Avrupa Süryaniler Birliği (ESU), Rojava’da sivillere yönelik saldırılara ilişkin açıklama yaptı. Yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Birliği, ABD, Birleşmiş Milletler ve uluslararası insani kuruluşlara çağrıda bulunarak derhal somut adımlar atılmasını istedi. Açıklamada, son 15 yılda Süryaniler, Kürtler, Araplar ve Ermenilerin başta DAİŞ olmak üzere terör örgütlerine karşı birlikte mücadele ettiği, bu süreçte binlerce insanın yaşamını yitirdiği hatırlatıldı.
HTŞ ile Türkiye’ye destekli paramiliter grupların Rojava’da yaşayan halklara yönelik yaygın ve sistematik saldırıların gerçekleştirildiğinin belirten ESU sivillerin doğrudan hedef alındığı, zorla yerinden etmelerin yaşandığı ve bu eylemlerin savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamında olduğu vurguladı. ESU, daha önce kontrol altında bulunan DAİŞ kamplarının basılarak binlerce örgüt mensubunun serbest bırakıldığını, bu kişilerin silahlandırılarak HTŞ unsurlarıyla birlikte saldırılara katıldığını ifade etti. Bu durumun, DİAŞ tehdidinin yeniden büyümesine ve uluslararası barış ile güvenlik açısından ciddi riskler doğmasına yol açtığı kaydedildi.
Açıklamada, Alevi, Dürzi ve Hristiyan azınlıklara yönelik saldırılara ve Şam’daki Mor Elyas Kilisesi’ne yönelik katliama da dikkat çekilerek, cezasızlık politikalarının yeni suçların önünü açtığı belirtildi. ESU, uluslararası toplumun Şam yönetimi ve Türkiye üzerinde bağlayıcı baskı kurmasını, sorumluların uluslararası yargı önünde hesap vermesini talep etti.
ESU, taleplerini şöyle sıraladı:
“- Yapılan saldırıların durdurulması için uluslararası toplumun derhâl harekete geçmesi.
– Kuzey-Doğu Suriye’deki sivil halkın uluslararası güçler tarafından koruma altına alınması.
– Katliamların derhâl durdurulması ve sorumluların uluslararası yargı önünde hesap vermesi.
– İŞİD’in yeniden örgütlenmesine yol açan bu gelişmelere acilen koalisyon güçleri tarafından müdahale edilmesi.
– Süryani halkının cihadist grupların saldırılarından korunması için tedbirlerin alınması.”
MA

















