Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarda uluslararası kamuoyunun sessizliğine dikkat çeken Gazeteci Sinan Tunçdemir, Kürt güçlerinin DAİŞ’i uğrattığı yenilgiyi hatırlatarak, “ABD Kongresi bir iki güne devreye girer gibi görünüyor” dedi.
HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter grupların önce Halep’te Kürtlerin ve Süryanilerin yaşadığı Eşrefiye, Şêx Meqsûd ve Beni Zed mahallelerine dönük saldırılarında; daha sonrasında ise Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarında birçok sivil katledildi ve kaçırıldı. HTŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter grupların üzerinde, kamuoyuna yansıyan görüntülerde sık sık DAİŞ armalarının olduğu görüldü.
Konuya dair Suriye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Temsilcisi İbrahim Olabi’ye, kamuoyuna yansıyan görüntülerde saldırıyı düzenleyenlerin üzerindeki DAİŞ armasını soran Gazeteci Sinan Tunçdemir ile görüştük.
Suriye’de yaşanan çatışmalara değinen Sinan Tunçdemir, Paris’te İsrail, Türkiye, ABD ve Suriye arasında imzalandan anlaşmayı hatırlattı. Anlaşma kapsamında İsrail’in, Suriye hükümeti ile ilişkilerini iyileştirdiğini söyleyen Tunçdemir, “Trump, Colani ile görüştükten hemen sonra şunu söyledi: ‘Colani İŞİD’lilerin tutulduğu cezaevlerini kontrol edecek. İŞİD’in petrolünü kontrol edecek. İsrail’le ilişkilerini normalleştirecek. Bu bizim için yeterlidir.’ Dün Tom Barrack’ın yaptığı açıklama da tamamen buna geliyor. Bu saatten sonra bütün ilişkilerini Şam üzerinden yürütmeye karar vermişler. Bu, 10 yıldan fazla süredir Kürtlerle olan iş birliğinden geri çekilme anlamına geliyor. Bu konuda da sessizler çünkü kimse ‘Kürt Sorunu’ topuna girmek istemiyor. Kürtlerle ilgili durum söz konusu olduğunda bahsettiğimiz Batılı güçler, koalisyon güçleri; bu güçleri diplomatik olarak karşısına almak istemiyor. Bu yüzden sessiz kalıyorlar. Zaten ne kadar koalisyon da olsa orada Kürtlerle iş birliği yapan Amerika’ydı. Trump’la birlikte Amerika’nın tarzı da değişmeye başladı. Trump çok şahsına münhasır bir şahıs olduğu için bütün işleri kendi yürütüyor. Trump, bütün Amerika’nın politikasını yansıtmıyor; bu, Trump’ın bireysel politikası. Ama diğer taraftan koalisyonun sessiz kalmasının bir diğer en büyük sebebi de Danimarka olayı. Amerika’nın, Grönland’da bir askeri operasyon düzenlemekle tehdit etmesi ve sanıyorum şu an bununla meşgul olmasıdır” dedi.
‘KÜRTLERE İHANET ETTİLER’
BM’nin üzerinde diplomatik baskıların varlığından bahseden Tunçdemir, BM Güvenlik Konseyi’nin saldırılarla ilgili acil toplantı kararı alması gerektiğine dikkat çekti. Kürt güçlerinin DAİŞ’e karşı verdiği savaşta sadece kendi toprakları için savaşmadıklarını söyleyen Tunçdemir, DAİŞ’in sadece Suriye’de değil birçok ülkede saldırı gerçekleştirdiğini ifade etti. “Kürtlerin öncülüğünde IŞİD’in yenilgiye uğratıldığını bütün dünya kamuoyu kabul ediyor” diyen Tunçdemir, “Bütün dünya kamuoyu ve basını flaş haberler geçerken, şimdi iyice zayıfladıktan sonra Kürtlere sırtlarını dönüyorlar. IŞİD’lilerin kaldığı cezaevlerinin boşaltılması dünya için bir tehlike. Irak Cumhurbaşkanı Sudani, Mazlum Abdi ile bir telefon görüşmesi yaptı. Cezaevlerinden kaçan IŞİD’lilerin kendileri için nasıl bir tehlike oluşturacağını söylemiş. Trump, dün yine aynı şekilde bu konuda açıklama yaptı. ‘Suriye-Şam Hükümeti hemen bunları kontrol altına aldı’ diyor. Yeni tehlikenin ortaya çıkmasıyla hemen uluslararası basın da bu konuyu önüne aldı. ‘Biz hemen müdahale ettik. Bahsi edilen yerleri kontrol altına aldık. SDG bunu uluslararası kamuoyuna karşı bir kart olarak kullanıyor’ dedi. Kendi saldırıları sonucunda ortaya çıkan tehlikeleri SDG’nin üzerine atıyorlar. Sanki oradan kimse kaçmamış gibi gösterip, ‘Şu an o bölgeler kontrol altında’ diyorlar. Dünden bu yana uluslararası kamuoyunun bu konuda çok tedirgin olduğunu görüyorum” dedi.
‘MESELE SURİYE’DE OTORİTE KURMAK’
Trump’ın “Suriye’ye temiz birini koyamazdık” söylemine değinen Tunçdemir, “Güç kullanarak otorite kuran liderleri seviyor. Amerika’nın El Kaide Cezaevi’nde 5 yıl kalan biri. Oradan çıktıktan sonra hem koalisyona hem de Batılı güçlere karşı savaşmış bir cihatçı. Trump bunu düşünmüyor. Suriye’de Alevilere, Dürzilere nasıl saldırıp silah zoruyla bir antlaşma sağlamaya çalışıyorlarsa bu hoşuna gidiyor. Hatta şöyle diyor: ‘Korolarda şarkı söyleyen güzel yüzlü, tatlı suratlı bir çocuğu Suriye’nin başına getiremezsiniz.’ Trump’ın derdi, insan haklarını bir kenara itip otorite sağlamak. Trump, Tom Barrack aracılığıyla ‘SDG’ye artık ihtiyacımız yok’ mesajı verdi. Ama şimdi senatörlerden tepkiler büyüyor. 2019’da nasıl Trump’a bir şekilde geri adım attırdılarsa, belki yine geri adım attırabilme durumu söz konusu olabilir. Kongre bir iki güne devreye girer gibi görünüyor. Danimarka meselesi soğuduğu zaman Suriye’ye yönelik daha çok tepki gelmeye başlayacak. Dün geceden beri Amerikan basını bu konunun üzerine gitmeye başladı. Bunu açık bir şekilde görüyorum” diye konuştu.
MA / Can Kırbaş












