Künye   Hakkımızda
8 Şubat 2026, Pazar
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

İktisatçı Mustafa Durmuş: Ete hasret bir toplum!

İktisatçı Mustafa Durmuş Kurban Bayramı vesilesiyle halkın ete ulaşamaması üzerine yazdı.

19 Haziran 2024
İktisatçı Mustafa Durmuş: Ete hasret bir toplum!
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Türkiye’de halkın ete ulaşamadığını belirten Mustafa Durmuş, “2021 yılında Türkiye’de (ortalama) kişi başı kırmızı et tüketimi sadece 43 kg oldu. Yani insanımız haftada sadece 820 gram civarında bir et tüketebildi.” dedi. AKP’nin neo-liberal politikalar ile halkı yoksulluğa ittiğinin altını çizen Durmuş’un yazısının tamamı şu şekilde:

“Kurban Bayramının sonuna geldik. Ancak hem halk hem de kurbanlık hayvan satıcıları bu yıl da bayramı bayram gibi kutlayamadı. Çünkü kurbanlık satış fiyatları çok yüksek olduğundan kurban kesmek niyetinde olan düşük gelirlilerin çoğunluğu kurbanlık satın alamadı.

Oysa kurban kesmek, bir gelenek olduğu kadar (hayvan haklarını ve hijyen koşullarını ihlal etse de), halkımızın yıl boyu tüketemediği et ihtiyacını karşılayan önemli bir faaliyete dönüştü uzun zamandır.

Öyle ki kurbanlıklar (çoğu kez de birkaç ailece ortak bir biçimde) satın alınıyor, kesiliyor, bir kısmı dini gerekçesiyle dağıtılsa da, önemli bir kısmı buzluklarda gelecekte tüketilmek üzere depolanıyor.

AVRUPA’DA KİŞİ BAŞI ET TÜKETİMİNDE EN AZ ET TÜKETEN İKİNCİ ÜLKEYİZ

Aşağıdaki harita 2021 yılı itibarıyla Avrupa’daki kişi başı et tüketim miktarlarını gösteriyor. (1)

Bu harita halkımızın kırmızı ete, üretim yetersizliği, et fiyatlarının yüksekliği, buna karşılık asgari ve ortalama işçi ücret düzeyinin düşüklüğü gibi nedenler yüzünden, ulaşmakta çok zorlandığını gösteriyor. Üstelik 2024 yılı geçim zorluğu açısından 2021 yılından çok daha kötü olduğundan, mevcut durumun daha da vahim olduğu ileri sürülebilir.

İşin kötüsü, güvenli ve yeterli gıdaya erişememe sorunu sadece kırmızı et ile de sınırlı değil. Genel olarak Türkiye’nin özellikle de yoksullarının, gıdaya erişimi giderek imkânsızlaşıyor.

Nitekim 2021 yılına ait ve 113 ülkeyi kapsayan Küresel Gıda Güvenliği Endeksine göre, Türkiye 100 üzerinden 65 puanla “iyi” kategorisinde yer almış olsa da, sıralaması son 10 yılda 36’ncı sıradan 48’nci sıraya (113 ülke arasında) geriledi. (2)

HAFTADA SADECE 820 GRAM ET O DA EŞİT DAĞITILIRSA!

2021 yılında Türkiye’de (ortalama) kişi başı kırmızı et tüketimi sadece 43 kg oldu. Yani insanımız haftada sadece 820 gram civarında bir et tüketebildi. Buna karşılık en fazla et tüketimine sahip ülke olan İspanya’da bu rakam 100 kilonun üzerinde. Yani İspanya’nın kişi başı et tüketimi bizim yaklaşık 2,5 katımız kadar. Bizden düşük, 41 kg ile sadece Kuzey Makedonya var. Yani Kuzey Makedonya’dan sonra Avrupa’da en az et tüketen ülkeyiz.

Dahası, bu rakamlar ortalama rakamlar. Yani yılda tüketilen “toplam kırmızı et miktarı nüfusa eşit paylaştırılıyormuş” gibi varsayılarak hazırlanan rakamlar bunlar. Oysa durumun öyle olmadığını ve tüketimin eşit dağılmadığını biliyoruz.

Yani gelir dağılımı eşit olmadığından, kırmızı et tüketimi de eşit dağılmıyor ve örneğin işçi nüfusunun neredeyse yüzde 60’nı oluşturan asgari ücretliler ve aileleri, emekliler ve aileleri, kısaca toplumun ciddi bir bölümü yılda 43 kilonun çok altında et tüketebiliyor. Diğer yandan zengin aileler bu ortalamanın çok üstünde ve değişik kalitelerde ve türde kırmızı et tüketebiliyorlar.

“AYDA 1 KEZ DAHİ ET YİYEMİYORUZ!”

Nitekim TV’deki ve sosyal medyadaki röportajlarda konuşan halkımızın büyük bir kısmı ayda bir kez dahi kırmızı et alıp tüketemediğini ya da sadece gramlarla et alabildiğini söylüyor. İşin gerçeği ayda 10 bin TL maaş alan emekliler, 17 bin TL asgari ücrete çalışan işçiler nasıl et alabilirler ki?

BİR TARTIŞMA: KIRMIZI ET ÜRETİMİ İYİ Mİ KÖTÜ MÜ?

Diğer yandan, “kırmızı et hayvancılığı sektörünün küresel ısınmaya neden olan karbondioksit emisyonlarının temel kaynaklarından bir olduğu,  bu nedenden dolayı da artık daha farklı bir beslenme biçimine dönülmesi gerektiği” düşüncesi, özellikle de doğa ile uyumlu ekonomik büyümeyi seçenlerin son zamanlarda gündeme getirdikleri önemli bir konu. Zira karbon emisyonlarının azımsanamayacak kadar bir kısmı büyükbaş hayvanların çıkardığı gazlardan oluşuyor.

Diğer taraftan, bir otomobilin bir inekten daha az emisyona neden olduğu söylenemez. Yani mesele emisyonu azaltmaksa, önce otomotiv ya da savaş sanayinden başlamak çok daha doğru olur.

 BESLENEMEYENLERİ GÖRMEZDEN GELMEK

Kaldı ki böyle bir yaklaşım yoksul ve yoksun insanlarımızın beslenme gereksinimlerini de görmezden gelen bir yaklaşımdır. Her ne kadar kırmızı et üretiminin emisyona neden olduğu bir gerçekse de, bu ürünler temel bir beslenme ve protein kaynağı ve azgelişmiş dünyada açlığa ve beslenme yoksulluğuna karşı bir koruma yaratıyor. Ayrıca milyonlarca küçük çiftçinin temel geçim kaynağını oluşturuyor. Dolayısıyla da kırmızı et ve gezegeni karşı karşıya getiren yaklaşımlar üzerinde daha dikkatli düşünmekte yarar var. (3)

İKTİDAR BLOKU GURUR DUYMALI (!)

Bu ülkeyi yıllardır yönetenler eserleriyle gurur duymalılar. Sadece özgürlükler, demokrasi, hukukun üstünlüğü, işçi hakları gibi konularında değil, bizleri kırmızı et tüketiminde de Avrupa’nın en zavallı insanları haline getirdiler. Ayrıca, et, süt, peynir, hatta sebze tüketemeyen çocuklarımızın sağlıklı bir biçimde gelişebilmelerini önlüyorlar.

22 yıldır uygulanan ve bilinçli bir biçimde tarım ve hayvancılığı devasa büyüklükteki çok uluslu şirketlerin yüksek kârlar elde etmeleri için bitirme noktasına getiren, çiftçiliği ve köylülüğü yok eden, diğer yandan insanları açlık sınırının dahi altında ücretlerle yaşamaya mahkûm eden, emek ve doğa düşmanı neo-liberal politikalar ve bu politikaları uygulayan İktidar Bloku bu tablonun asıl sorumlusudur.

SONUÇ OLARAK

Bayram vesilesiyle TV’lerde verilen “kardeşlik” mesajları, sözde “yumuşama” söylemleri işte bu ve benzeri gerçeklerin üzerini örtmek için kullanılıyor. Bu nedenle de, İktidar Blokunun hızla halk desteğini yitirdiği ve ekonomik ve sosyal krizin giderek derinleştiği bu süreci emek, demokrasi ve barış güçleri dikkatli bir biçimde değerlendirmelidir. Bu süreç “yıldızın parladığı anlara” tanıklık edebilecek bir süreçtir.

Eşitlik, adil bölüşüm, ücret artışı, sosyal adalet ve demokrasi talepleriyle birleşik muhalefet parlamento dışına taşmalı, sokakta, mahallede, işyerlerinde, fabrikalarda, üniversitelerde örgütlenmeli ve ilerici, devrimci bir değişim talebini toplumsallaştırmalıdır.

İktidar Blokunun hamlelerinin ekonomik kriz ortamında yitirilen meşruiyetini tekrar kazanmak ve toparlanmak amaçlı olduğunun bilincinde olarak, emekçi sınıfların çıkarlarını korumaya dönük bir sınıf siyaseti yürütmenin tam zamanıdır.

Son olarak, kapitalizm bizi doğadan, birbirimizden ve kendimizden koparıyor, milyarlarca insanı ekolojik felaketlerle, savaş ve göçlerle, yoksulluk ve açlıkla karşı karşıya bırakıyor.

Diğer yandan çoklu krizlerin kucağında debelenen bir uygarlığın karanlığının kalbinden çok farklı bir yol da ortaya çıkmaya başladı. Her kıtada insanlar, kapitalist şirketler tarafından yönlendirilen tüketim monokültürünü reddediyorlar ve eve, topluma, doğaya ve daha derin benliklerine dönüyorlar. “Küresel olanın karşısına yereli koyarak”, her yerde demokratik katılımcı ekonomi modellerini inşa etmeye dönük mücadeleler veriyorlar.

Varılacak son durağın “sınıfsız, sömürüsüz, savaşsız ve sınırsız bir dünya” olduğunun bilincinde olarak böyle bir dünyayı bugünden inşa etmeye çalışmak gerekiyor.

O halde, yerelleştirilmiş demokratik çiftçi, işçi ve tüketici kooperatifleri, komünler ve yerel meclislerle kapitalist üretim, dağıtım ve bölüşüm ilişkilerini değiştirip, insanlık ve doğa için dönüştürelim.”

Anahtar sözcükler: Emperyalizm, Gıda güvenliği, Hayvancılık, Kırmızı et krizi, Kooperatifler, Kurban bayramı, Küresel Gıda Güvenliği Endeksi, Yerelleşme.

Dip notlar:

  • https://twitter.com/WorldwithStats/status/1783093649657716807/photo/1 ( 25 Mayıs 2024).
  • The Economist Group Economic Intelligence Unit, Global Food Security Index
  • Aravindhan Nagarajan, “Is it a Case of ‘Meat-versus-Planet’? Lessons for the Global South”, https://www.theindiaforum.in/article/meat-versus-planet (13 July 2021).

HABER MERKEZİ

İlgili Haberler

“Kuşatmayı kaldırın sınır kapılarını açın”
Gündem

“Kuşatmayı kaldırın sınır kapılarını açın”

7 Şubat 2026
Çocuklar İçin Barış İnisiyatifi yarın Suruç’a gidiyor
Gündem

Çocuklar İçin Barış İnisiyatifi yarın Suruç’a gidiyor

7 Şubat 2026
Bakırhan: Sayın Öcalan 30 Ocak anlaşmasının sağladı
Gündem

Bakırhan: Sayın Öcalan 30 Ocak anlaşmasının sağladı

7 Şubat 2026
ESP ile dayanışma eylemleri sürüyor: Geri adım atmayacağız
Gündem

ESP ile dayanışma eylemleri sürüyor: Geri adım atmayacağız

7 Şubat 2026
ÖHD kongresinde Rojava’ya saldırılara karşı ‘birlik’ çağrısı
Gündem

ÖHD kongresinde Rojava’ya saldırılara karşı ‘birlik’ çağrısı

7 Şubat 2026
Sancar: Yeni Ortadoğu’da huzurun şartı Kürtlerin özgürlüğünü tanımaktan geçer
Gündem

Sancar: Yeni Ortadoğu’da huzurun şartı Kürtlerin özgürlüğünü tanımaktan geçer

7 Şubat 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Suriye’deki 30 Ocak Mutabakatı Son Nokta Değildir, Sadece Bir Virgüldür!
Politika'dan Yorum

Suriye’deki 30 Ocak Mutabakatı Son Nokta Değildir, Sadece Bir Virgüldür!

Politika Haber
3 Şubat 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

Avrupa’da Rojava için eylemler sürüyor

Avrupa’da Rojava için eylemler sürüyor

7 Şubat 2026
Eskişehir’de iş cinayeti

Eskişehir’de iş cinayeti

7 Şubat 2026
“Kuşatmayı kaldırın sınır kapılarını açın”

“Kuşatmayı kaldırın sınır kapılarını açın”

7 Şubat 2026
Çocuklar İçin Barış İnisiyatifi yarın Suruç’a gidiyor

Çocuklar İçin Barış İnisiyatifi yarın Suruç’a gidiyor

7 Şubat 2026
Irak: 2 bin 500 DAİŞ’liyi teslim aldık

Irak: 2 bin 500 DAİŞ’liyi teslim aldık

7 Şubat 2026
Gazze’de sağlık sistemi çökmek üzere

Gazze’de sağlık sistemi çökmek üzere

7 Şubat 2026
Bakırhan: Sayın Öcalan 30 Ocak anlaşmasının sağladı

Bakırhan: Sayın Öcalan 30 Ocak anlaşmasının sağladı

7 Şubat 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!