İzmir’de insan hakları örgütleri ve hukuk örgütleri; insan hakları savunucusu 22 kişiye, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına karşı protestolar, Genç LGBT+ Derneği üyelerine “Cumhurbaşkanına hakaret etmekten” açılan davanın 6 ile 8 Nisan’da görülecek duruşmasına ilişkin açıklama yaptı. İzmir Barosu’nda yapılan açıklamada, “ifade ve örgütlenme özgürlüğünü engellenemez. İnsan Hakları savunucuları yargılanamaz. Genç LGBT+ Derneği yalnız değildir” pankartı yer aldı.
Ortak açıklamayı yapan Nehir Bilici, “Bu dava, insan haklarına dayalı bir rejim fikrinin hızla terk edildiği Türkiye’de savunuculuk faaliyetlerini idari ve yargısal tacizlerle suçlulaştırma, böylelikle insan hakları savunucularını baskı altına alma çabasından başka bir şey değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Venedik Komisyonu gibi uluslararası mekanizmaların karar ve değerlendirmelerinde de belirtildiği gibi, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 299. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Anayasa tarafından güvence altına alınan ifade özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biridir. Son yıllarda bilhassa gazeteciler, muhalif politikacılar ve insan hakları savunucuları hakkında bu maddeden çok sık dava açmak suretiyle iktidarın keyfilik ve hukuksuzluğunu örtbas etmek, demokratik eleştiriyi önlemek, insan hakları ihlallerini görünmez kılmak ve cezasızlığı meşrulaştırmak istenmektedir” ifadelerini kullandı.
“ÖLÇÜSÜZ VE KABUL EDİLMEZ BİR MÜDAHELEDİR”
Hakkında fesih kararı verilen Genç LGBT+ Derneği’nin önceki dönem yönetim ve denetim kurulu üyesi 11 kişi hakkında ‘Dernekler kanununa muhalefet’ iddiasıyla dava açıldığını anımsatan Nehir Bilece, “Genç LGBTİ+ Derneği hakkında 2019 ile 2022 yılları arasında yapılan toplam beş sosyal medya paylaşımı sebebiyle 3 Şubat 2025 tarihinde fesih davası açılmıştır. İlk derece mahkemesi, çeşitli yargı paketleri ile gündeme getirilen ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulmayan LGBTİ+ karşıtı yasa sanki kabul edilmiş gibi ‘derneğin faaliyetlerinin LGBTİ+ olmaya özendirdiği ve Anayasa’nın 41. maddesinde düzenlenen ailenin korunması ilkesine aykırı olduğu’ şeklindeki bir gerekçeyle 11 Aralık 2025 tarihinde derneğin feshine hükmetmiştir. Bu kararın verilmesinden çok kısa bir süre öncesinde ise dernek yöneticileri hakkında ‘Dernekler Kanunu’na muhalefet’ gerekçesiyle dava açılmıştır. Gerek Genç LGBTİ+ Derneği hakkında fesih kararı verilmesi gerekse dernek yöneticileri hakkında ceza davası açılması, LGBTİ+ haklarına, örgütlenme özgürlüğüne ve insan hakları savunuculuğuna yönelik ağır, ölçüsüz ve kabul edilemez bir müdahaledir” diye konuştu.
MA


















