“Cezaevi koşullarında hayatını tek başına idame ettiremez” raporu verilen Mehmet Salih Filiz, tek kişilik hücrede tutuluyor.
İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) Nisan 2025 verilerine göre, cezaevlerinde en az bin 412 hasta tutsak bulunuyor. Raporda, 335’i ağır hasta olan bu tutsaklardan 230’u ise günlük yaşamını tek başına idame ettiremezken, 105’inin ise desteğe ihtiyaç duyduğu belirtiliyor. Ağır hasta tutsaklar listesinde yer alanlardan Mehmet Salih Filiz, “Cezaevi koşullarında hayatını tek başına idame ettiremez” raporu olmasına rağmen İzmir Buca Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutuluyor.
Mersin’de 2016 yılında gözaltına alınarak tutuklanan ve Mersin 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 17 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verilen Filiz, 13 Haziran 2023’te bulunduğu Bodrum S Tipi Cezaevi’nden Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Filiz’in durumuna ilişkin Hastane Sağlık Kurulu tarafından sağlık raporu düzenledi. Raporda, Romatoloji Bölümü, Filiz’in sürekli hastalığı bulunduğunu, düzenli tedavi ve takibinin yapılması gerektiği yönünde görüş bildirdi. Gastroenteroloji Bölümü ise “Filiz’in sürekli hastalığı bulunduğunu, 3 ayda düzenli takip gerektirdiğini, tek başına kalmasını önermedi ve cezaevi koşullarında hayatını tek başına idame ettiremeyeceği” yönünde görüş bildirdi.
Filiz’in ablası Vesile Polat, kardeşinin şu anda İzmir Buca Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutulduğunu söyledi. Vesile Polat, “Bir hastanenin verdiği ‘tek başına kalamaz’ raporu neden kabul edilmiyor? Doktorlar aynı yemini etmiyor mu?” diye sordu.
‘SÜREKLİ KANAMASI VAR’
Vesile Polat, kardeşinin cezaevine girdikten sonra hastalıklarının ilerlediğini belirterek, Bodrum’da kaldığı süre içinde bağırsak kanseri teşhisi konulduğunu söyledi. Polat, hastane raporuna rağmen bu raporun kabul edilmediğini ve Filiz’in İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmek istendiğini aktardı. Sevk sürecinin bilinçli bir şekilde uzatıldığını ifade eden Vesile Polat, “Kardeşimin sürekli kanaması var. 24 saat tuvaletin yanında olması gerekiyor. Bu nedenle otobüsle İstanbul’a gitmeyi kabul etmedi. Uçakla sevk talep edildi, ancak bu da kabul edilmedi” ifadelerini kullandı.
‘SÜRGÜN CEZALANDIRMADIR’
Filiz’in Mersin’de tutuklandıktan sonra sırasıyla Antalya, Muğla ve İzmir cezaevlerine sevk edildiğini hatırlatan Vesile Polat, bu uygulamaların hem tutsakları hem de ailelerini cezalandırma amacı taşıdığını söyleyerek, “Antalya’ya görüşe gidip gelmek 20 saat sürüyordu. İzmir için de durum aynı. Bazen görüşe yetişemiyoruz, bazen ekonomik olarak gidemiyoruz. Amaç aileleri yıldırmak. Tek amaçları aileleri perişan etmektir” diye konuştu.
‘BARIŞ OLSA HASTA TUTSAKLAR BIRAKILIRDI^
Barış süreci söylemleriyle cezaevlerindeki uygulamalar arasında büyük bir çelişki olduğunu vurgulayan Vesile Polat, “Bir an önce barış sağlansın diyorlar, ama ortada barış yok. Barış olsa hasta tutsaklar bırakılırdı. Ancak hasta tutsak tek kişilik hücrede yaşıyor. Kardeşim mama ile besleniyor. Gerçekten göz göre göre yani ölüme terk ediliyor. 24 saat onların önünde bir insan mamayla beslenip, tek hücreye atıldığı zaman bu ölüme terk edilmiyor mu? Barış olacaksa öncelikle hasta tutsaklar serbest bırakılmalıdır. O zaman barış olduğuna inanacağız. Böyle ağır hastaları tek hücreye koymakla barış gelmez. Barış istemiyor, daha çok savaş istiyor. Bu şekilde inancımız yok” şeklinde konuştu.
MA / Mehmet Güleş











