Hindistan Sosyalist Partisi (HSP) Dış İlişkiler Komitesi, Rojava’ya yönelik saldırılara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Suriye’de yaşanan son gelişmelerin Kürt halkının yüzyılı aşkın süredir devam eden kendi kaderini tayin mücadelesini ve süregelen çilesini yeniden gündeme taşıdığı vurgulandı. Kürtlerin, İran, Azerbaycan-Ermenistan, Suriye, Irak ve Türkiye başta olmak üzere farklı ülkelere dağılmış bir halk olarak baskı ve çatışmalarla karşı karşıya kaldığı belirtilen açıklamada, buna rağmen ortak tarih, kültür ve özgürlük arayışının Kürtleri bir arada tuttuğu ifade edildi.
‘İNSANLIĞI CİHATÇI BARBARLIKTAK KORUDULAR’
Açıklamada, Kürt halkının DAİŞ’e karşı yürüttüğü mücadelede belirleyici bir rol oynadığına dikkat çekilerek, binlerce kayıp pahasına insanlığı cihatçı barbarlıktan koruduğu hatırlatıldı. Buna karşın Batılı güçlerin, özellikle de ABD’nin, Kürtleri defalarca yalnız bıraktığı vurgulandı. Bugün Rojava’nın bir bölümünün saldırı altında olduğu belirtilirken, Kürtlerin BM Şartı’nda yer alan evrensel kendi kaderini tayin hakkı temelinde uluslararası dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu ifade edildi.
‘İLKELİ BİR DAYANIŞMAYI HAK EDİYOR’
Özellikle kadınların korunmasının acil bir gereklilik olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Şara’ya bağlı silahlı grupların saldırılarının kadınlar açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Açıklamada, Batı’nın bir yandan İslamofobi ve güvenlik söylemi üretirken, diğer yandan bölgede cihatçı gruplara dolaylı ya da açık destek vermesinin ikiyüzlü bir politika olduğu kaydedildi. ABD’nin emperyalist çıkarlar doğrultusunda bölgede istikrarsızlaştırıcı bir rol oynadığı ifade edilen açıklamada, Kürtlerin geçmişte olduğu gibi bugün de büyük güçlerin jeopolitik hesapları uğruna yalnız bırakıldığı ifade edildi. Bu tablo karşısında, Kürt özgürlük mücadelesinin uluslararası alanda daha güçlü ve ilkeli bir dayanışmayı hak ettiği vurgulandı.
Açıklamanın sonunda Hindistan Sosyalist Partisi, Kürt halkının mücadelesiyle dayanışma içinde olduklarını belirterek, Batı’nın ikiyüzlü politikalarına karşı ilkeli ve küresel bir duruşun gerekliliğine dikkat çekti.
MA

















