Rusya’nın 24 Şubat’ta başlattığı özel askeri operasyonun ardından geçtiğimiz hafta Donbass’ta yer alan Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri ile Kherson ve Zaporojye’de yapılan referandum süreci bitti. Halkın katılımın yüzde 80-90’larda gerçekleştiği belirtilen referandum sonuçlarına göre Donestk Halk Cumhuriyeti’nde seçmenin yüzde 99.23’ü, Lugansk Halk Cumhuriyeti’nde yüzde 98.42’si, Kherson bölgesinde yüzde 87.05’i ve Zaporojye bölgesinde de yüzde 93.11’inin Rusya’ya katılmaya ‘evet’ dedi.
Yapılan referandum sürecini ve bundan sonra yaşanacaklar hakkında, sürecin başından beri Donetsk ve diğer bölgelerde gazetecilik yapan Okay Deprem’e sorduk. Açıklandığı gibi bir halk katılımı var mı? İnsanlar Rusya’ya katılmak konusunda kaygılı mı yoksa heyecanlı mı? Ne düşünüyorlar? Referandumun son günlerini Lugansk Halk Cumhuriyeti’nin farklı bölgelerinde geçirdiğini belirten Deprem gözlemlerini şöyle aktardı:
“Lugansk Halk Cumhuriyeti’nin aynı adı taşıyan başkentinde ve diğer gezdiğim iki şehirde seçim sandıklarının bulunduğu noktalarda onlarca kişiyle konuştum, görüş aldım, hangi yönde oy kullandıklarını sordum. Konuştuğum herkes istisnasız evet oyu verdiğini söyledi açıktan. Komşularının, akrabalarının ya da çevrelerindeki diğer insanların oy kullanıp kullanmadıkları ve kullandılarsa ne yönde kullandıklarına dair soruma da hepsinin yanıtı hemen hemen aynıydı. Hemen herkes oyunu kullanmış ve evet demiş.”
Oy kullanma sürecinde çatışmaların, ağır top ve çok namlulu füze gibi ağır silahlardan atışların sürdüğü, uzaktan da olsa seslerin duyulduğunu belirten Deprem, bu senenin Mart ve Nisan hatta Mayıs aylarında çok büyük muharebelere ev sahipliği yapan Lugansk bölgesinin Lisiçansk ve Severodonetsk gibi şehirlerinde oy kullanma işleminin standart şekilde gerçekleştiğini söyledi.
“İnsanlara yarın öbür gün hakikaten de Rusya’ya katılırlarsa onları nasıl bir gelecek beklediklerini, nelerin daha iyi olacağını düşündüklerini sordum. Herkeste istisnasız çok büyük bir umut, çok büyük bir beklenti var. Altyapının inşasını, gelirlerinin ve emeklilik maaşlarının artmasını bekliyorlar. Rusya’ya katılımla en kısa zamanda barışın geleceğine inanıyorlar.”
Daha önceki gözlemlerine dayanarak diğer bölgelerde de durumun büyük oranda aynı olduğunu söyleyen Deprem’e göre, son altı aylık zaman zarfında sürece dâhil olan Zaporojye bölgesinde bir ay kaldığını belirterek, hem referanduma katılım hem de evet oranı bakımından sonuçların çok yüksek çıktığına dikkat çekiyor. Bölge halkının önemli kısmının etnik olarak Rus olduğunu belirten Deprem, pek çoğunun eskiden beri Rusya’ya gidip geldiklerini, akrabalarının Rusya’da olduğunu ve birçoğunun da çocuklarının Rusya’da okuyup çalıştığını anlattı. Bu açıdan oradaki sonucun hiç şaşırtıcı olmadığını söylüyor Deprem.
“Zaporıjye ve Kherson illerinde bir dolu insanın daha o süreçte, yani Ağustos ayında hala yarı yarıya bir konumu vardı. Yani Ukrayna’dan çok memnun değillerdi. 2014’ten itibaren sanayinin çökertilmesi, ülkenin nüfusunu kaybetmesi, enflasyonun yükselmesi ile belediye ve ev giderlerin artması, hayat standartlarının çok fazla düşmesi ile reel gelirlerin inanılmaz derecede azalması, işsizlik, göç, vs. Ayrıca faşizan, Neonazi tandanslı yeni Ukrayna yönetiminin politik baskıları herkesi bıktırmış, usandırmıştı. Özellikle de eski kuşakları. O zamanlarda da, konuştuğum taksi şoförlerinden, sokaktaki insanlara, kişisel tanıdıklarıma kadar herkeste Rusya’ya en azından bir şans verme havası vardı. Bu bölgeler eskiden beri, belki onlarca yıldır kaderlerine terk edilmiş, atıl hale gelmiş yerlerdi. Şu örneği vereyim. Mayıs ayında Melitopol’de bir et kombinası fabrikasının müdürü ile görüştüm. Kendisi Tatar olan müdür, Sovyet zamanında ve daha sonra yani iki binlere kadar on binlerce büyükbaş hayvanın ve binlerce çalışanın olduğunu ama artık çalışanların yüzde 80-90’ının göç ettiğini anlattı. 2022’ye doğru iflas noktasında olduklarını söyleyen Tatar müdüre göre ‘artık kaybedecek bir şeyleri yok’tu.”
Kırım’ın kuzeyindeki Kherson bölgesinin “kültürel dilsel” kimliğinin Rus olduğuna dikkat çeken Deprem, bölgenin zaten Rus İmparatorluğu tarafından kurulduğunu hatırlatıyor. Deprem, Ukraynalı oranının diğer referandum bölgelerine kıyasla daha yüksek olan bir bölge olduğunu, bununla beraber katılımın diğer bölgelere göre daha az, yüzde 80’den biraz fazla olduğunu belirtti.
Okay Deprem, referandumda uluslararası gözlemcilerin de görev aldığını belirtiyor. Kendisinin bulunduğu Lugansk bölgesinde ondan fazla gözlemcinin görev yaptığını belirten Deprem, bunların Kamerun, Suriye, Mısır, Fransa, Almanya, İtalya gibi ülkelerden gelen gözlemciler olduğunu söylüyor. Görüştüğü gözlemcilerin hepsinin de olumlu rapor verdiklerini ifade eden Deprem, gözlemcilerin beş gün boyunca hiçbir sorunla karşılaşmadıklarını belirttiklerini aktardı.
Referandum sürecinin başlamasıyla birlikte birçok ülke referandumu ve sonuçlarını tanımayacaklarını açıkladılar. Bu açıklamaların bundan sonraki süreci nasıl etkileyeceğini sorduğumuz Deprem, açıklamaların beklenen durum olduğunu ifade ederek, Kırım’da yaşanan süreci hatırlattı.
“Kırım’da da referandum yapıldı. 16 Mart 2014 tarihindeki referandumdan bir hafta önce oradaydım. Oradaki süreci de gözlemledim, takip ettim. Katılım %80’den fazla olmuştu ve katılanların yüzde doksandan çok fazlası Rusya’ya katılım konusunda ‘Evet’ oyu vermişti. O zamanda da Batı’dan referandum sonuçlarını tanımadıklarına dair açıklamalar gelmişti ama sonuç değişmedi. Şimdi de sonuç değişmeyecek. Rusya bu konuda çok kararlı. Ayrıca Rusya’nın bu hususta doğrudan olmasa da dolaylı destekçileri var. Çin’den tutalım da Hindistan’a, İran’a, Orta Asya ülkelerine, Belarus’a ve hatta Türkiye’ye kadar. Tabii bu Rusya’nın elini güçlendiriyor.”
Bundan sonraki süreç nasıl işleyecek? Referandum yapan bölgelerin Rusya’ya katılması ne kadar zamanda gerçekleşecek? Deprem, bu konuda sürecin hızlı bir şekilde ilerleyeceğini ve katılımın en kısa zamanda tamamlanacağını savunuyor.
“Referandum sonuçları önce bölgelerin yasama organlarında onaylanacak. Bu hafta kuvvetle muhtemel hem Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetleri’nde hem de Kherson ve Zaporojye Eyeletlerindeki onaylama süreci bitecek. Ardından Rusya devlet başkanına referandum sonuçlarının tanınması için başvuru olacak. Bu süreç açıkçası oldukça basit ve öngörülebilir bir süreç. Aynen Kırım’da olduğu gibi. Referandum sonuçlarının tanınması için Rusya’ya başvuru sürecinin ardından önce Duma’da ardından da Federasyon Konseyi’nde görüşülerek alınacak karar Putin’in onayına sunulacak.”
HABER MERKEZİ


















