Halep’te Türkiye ve uluslararası güçler tarafından planlanan bir katliamın gerçekleştiğini belirten Özerk Yönetim Kadın Koordinasyonu, suç işleyenlerin hesap vermesini istedi.
Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Kadın Koordinasyonu, Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı paramiliter grupların Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Bênî Zêd mahallelerine dönük saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Saldırıların Kürtlerin varlığına karşı Türkiye tarafından planlanmış ve uluslararası güçlerin de desteklediği saldırılar olduğu belirtilen açıklamada, “Aynı zamanda Suriye kıyıları ve Süveyda vilayetindeki halka yönelik devam eden ihlaller ve ciddi katliamların devamı olarak hayata geçirildi” denildi.
KADINLAR ÖN SAFLARDA YER ALDI
DAİŞ’in de saldırılara katıldığı ve mahallelere karşı her türlü ağır silahların kullanıldığı dile getirilen açıklamada, şunlar ifade edildi: “İç Güvenlik Güçleri, sivilleri korumak için direnmeye karar verdi. Kadınlar bu direnişin ön saflarında yer aldı ve bu saldırılara karşı koymada cesur rollerini gösterdiler. Zorlu koşullara, kuşatmaya ve saldırının şiddetine rağmen İç Güvenlik Güçleri 6 gün boyunca direndi ve teslim olmadı. Bu da insanlık ve onur değerleri için mücadele ve fedakarlığın anlamını gösteren kahramanca bir direniştir.
İç Güvenlik Güçleri, özverili eylemleriyle davalarına ve halklarına olan derin bağlılıklarını göstermiş ve özverili eylemlerinin halkın kalbinde ve zihninde, ulusal mücadelenin tarihinde yaşayacağını teyit etmiştir. Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlı çeteler ve işgalci Türk devletinin paralı çeteleri, iki mahalleyi ele geçirdikten sonra sivillere karşı işledikleri suçları ortaya koymuştur. Bu gruplar kadınlara karşı katliamlar ve tecavüzler gerçekleştirmiştir. İç Güvenlik Güçleri üyesi bir kişinin cenazesine karşı işlenen suç, acımasız ve insanlık dışı işkencenin gerçek yüzünü ortaya koymaktadır. İç Güvenlik Güçleri üyesi, savaşın harap ettiği şehirde çökmüş bir binanın tepesinde kahramanca savaşmış, tüfekle halkını korumuş ve barış ve özgürlük isteyen kadınların seslerinin susmamasını sağlamıştır. Kadınların hedef alınması ve katledilmesi uluslararası insancıl hukukun ihlali, savaş suçudur. Bu ihlalleri durdurmak için acil önlem alınmalıdır. Kadınlara karşı işlenen suçlarla ilgili bağımsız ve tarafsız uluslararası soruşturmalar başlatılmalı, tüm ihlaller belgelenmeli ve uluslararası mahkemelere sevk edilmelidir. Suça karışan herkesin bunun hesabını vermesi gerekiyor.”
MA












