ABD ile İran arasında 6 Şubat Cuma günü yapılan ilk temasların “olumlu” geçtiği açıklamasına rağmen İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yaptığı açıklamada Tahran’ın uranyum zenginleştirmeden vazgeçmeyeceğini yineledi. Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu yöndeki ısrarına atıfla, “Bize savaş dayatılsa bile bu talepten geri adım atmayacağız” dedi. Tahran’ın yalnızca nükleer programı konusunda müzakereye açık olduğunu kaydeden Arakçi, sivil nükleer enerji geliştirme hakkına sahip olunduğunu vurguladı.
Buna karşılık ABD, Körfez’e büyük bir deniz gücü konuşlandırmış durumda ve çok daha kapsamlı bir anlaşma talep ediyor. Washington, İran’ın balistik kapasitesinin sınırlandırılmasını ve İsrail karşıtı silahlı gruplara verilen desteğin sona erdirilmesini de masaya getirmek istiyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 10 Şubat Çarşamba günü Washington’a giderek Trump’la görüşmesi bekleniyor. Netanyahu’nun ofisinden dün yapılan açıklamada, bu iki başlığın “her türlü müzakereye dahil edilmesi gerektiği” belirtildi.
‘ABD’NİN ASKERİ YIĞINAĞI KORKUTMUYOR’
Abbas Arakçi, İran’ın nükleer programı konusunda bazı “güven artırıcı adımları” değerlendirebileceğini, bunun karşılığında ise İran ekonomisini boğan uluslararası yaptırımların kaldırılması gerektiğini söyledi. Ancak düzenlediği basın toplantısında ABD’nin “gerçek müzakerelere ne kadar ciddi yaklaştığını” sorguladı. Arakçi, “Tüm sinyalleri değerlendireceğiz ve görüşmelerin sürüp sürmeyeceğine karar vereceğiz” diye belirtti. Körfez’de konuşlandırılan Amerikan donanmasının amiral gemisi Abraham Lincoln’e ABD özel temsilcisi Steve Witkoff’un yaptığı ziyaretin ardından konuşan Arakçi, “ABD’nin askeri yığınağı bizi korkutmuyor” ifadelerini kullandı.
Witkoff, Ortadoğu’daki ABD kuvvetlerinin komutanı Amiral Brad Cooper ve Trump’ın damadı Jared Kushner ile birlikte yaptığı ziyarette, Trump’ın “barış ve güç mesajını” öne çıkarmıştı.
Trump, son haftalarda İran’a yönelik askeri müdahale tehdidini sıklaştırdı. Bu tehditler önce Ocak ayında ülkede patlak veren protestoların kanlı biçimde bastırılmasının ardından, sonra da Tahran’ı bir anlaşmaya zorlamak amacıyla gündeme geldi. 6 Şubat Cuma günü Witkoff, Kushner ve Arakçi arasında yapılan görüşmeler, geçen Haziran’daki ABD bombardımanlarından sonra ilk temas olurken, Trump, görüşmeleri “çok iyi” olarak nitelendirdi ve müzakerelerin “önümüzdeki hafta başında” devam edeceğini söyledi.
Arakçi ise, El Cezire’ye verdiği röportajda Washington’la “yakında” yeni bir görüşme yapılması konusunda mutabakata varıldığını ancak “güven inşa etmek için daha uzun bir yol olduğunu” ifade etti. İran’ın balistik kapasitesinin ise “asla müzakere konusu olmayacağını”, bunun bir “savunma meselesi” olduğunu yineledi.
BİNLERCE CAN KAYBI, ONBİNLERCE GÖZALTI
Batılı ülkeler ve İsrail, İran’ı nükleer silah geliştirmekle suçlarken, Tahran bu iddiaları reddediyor. İran ile ABD geçen baharda müzakerelere başlamış, ancak uranyum zenginleştirme meselesi başta olmak üzere anlaşmazlıklar nedeniyle süreç tıkanmıştı. Haziran ayında İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan 12 günlük savaş görüşmeleri tamamen durdurdu. Trump, bu süreçte düzenlenen Amerikan hava saldırılarının İran’ın nükleer kapasitesini “yerle bir ettiğini” öne sürdü, ancak hasarın gerçek boyutu hala net değil.
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na (HRANA) göre, Ocak ayındaki protestoların bastırılması sırasında çoğu gösterici olmak üzere en az 6 bin 961 kişi hayatını kaybetti, 51 binden fazla kişi gözaltına alındı.
Öte yandan İran, olası bir saldırı durumunda bölgedeki Amerikan üslerini hedef alacağı ve dünya enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulunuyor.
MA

















