DEM Parti, Kürdistan ve Türkiye’de artan kadın katliamları ve şüpheli ölümleri Meclis gündemine taşındı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Gülderen Varlı, Wan başta olmak üzere Kürdistan ve Türkiye genelinde yaşanan kadın katliamları ve şüpheli ölümleri Meclis gündemine taşındı. İçişleri ve Adalet Bakanlığı’na verilen soru önergelerinde, Wan’da kadınların maruz kaldığı çok boyutlu sorunlar karşısında koruyucu ve önleyici mekanizmaların yeterince etkin işletilmediği, bu durumun yaşam hakkı ihlallerini artırdığı vurgulandı. Özellikle kayyım uygulamalarının ardından son yıllarda yaşanan katliamların, mevcut tedbirlerin sahada önleyici düzeyde uygulanmadığını gösterdiği belirtildi.
Cezasızlık politikalarının yanı sıra televizyon ve basında şiddetin meşrulaştırıldığına dikkat çekilen önergede, “Ayrıca, toplum genelinde artış gösteren şiddet eğiliminin; televizyon programları, dijital platformlar ve sosyal medya içeriklerinde kadına yönelik şiddetin sıradanlaştırılması ve bir tür tüketim unsuru haline getirilmesiyle de ilişkilendirildiği gözlemlenmektedir. Şiddet içeriklerinin detaylı anlatılması ve aktarılması, yeterli denetim mekanizmalarına tabi tutulmaması, şiddetin ve cezasızlığın normalleşmesine ve toplumsal düzeyde yeniden üretilmesine zemin hazırlayabilmektedir. Bundan dolayı kadına yönelik şiddet ile beraber artan toplumsal şiddete yönelik hızlı, somut ve caydırıcı önlemlerin alınması artık ertelenmez bir duruma gelmiştir” denildi.
Önerge kapsamında bakanlıklara şu sorular yöneltildi:
“*Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin önlenmesine ilişkin yürürlükte bulunan mevzuatın uygulama etkinliğini artırmaya yönelik Bakanlığınızca yürütülen çalışmalar nelerdir?
*6284 sayılı Kanun kapsamında verilen koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının uygulanmasının izlenmesine ve denetlenmesine yönelik hangi mekanizmalar işletilmektedir? Buna dair son bir yılda yapılan denetimler kamuoyuna neden açıklanmamaktadır?
*Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde cezaların caydırıcılığını güçlendirmeye yönelik yeni bir yasal düzenleme veya idari çalışma planlanmakta mıdır? Bu kapsamda, yürütülen davaların ve verilen kararların kamuoyuna daha görünür kılınarak farkındalık oluşturulması amacıyla yazılı ve görsel basında daha geniş yer bulmasına yönelik herhangi bir politika veya uygulama öngörülmekte midir?
*Fail hakkında uygulanan ceza indirimlerinin sınırlandırılmasına veya yeniden düzenlenmesine yönelik kurumlar arasında planlanan çalışmalar nelerdir?
*Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla merkezi idare ile yerel yönetimler arasında iş birliğini güçlendirmeye yönelik hangi somut adımlar atılmıştır? Bu çalışmaların kırsal ve dezavantajlı bölgelere ulaşması nasıl sağlanmaktadır?
*Medya ve dijital platformlarda yer alan şiddet içeriklerinin denetlenmesi ve bu içeriklerin toplumsal etkilerinin azaltılması amacıyla hangi düzenleyici ve önleyici tedbirler uygulanmaktadır? Ayrıca, söz konusu mecralarda şiddeti normalleştiren içerikler yerine, toplumsal farkındalığı artıran ve şiddetle mücadeleyi teşvik eden yayın ve projelerin yaygınlaştırılmasına yönelik herhangi bir politika veya çalışma yürütülmekte midir?
*Toplumun bilinçlendirilmesine yönelik eğitim, farkındalık ve önleyici programların yaygınlaştırılması amacıyla hangi çalışmalar yürütülmektedir? Bu çalışmaların yalnızca belirli alanlarla sınırlı kalmayıp eğitim kurumları, kamu hizmetleri, yerel yönetimler ve sivil toplum iş birlikleri aracılığıyla toplumun tüm kesimlerine ulaşmasını ve sürdürülebilir biçimde görünür kılınmasını sağlamak üzere ne tür stratejik adımlar atılmaktadır?”
MA

















