Uzun yıllar Suudi Arabistan’da ikamet eden ve Nasırcı Arap milliyetçisi kimliğiyle tanınan Hüseyin Şara, “Suriye’de Kürt Sorunu” başlıklı yazısında, ülkenin demografik ve kültürel yapısına dair tartışmalı değerlendirmelerde bulundu. Şara, Suriye’deki Kürt nüfusun tarihsel olarak şehir ve köylerde Arap kültürü ve İslam inancı çerçevesinde, diğer vatandaşlarla iç içe yaşadığını savunarak, ülkenin etnik bir ayrıma tabi tutulamayacağını iddia etti.
“HASEKE VE KAMIŞLO KÜRT BÖLGESİ DEĞİLDİR”
Suriye’nin kültürel ve ulusal dengesinin bir bütün olduğunu ve ayrıştırılamayacağını belirten Şara, Haseke ve Kamışlo gibi kentleri içeren bölgelerin “Kürdistani” veya “Kürt bölgesi” olarak tanımlanmasına karşı çıktı. Cezire bölgesi olarak adlandırdığı Rakka, Deyrizor ve Haseke hattında, yalnızca “Kürt Dağı” (Kurd Dagh) olarak bilinen mevkide bir Kürt topluluğunun varlığından söz eden Şara, bu nüfusun genel Suriye nüfusu içindeki oranının yüzde 3 civarında olduğunu öne sürdü.
“BAAS DÖNEMİNDEKİ PARTİLER ULUSAL BAĞLILIĞA SAHİPTİ”
Hüseyin Şara, Baas Partisi iktidarı döneminde bazı küçük ve dağınık Kürt siyasi hareketlerinin ortaya çıktığını, ancak bu yapıların büyük çoğunluğunun ulusal aidiyet duygusuna sahip olduğunu dile getirdi. Bazı Kürt aşiretlerinin köken itibarıyla Arap kimliği taşıdığını da iddia eden Şara, makalesini şu ifadelerle noktaladı:
“Suriye, Arap ve İslam kültürüyle yoğrulmuş, düşünsel ve kültürel olarak bölünmez bir bütündür. Tarihinin hiçbir döneminde ırkçı bir politika izlememiş, tek ve birleşik bir devlettir.”
HABER MERKEZİ













