupa’da değil dünyanın her yerindeki kadınlarla özellikle de Filistin ve Kürt kadınlarla dayanışma içerisinde olduklarını söyledi. Almanya’da Filistinli kadınlarla dayanışma içinde olmanın kriminalize edildiğini ifade eden Anna Liedtke, bu nedenle iki yıl kadar önce binalarına baskınlar yapıldığını ve evlerinin arandığını dile getirdi. Anna Liedtke, “Bu izole bir durum değil. Protestoculara yönelik şiddeti her gün sokaklarda görüyoruz ancak özellikle genç kadınlar olarak bu hareket içinde bir rol oynadığımızı düşünüyorum” dedi.

‘NASIL YAŞAYACAĞIMIZ BİZİM KARARIMIZ’

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde sokağa çıkmanın önemli olduğunu vurgulayan Anna Liedtke, 8 Mart’ın bu yıl Pazar gününe denk gelmesi nedeniyle 9 Mart Pazartesi günü greve gitme kararı aldıklarını söyledi. Anna Liedtke, “Şiddete ve savaşa karşı greve gidiyoruz. Almanya’da orduya harcanan 500 milyar, Avrupa’daki diğer ülkelerde bu kadar olmasa da yine orduya harcanan devasa bir para söz konusu. Bu para kadınları şiddetten korumaya gelince örneğin kadın sığınma evleri gibi yerler söz konusu olduğunda eksik kalıyor. Eğitim sektörüne baktığımızda, evsizlerin ya da mültecilerin yardım alabileceği sosyal kurumlara baktığımızda da aynı durum geçerli. Bütçelerde kesintiler var, aynı anda hükümet orduya bu kadar para harcıyor ve hükümetler hala kadınların da cepheye gidip çıkarları için ölmesini mi yoksa evde kalıp akşam yemeği yaparak kocalarımızın cepheden en kısa zamanda dönmesini umarak daha mı ‘yararlı’ olduğunu tartışıyor. Bunun kadının kendi kaderini tayin hakkıyla hiçbir ilgisi yok. Bu yüzden greve gidiyoruz. Çünkü nasıl yaşamak istediğimizi kendimiz belirlemek istiyoruz ve hiçbir şeye bağımlı olmak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

GÖRÜLMEYEN EMEK

Anna Liedtke, ücretsiz emeğe değinerek, şunları ekledi: “Evde yaptığımız tüm işler, verilen tüm emek ücretlendirilmiyor. Bu yüzden insanlar, ‘bu bir şey değil, sadece biraz temizlik’ diye düşünüyor, ama gerçekte eve geldiğinizde bunu yapmak zorunda olduğunuz, asıl tam zamanlı işinizin yanında başka bir tam zamanlı işe benzetebilirsiniz. Bu nedenle kadınlar bir günlüğüne evdeki işi bıraktığında neyin eksik kaldığını göstererek, bu yeniden üretim emeğini görünür kılacak ve aslında bir günde neler yaptığımızı ortaya koyacağız.”

KADIN MÜCADELESİNİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER

Kadınların hem evde hem de işte sömürüldüğünü vurgulayan Anna Liedtke, bu çağda kadın grevinin her zamankinden önemli olduğuna dikkati çekti. Kadın mücadelesinin ve örgütlülüğünün önündeki engellere de değinen Anna Liedtke, “Farklı nedenler var. Bence Kovid-19 en büyüklerinden biri. Çünkü yalnızca izole olmamız ve evde kalmak zorunda olmamızla gelmedi, aynı zamanda yoğun bir baskıyla da geldi. Kovid-19 sırasında sokağa çıkan herkes büyük bir baskıyla karşılaştı ve bu hala devam ediyor. Elbette Kovid-19’u, ne tür bir baskının mümkün olduğunu test etmek için de kullandılar. Ama ideolojik olarak kadın hareketi üzerinde bunun büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Eve daha bağlı olmak, daha çok içeride kalmak, sonunda toplumdan ve hayattan izole olmak, bunların hepsi büyük bir etki yarattı. Daha geniş bir bağlamda kadın hareketine baktığımızda ise gördüğümüz şey; liderlik eksikliği, ‘nereye gidiyoruz’ sorusuna yanıt eksikliği, örgütlenme eksikliğidir. Bu da ‘sokaklara çıkmak meşru mu’ sorusuyla el ele gidiyor” diye belirtti.

Almanya’da grev hakkı anayasal güvence altında olsa da hukuki çerçevede yalnızca toplu sözleşme ve çalışma koşullarına ilişkin sendikal grevleri kapsadığını belirten Anna Liedtke, “Bu nedenle savaş politikalarına, bütçe tercihlerine ya da toplumsal meselelere karşı yapılan kadın grevi çağrıları hukuki açıdan tartışmalı bir zeminde gerçekleşiyor. Sendikalar dönem boyunca farklı alanlarda, farklı sektörlerde grev yapıyor. Bu yüzden bir bakıma bunu birleştirebiliyoruz. Ama genel olarak kadınların kendi başlarına sokaklara çıkması yeni bir şey olmasa da kadın hareketi içinde de yoğun biçimde tartışılan bir konu. Örneğin; 8 Mart’ta ve 25 Kasım’da kadınlar olarak tek başımıza mı sokaklara çıkıyoruz, yoksa örneğin erkeklerle birlikte mi gidiyoruz? Bu son 10 yıldır tartışılan bir mesele. Genel olarak kadın hareketinde 7 Ekim’le birlikte Filistin’le dayanışma içinde olan gruplarla olmayanlar arasında büyük bir bölünme olduğunu gördük. Örneğin ittifaklardan atılmamızla ya da onların Siyonist olması ya da Siyonizm’e yakın olmaları nedeniyle artık bazı gruplarla çalışmak istemememizle de deneyimledik. Yani grupların parçalanmış olduğunu ve gerçekten ortak bir hareket olmadığını düşünüyorum. Bu 8 Mart’ın, aynı fikirlere sahip olanlarla kadın hareketini biraz daha birleştirmeye doğru atılmış bir adım olabileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

‘SAVAŞLARA AVRUPA NEDEN OLUYOR’

Sosyal bütçelerde kesintiler olmasına karşın orduya çok fazla para harcanmasının Ortadoğu ve diğer bölgelerdeki savaşların Avrupa’yı ve Avrupa’daki kadınları da doğrudan etkilediğini belirten Anna Lidtke, “Dünyadaki herhangi bir savaşta kullanılan silahların çoğunun Avrupa’da üretildiğini, Avrupa tarafından finanse edildiğini ya da Avrupa’nın bunlardan kar ettiğini de görüyoruz. Yani bu savaşların sürmesini sağlamakta büyük bir mali çıkar var. Oradaki insanların başına ne geldiği ise hiç dikkate alınmıyor. Sonrasında ise neden olduğu savaşlar yüzünden Avrupa’ya mülteciler geldiğinde devasa bir ırkçı tartışma başlıyor” dedi.

‘KENDİMİZİ BİRBİRİMİZDEN AYRI GÖREMEYİZ’

Kadın mücadelesine karşı her ülkede farklı baskı biçimleri olduğunu ancak koşullar farklı olsa da kadınların kendi kaderini tayin hakkı talebinin birleştirici bir güç olduğunu söyleyen Anna Lidtke, şöyle devam etti: “İran’a ve Rojhilat’a baktığımızda, özellikle Jîna Emînî’nin katledilmesinden sonra gerçekleşen protestolara bakarak, kadınların artık başörtüsü takmak istemedikleri için ayağa kalktıklarını görüyoruz. Almanya’da da kendi kaderimizi tayin hakkı için mücadele ediyoruz ve bu, güvenli kürtaj hakkı için mücadele şeklinde görünebilir. Bence buna çok dar bir şekilde bakmak zorunda değilsiniz. Geniş bir açıdan baktığımızda bizi birleştiren şeyin özgür olmak istememiz ve kendimizi özgürleştirebileceğimiz inancı olduğunu görebiliriz ve bence bu, mücadele etme gücünü ve meşruiyetini bize veriyor. Kürdistan’daki kız kardeşlerimize dönük saldırılar bize yönelik bir saldırıdır, çünkü kendimizi birbirimizden ayrı göremeyiz. İstersek dünyanın duracağını göstermek, bir günde neler yaptığımızı göstermek için umarım 9 Mart’ta çalışmayan çok sayıda kadın olur. Ayrıca Herkesi 8 Mart’taki gösterilere çağırıyoruz. Orada görüşeceğiz.”

Hivda Çelebi / MA

İlgili Haberler

Tuncel: Savaşı kadınlar çıkarmadı, ama bedelini kadınlar ödüyor
Kadın

Tuncel: Savaşı kadınlar çıkarmadı, ama bedelini kadınlar ödüyor

3 Mart 2026
KJK “Şimdi kadın zamanı” hamlesi başlattı
Kadın

KJK “Şimdi kadın zamanı” hamlesi başlattı

2 Mart 2026
Şiddet raporu: 12 yılda 5 bin 659 kadın katledildi
Kadın

Şiddet raporu: 12 yılda 5 bin 659 kadın katledildi

28 Şubat 2026
2024’te 50 bin kadın ve kız çocuğu öldürüldü: Küresel acil durum
Kadın

2024’te 50 bin kadın ve kız çocuğu öldürüldü: Küresel acil durum

27 Şubat 2026
Iğdır’da 8 Mart eylemi: Kadınların sesinin kısılmasına izin vermeyeceğiz
Kadın

Iğdır’da 8 Mart eylemi: Kadınların sesinin kısılmasına izin vermeyeceğiz

26 Şubat 2026
İdil’de 8 Mart toplantısı: Mücadeleyi bir güne sığdırmıyoruz
Kadın

İdil’de 8 Mart toplantısı: Mücadeleyi bir güne sığdırmıyoruz

22 Şubat 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Suriye’deki 30 Ocak Mutabakatı Son Nokta Değildir, Sadece Bir Virgüldür!
Politika'dan Yorum

Suriye’deki 30 Ocak Mutabakatı Son Nokta Değildir, Sadece Bir Virgüldür!

Politika Haber
3 Şubat 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

‘8 Mart’ı cezaevlerinde direnerek karşılıyorlar’

‘8 Mart’ı cezaevlerinde direnerek karşılıyorlar’

4 Mart 2026
Silêmanî’deki eski BM binasına saldırı

Silêmanî’deki eski BM binasına saldırı

4 Mart 2026
İran’ın yeni dini lideri Hamaney’in oğlu oldu

İran’ın yeni dini lideri Hamaney’in oğlu oldu

4 Mart 2026
İran: Hürmüz Boğazı’nda tam kontrol sağladık

İran: Hürmüz Boğazı’nda tam kontrol sağladık

4 Mart 2026
TJA: Fatma Nur ve kızının ölümü sistemli bir kadın kırımıdır

TJA: Fatma Nur ve kızının ölümü sistemli bir kadın kırımıdır

4 Mart 2026
IAEA: İran’ın nükleer silah programına dair kanıt bulamadık

IAEA: İran’ın nükleer silah programına dair kanıt bulamadık

3 Mart 2026
Bakırhan, Meclis iftar programına katıldı

Bakırhan, Meclis iftar programına katıldı

3 Mart 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!