Amed’de 21 Mart’ta yapılacak büyük Newroz kutlamasına sayılı günler kalırken, yüzbinler şimdiden bu heyecanı hissetmeyi başladı. Baharın gelişi ya da yenilenmeyi ifade eden Newroz heyecanına kapılan isimlerden birisi de Abdulmecit Yılmaz.
Yılmaz, 33 yaşında ve doğuştan görme engelli. Uzun yıllardır Engelsiz Bileşenler Federasyonu Başkanlığı görevini yürütüyor. Aynı zamanda bir süredir Amed Büyükşehir Belediyesi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Daire Başkanlığı’nda çalışıyor. Görme engeli nedeniyle bugüne kadar ne Newroz ateşini görmüş ne de bu ateşin üzerinden atlamış. Ancak bu durum onu Newroz kutlamalarından alıkoymamış.
2008’den bu yana aralıksız bir şekilde Newroz kutlamalarına katılıyor. Görmediği ateşi ve bayramın coşkusunu ise, ses, koku ve sıcaklıkla hissediyor.
GÖRMESEM DE…
Geçmiş dönemde katıldığı Newroz kutlamalarına dair deniyimlerini anlatan Yılmaz, Newroz’u “insanların kucaklaştığı, selamlaştığı bir gün” olarak tanımladı. Yılmaz, “Newroz bizim için bir bayramdan da öte bir şey. Yani yüreğinde Kürtlüğü hisseden herkes için bambaşka bir özgürlük sembolü” dedi.
Yılmaz, kutlama alanına her girdiğinde yaşadığı duygulara işaret ederek, “Newroz alanında her taraf şen şakrak, kimileri halay çekiyor, kimileri grup halinde şarkılar söylüyor. Tabii görmediğimden ötürü bunlara şahit olamıyorum. Newroz alanına gittiğimizde insanlarla bir arada olmak, bir bayram havası hissetmek her zaman güzel bir duygu. Görememeden kaynaklı istediğimiz her şeye şahit olamasak da yakaladığımız anılar güzel oluyor” diye konuştu.
Alanda yaşananları kimi zaman ses kimi zaman da dokunarak hissedebildiğini aktaran Yılmaz, “Newroz alanlarında ses biraz zorlayıcı da olabiliyor. Çünkü kalabalık olduğunda görmediğimizden ötürü bir insan selam verdiğinde tanıyamayabiliyorsun. O tarz durumlarda özellikle insanları duyabileceğimiz bir yerde kendimizi konumlandırıyoruz” dedi.
Newroz ateşinin yakıldığı anı ise ateşin kokusundan anladığını kaydeden Yılmaz, “Herhangi bir tehlikeye karşı arkadaşlar bizi çok ateşe yaklaştırmıyorlar. Kokusundan ateş yakıldığını anlıyorum. Ona göre bir duyguya kapılıyoruz” diye kaydetti.
TEK KORKTUĞU NEWROZ 2011 OLDU
Yılmaz, yıllardır Newroz’a katıldığını ancak 2011 yılındaki kutlamaların hafızasına kazındığını söyledi. Yılmaz, “Sanırım 2011 yılıydı; yasaklı bir Newroz’du. Devlet yetkilileri tarafından kesinlikle Newroz’a izin verilmeyeceği şeklinde bir açıklama olmuştu. Tabii kurulan bütün barikatlar yıkıldı. Herkes barikatları yıkarak, içeri girdi. Ben de arkadaşlarımla ve ailemle yürüyerek Newroz’a gittim. Ondan sonra dönüşte bir duyuru yapıldı. ‘Artık özgürlük yürüyüşüne geçiyoruz’ denildi. Ben de bizimkilere ‘Arkadaşlar bakın ben görmüyorum. Bir şey olur buradan çıkmamız zor olur. Biz kenardan geçelim çünkü polis saldırısı olabilir’ dedim. Korktuğum başıma gelmişti. Panzerlere üstümüzden taşlar atılıyordu ve onlar da biber gazıyla sürekli müdahale ediyordu. Ağabeyimin çocukları bizimleydi, o beni endişelendirmişti. Onun dışında hiçbir Newroz’da korktuğumu söyleyemem. Bütün Newrozlara rahat rahat gidip gelebildim” şeklinde konuştu.
Herkesin Newroz’a gitmesi ve o coşkuyu hissetmesi gerektiğini kaydeden Yılmaz’ın Newroz Tertip Komitesi’ne de bir çağrısı oldu: “Önceki Newrozların bir tanesinde belediye engelliler için platform arkasında bir yer ayarlamıştı. Engelli arkadaşlar daha rahat kutlamalara katılabilmişti. Birçok engelli yurttaş o günü büyük bir heyecanla bekliyor ve Newroz’a gidiyor. Lütfen engellilerin hayatını kolaylaştıracak şekilde Newroz’da erişilebilir alanları oluşturmaktan geri durmayın. Bir kör bastonuyla, bir bedensel engelli tekerlekli sandalyesiyle, bir sağır birey ise işaretli tercüman ile Newroz’a gidebilmeli. Eğer bunlar olursa engelliler için Newroz’un bir değil, iki değil, belki beş anlamı olur.”
MA / Berivan Altan

















