Künye   Hakkımızda
27 Ocak 2026, Salı
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Kadın

Halide Türkoğlu: Faşist ittifaklara karşı küresel kadın ittifakı oluşturmalıyız

Rojava'ya yönelik saldırıları değerlendiren DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, "Faşist otoriter liderler ittifak kurabiliyorsa; kadınların da bu süreçte küresel bir birleşik mücadele hattını göstermesi gerekiyor. Ancak öyle devletler dönüşür. Yani halklar, kadınlar devletleri dönüştürür" dedi.

27 Ocak 2026
Halide Türkoğlu: Faşist ittifaklara karşı küresel kadın ittifakı oluşturmalıyız
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, Rojava’ya yönelik saldırılar, kadınların hedef alınması, bu saldırıların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne etkisi ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne ilişkin ajansımıza konuştu.

Türkiye’de Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin yasal zemine kavuşturulması gündemdeyken, Rojava yönetiminin Şam hükümetiyle diyalogu bir anlaşmaya doğru giderken, HTŞ bir saldırı başlattı. Öncelikle bu saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz?

İki ülkede de yaşanan gelişmeler birbirinden ayrı gelişmeler değil. Bir yönüyle Sayın Öcalan’ın 27 Şubat çağrısıyla birlikte ciddi anlamda barış sürecine dair gelişmeler yaşandı. Ve Meclis’te bir komisyon kuruldu. Bu komisyonun bugün itibariyle Kürt sorununun demokratik çözümüne dair hazırlanan raporları söz konusu. Ama vardığımız noktada HTŞ eliyle Halep’e yönelik saldırılarıyla başlayan, sonrasında Rojava’ya yayılan bir saldırı konsepti devrede. AKP-MHP iktidarının HTŞ’ye destek sunması, Rojava’yı hedefine koyması Türkiye’de de Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne nasıl yaklaştığını gösteriyor.

Türkiye’nin HTŞ’ye destek verme nedenlerinden biri merkezi ulus devlet anlayışının Suriye’de yegâne yönetim anlayışı haline gelmesi. Buna engel olan model formuysa Rojava’da oluşturulan modelin kendisi. O yönüyle buralarda saldırı var dediğimizde sadece Kürtlere yönelik bir saldırı değil, Kürtlerin oluşturmuş olduğu yönetim hakkına yönelik bir saldırı. Bu aynı zamanda Türkiye’de de Kürt sorununun demokratik çözümünde Kürtlerin varlığının nasıl bir statüye kavuşturulacağına dair de birbirini gören bir yerde.

Kuzey Doğu Suriye Özerk Yönetimi her fırsatta kendilerinden Türkiye’ye herhangi bir zarar gelmeyeceğini vurgulamasına rağmen Türkiye neden böyle bir saldırı süreci başlattı?

Bu sadece Türk-Kürt ilişkileri ile ilgili olan bir durum değil. Bu hem Türkiye’nin bir ulus devlet aklına sahip olması ama aynı zamanda Ortadoğu coğrafyasında kapitalist modernitenin kendisini inşa etme biçimi ile ilgili bir şey. Yani Ortadoğu’da eğer durmadan, sürekli bir savaş hali söz konusuysa ve bu savaş halini besleyen en önemli ideolojilerden biri milliyetçilik, mezhepçilik ve cinsiyetçilikse bu savaş rejiminin Ortadoğu’da kendisini var etme biçimiyle ilgili. O yönüyle Türkiye’ye baktığımızda 100 yıla yakındır ulus devlet modeliyle kendisini var etmeye çalıştı. Ama var ederken de durmadan bir kırım politikası devreye girdi. Rojava evet tehdit değil ama model olarak; ulus devlet aklı, kapitalist modernite için bir tehdit olarak görülüyor.

Buradaki yürütülen temel motivasyon yine milliyetçilik üzerinden gidiyor. Burada da hem Suriye’de hem İran’da hem Türkiye’de hem Irak’ta aslında ulus devlet aklının milliyetçi motivasyonu bir şekilde Kürtleri düşman gösterme üzerine. Birebir, ‘Biz Kürtlere düşmanız’ da demiyorlar. Bu düşmanlığa “terörle mücadele’ ya da “sınır güvenliği” kılıfı uyduruluyor.

Şunu göstermek lazım; 2014’te IŞİD sadece Kürtleri hedef almadı Türkmenleri, Alevileri, Ezîdîleri de hedef aldı. Şimdi IŞİD geleneğinden gelen bir HTŞ’den bahsediyoruz. IŞİD geleneğinden gelen HTŞ’yi Türkiye tehdit olarak görmüyorsa; Kürtlerin demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü, halkların bir arada yaşayabileceği bir modeli tehdit olarak görüyorsa, bunun ulus devlet ideolojisinden bağımsız gelişmediğini ifade etmek lazım.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan son İmralı heyeti ile görüşmelerinde bu saldırı sürecini 15 Şubat Komplosu’na benzetti. Bunu nasıl buluyorsunuz?

Kesinlikle bir komplo süreci. 2014’te IŞİD’le mücadelede Kürtler Ortadoğu, Avrupa, dünya genelinde IŞİD’in oluşturabileceği bütün tehlikeleri altüst eden bir konumda mücadele ettiler. Bunu yaparken de kendi halkını savunmak için yaptı. O gün birçok ülkeden, uluslararası arenadan bu noktada destekler de sunuldu. Ama devletler açısından geldiğimiz aşamada devletler bu konuda halklar gibi düşünmezler. Halkların üretmiş olduğu mücadeleyi sahiplenen bir yerde durmazlar. Bunu nereden biliyoruz? Rojava bugün HTŞ tarafından saldırıya uğradığında – ‘asla yalnız bırakmıyoruz, Kürtlerin yanındayız’ gibi ifadeler kullansalar da- geldiğimiz aşamada ulus devletlerin Ortadoğu coğrafyasında oluşturmaya çalıştıkları sistemin kendisi Rojava’yı yalnız bırakan bir yerde.

Ama Rojava modelinin güçlenmesini sağlayacak olanın da halkların, kadınların mücadelesi olacağını biliyoruz. Enternasyonal mücadelenin desteğiyle Rojava’ya yönelik saldırıları bertaraf edebilmek mümkün.

Dünya halkları ayakta ama bu yeterli mi?

2014’teki dünyanın hali ile 2026’daki dünyanın hali arasında fark var. 2014’te IŞİD’le mücadele eden Kürtlere borçlu olduğunu ifade eden devletler, halklar da vardı. Ama 2026 yılına geldiğimizde faşizmin kendisini tekrardan var etme biçimine baktığımızda devletler artık ‘Biz Kürtlere borçluyuz’ demiyor. Yalnızlaştırma dediğimiz nokta bu. Ama kadınlar ve halkların mücadele anlamında bir hafızası var. O yönüyle enternasyonal mücadele açısından şu an Kürtler öncülük ediyor ama şunu da biliyoruz; her halükarda dünyanın birçok yerinde halklar Rojava’yı savunacaktır.

Bu saldırılarda özellikle kadınların hedef alınmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hem devrim intikamı, hem de toplumu çökertme politikası. Çünkü kadınlar değişim ve dönüşümün öznesi. Orada şiddetin hedefi olması bir şekilde Kürt halkının, kadınların onuruyla oynama, onu değersizleştirme üzerinden yürütülen bir akıl. Erkek egemen, cinsiyetçi bir akıl. İnsanlığın değerler sisteminde olmayan bir akıldan bahsediyoruz. O yönüyle kadınlara saldırıyorlar. Kadınların bedenlerine işkence ediyorlar. Saçlarını kesip birbirlerine hediye etme, bir ganimet… Ama mücadeleyi kırma üzerinden psikolojik savaşı da barındırıyor. Şunu da biliyoruz; 2014’te Arin Mirkan’lardan şimdiye kadar mücadele eden her bir kadın bedel ödüyor, katlediliyor ama Kürtlere direnciyle, devrimci özelliğiyle bir motivasyon kaynağı oluyor. O yüzden hep söylüyoruz; Ortadoğu coğrafyasında hangi ulus devlet olursa olsun, Kürtler o konuda hiçbir şekilde boyun eğen bir yerde olmaz. O gücü de görmek gerekiyor ve neden kadınlara saldırıyor derseniz; Rojava modeli kadın özgürlükçü bir model ve Ortadoğu’da ezberleri bozan bir model. Onun için hedef alınıyor.

Dünya kadınları Kürt kadınları şahsında bu saldırıyı nasıl okumalı?

Kürt kadınları şahsında bu saldırılar bütün dünya kadınlarına yönelik saldırılardır. Çünkü erkek egemen bir dünyada yaşıyoruz ve biz kadınlar yüzlerce, binlerce yıldır bu erkek egemen sisteme karşı mücadele ediyoruz, alternatif modeller oluşturuyoruz. O yönüyle Kürt kadınlarına yönelik saldırı sadece Kürt toplumuyla ilgili olan bir mesele değil. Mesele Ortadoğu’da ve dünyada yükselen kadın mücadelesini zapturapt altına almak.

Ama Ortadoğu coğrafyasında bu kadar baskının, şiddetin içerisinde idam edileceğini bile bile isyan eden kadınlardan ilham alan bir dünya kadın gerçekliği de var. Ve bu aynı zamanda küresel bir mücadeledir. Faşizmin yükseldiği, cinsiyetçiliğin alıp başını gittiği bir dünyada o faşist otoriter liderler ittifak kurabiliyorsa; kadınların da bu süreçte küresel bir birleşik mücadele hattını örmesi gerekiyor. Devletler ancak böyle dönüşür. Yani halklar, kadınlar devletleri dönüştürür. İşin özne olma hali de bu.

Türkiye’ye dönelim. 27 Şubat’ta başlayan ve tek taraflı adımlarla da olsa devam eden bir süreç var. Bu saldırıların sürece etkisi ne olur sizce?

Zaten AKP-MHP iktidarına güven duygusunun sıfır olduğu bu ülkede, tam da böylesi bir sürecin içerisinde Kürtlere, kadınlara yönelik saldırı endişeye sebep oluyor. Bu durum Kürt halkında ‘Bu süreç nasıl bir süreç?’ sorusuna neden oluyor. Yani; orada düşman gösteriyorsun, burada ‘kardeşim’ diyorsun. Böyle kardeşlik mi olur? Bir de üzerine ‘öz ve öz kardeşim’ lafını da eklemeye başladılar. İnsan öz ve öz kardeşini katleder mi? İnsan öz ve öz kardeşini taciz, tecavüzün hedefi haline getirir mi? Getirmez. Demek ki kardeşlik tanımında bir ahlaki yoksunluk var. O yönüyle de iktidarın biraz samimiyeti varsa Rojava’ya yönelik saldırılardan vazgeçsin, oradaki yönetimi de, halkları da bıraksın. Suriye’de halklar kendi demokratik çözümlerini kendileri yürütsünler.

100 yıldır devlet aklının -hem norm hem norm dışı hiç fark etmez- Kürtler üzerinde yapmaya çalıştığı inkâr ve asimilasyon politikalarının her biri neredeyse Kürtlerin bildiği politikalar haline gelmiştir. Kürt halkı ne Rojava’da ne Bakur’da ne Başûr’da, ne de Rojhilat’ta 21i’nci yüzyılda statüsüz yaşamak istemeyecektir. Varlığının anayasal bir hak olduğunu bütün dünya biliyor. Bu ülkeler de bunu tanımak zorundadır. Yoksa diğer türlü Ortadoğu coğrafyası zaten savaş coğrafyası ve bu kaosu daha da derinleştirmek hem Türkiye’ye hem bütün halklara zarar veren bir noktada kalıyor. Ama sahici bir çözüm aklı devreye girecekse Kürtlerin ne dediğine kulak vermeleri gerekiyor.

Kürtlerle sınır komşusu olmak istemeyen bir iktidar, DAİŞ’e komşu olmayı göze almış durumda. Bu Türkiye toplumunu nasıl etkiler?

Kürtlerin kazanımı halkların, mezheplerin, emekçisinin, kadınların kazanımıdır. Ama HTŞ ve IŞİD gibi yapılanmaların sınır komşusu olacağını düşündüğünüz anda bu bütün ülkeyi etkileyecek bir mesele haline gelir. Bu sadece güvenlik politikalarıyla ilgili değil. Bir zihniyetin komşusu olmak demektir. Ve o zihniyetin komşusu sana şunu diyor: ‘Kadınlar, Kürtler, Türkler, Türkmenler, şu yoktur’ Yani inkâr üzerine kurulu ve yeri geldiğinde şiddeti sistematik haline getirebilecek, insanlığı yok edebilecek bir değerler sistemini barındırıyor.

Böylesi bir süreçte bir bütün olarak Kürt halkı ne yapmalı?

100 yıl boyunca Kürtlerin birlik olamamasından kaynaklı ciddi sorunlar yaşandı. Ve bugün de Kürtler birlik olmasın diye özel savaş politikaları yine devrede. Ama şunu biliyoruz; bugün Rojava’ya saldırıyla birlikte Kürtlerin birbiriyle kenetlenmesi, bir öz savunma hattını oluşturmakla ilgili bir durum. Çünkü bugün ulus devlet aklının Kürdü inkâr etme hali sadece Rojava’da gelişen bir durum değil. Bugün Rojava üzerinden saldırır ama yarın sırada Başûr olur. Ama şunu biliyoruz; Rojava varlığını statüyle ortaya koyduğunda Başûr’daki Kürtlerin de varlığı garanti altına alınmış oluyor. Rojhilat’ta mücadele eden Kürtlerin de. Ya da Bakur’da Kürtlerin kendi sorununu çözebilme varlığının statüsü garanti altına alınmış oluyor.

Kürtlerin birlikte mücadele ruhunu tüm dünya kamuoyuna göstermesi gerekiyor. Bugüne kadar egemenler Kürtleri parçalamak, Kürtlerin birliğinin bozulması için her türlü yolu denediler ve denemeye de devam edecekler. Ama Kürt halkı bütün ulus devletlerden bağımsız bir şekilde ulusal mücadele bilinciyle kenetlenmek zorunda. Çünkü birimizin kaybettiği yerde diğerinin özgürlüğü garanti altına alınamaz.

Böylesi bir süreçte Kürt Halk Önderi’nin özgürlüğü ne anlama gelecektir, neden önemli?

Sayın Öcalan’ın Kürt sorununun demokratik çözümünde baş aktör olmuş olması bu topraklarda onurlu bir barışın inşasında oynadığı rolü çok büyüktür. Çözüm odaklı stratejiler geliştiren, her türlü olasılığa dair halkını düşünen bir yerde öncülük rolü var. O yönüyle Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü, özgür çalışabilir koşullara sahip olması Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin hem Türkiye’de hem Ortadoğu’da inşa edilmesini sağlaması açısından önemli. O yüzden uluslararası komplonun devreye konulduğu ilk günden bu yana Sayın Öcalan’ın paradigmasına dönük bir tecrit politikası söz konusu.

Bugün Rojava’ya yönelik saldırı da bundan bağımsız değil. Rojava’daki ablukanın kendisi, suların kesilmiş olması, hastanelere yapılan bombardımanlar, gıdaya erişememe durumu bir şekilde bu paradigmadan vazgeçilmesi için yapılıyor. O yüzden Sayın Öcalan’ın özgürlüğü aynı zamanda Rojava’nın, Kürt halkının özgürlüğüdür. Ortadoğu’da halkların birlikte yaşama modelinin garantisidir.

Bu sürecin garantörü herhangi bir devlet, uluslararası üçüncü göz ya da başka yapılar değildir. Bu sürecin asıl garantisi Sayın Öcalan’dır ve onun da özgürlüğüne kavuşması gerekiyor. Ama ana aktörlerin Ortadoğu coğrafyasında savaşı yürütmek isteyen güçler olduğunu ve aynı zihniyetle Sayın Öcalan’ı tecrit sistemi içerisinde bir ablukaya aldıklarını görmek gerekiyor. Sayın Öcalan bu noktada da her seferinde demokratik bir çözümde ısrar ediyor. Kürtlerin varlığının bir statüye kavuşması için yoğun bir çaba sarf ediyor. Biz Kürtlerin, kadınların da bu paradigmayı savunmaktan, mücadeleyi büyütmekten başka bir alternatifi yoktur.

Bütün bu saldırılara ve planlara karşı sizler bundan sonra ne yapacaksınız?

Demokratik bir mücadele yürüten bir hattayız. Bir yandan müzakere bir yandan da mücadele hattımız var. Eğer bugün savaş konsepti devreye giriyorsa, savaşa karşı en yoğun barış cephesini örme, kadın özgürlük mücadelesini büyütme, ittifakların genişlemesi politikasını hayata geçirmek zorundayız. Bunun için de var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

MA

İlgili Haberler

İran’da katledilen 19 kadının kimlik bilgileri açıklandı
Kadın

İran’da katledilen 19 kadının kimlik bilgileri açıklandı

17 Ocak 2026
Kadın hakimi katletme girişiminde bulunan savcı tutuklandı
Kadın

Kadın hakimi katletme girişiminde bulunan savcı tutuklandı

14 Ocak 2026
KCDP: Kadınlar adliyelerde bile güvende değil
Kadın

KCDP: Kadınlar adliyelerde bile güvende değil

14 Ocak 2026
TKDF: Bir yılda 4 bin 177 şiddet çağrısı alındı
Kadın

TKDF: Bir yılda 4 bin 177 şiddet çağrısı alındı

9 Ocak 2026
Van Valiliği, Rojin Kabaiş dosyasında yurt yetkilileri hakkında soruşturma izni vermedi
Kadın

Van Valiliği, Rojin Kabaiş dosyasında yurt yetkilileri hakkında soruşturma izni vermedi

9 Ocak 2026
Manisa’da şüpheli kadın ölümü
Kadın

Manisa’da şüpheli kadın ölümü

9 Ocak 2026
Politika'dan Günün Yorumu
No Pasaran! Geçit Yok!
Politika'dan Yorum

No Pasaran! Geçit Yok!

Politika Haber
20 Ocak 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

DEM Parti’den CHP’ye Rojava gündemli ziyaret

DEM Parti’den CHP’ye Rojava gündemli ziyaret

27 Ocak 2026
DEM Parti: Belediyelerimiz 24 saatte yüzlerce tır gönderebilir, yeter ki sınır kapısı açılsın

DEM Parti: Belediyelerimiz 24 saatte yüzlerce tır gönderebilir, yeter ki sınır kapısı açılsın

27 Ocak 2026
Çiçek: Abdullah Öcalan’ın Rojava için düşüncelerini bildikleri için spekülasyon üretiyorlar

Çiçek: Abdullah Öcalan’ın Rojava için düşüncelerini bildikleri için spekülasyon üretiyorlar

27 Ocak 2026
PİA Sözcüsü: Kürtlerin tüm kazanımları hedef alınıyor

PİA Sözcüsü: Kürtlerin tüm kazanımları hedef alınıyor

27 Ocak 2026
Almanya: Artık Ukrayna ile Patriot sistemlerini paylaşamayacağız

Almanya: Artık Ukrayna ile Patriot sistemlerini paylaşamayacağız

27 Ocak 2026
CHP, DEVA ve Gelecek Partisi temsilcileri: Rojava’ya insani yardımlar hızla ulaşmalı

CHP, DEVA ve Gelecek Partisi temsilcileri: Rojava’ya insani yardımlar hızla ulaşmalı

27 Ocak 2026
Halide Türkoğlu: Faşist ittifaklara karşı küresel kadın ittifakı oluşturmalıyız

Halide Türkoğlu: Faşist ittifaklara karşı küresel kadın ittifakı oluşturmalıyız

27 Ocak 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!