AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabine toplantısı sonrası konuşma yapmasının ardından döviz kurlarında ciddi bir düşüş gerçekleşti.
Bir dizi ekonomik tedbir açıklayan Erdoğan’ın yeni ekonomi rotasını ekonomist Dr. M. Murat Kubilay değerlendirdi.
Sözcü’den Emre Deveci’ye konuşan ekonomist Dr. M. Murat Kubilay, “Nasıl bir sözleşme olacağı kesin bilinmemekle birlikte; muhtemelen TL mevduat getirisinin üstüne, varsa dövizin ek getirisi, eklenecek (götürüsü varsa düşülmeyecek). Tabii bu durum, dövizin yükselmeye devam etmesi halinde, bankalarda ciddi bir yük bırakacak. Bu kısmı da Hazine üstlenecek.” dedi.
‘ENFLASYONU PATLATABİLİR’
Döviz kurlarındaki artışın sürmesi halinde parasal genişlemeye gidilmesi gerekebileceğini ifade eden Kubilay, riskleri şu sözlerle anlattı: “Sistemin kritik noktası güven; yani döviz mi yoksa dövize endeksli ama TL cinsi bir enstrüman mı sorusuna vatandaşın vereceği cevap. Eğer doğrudan dövize talep sürerse, o zaman bu tahvil ve mevduatlar için ödenmesi gerekecek faiz yükü çok artar; önce devlet bütçesi bozulur ardından da ödenebilmesi için yaratılan TL’den dolayı enflasyon iyice patlar.
Eğer bu talep durursa, Hazine’ye yük kalmadan kur artışı durdurulur; olağan TL mevduat faiz yükünü sadece bankalar öder. Yani asıl mesele gerçek dövizle döviz benzeri arasındaki getiri farkı olmayacağına ikna olunması ve uluslararası geçerlilik olmamasının önemsenmemesi.”
‘KUR ARTIŞINI TÜMDEN DURDURMAK ZOR, YAVAŞLATMAK MÜMKÜN’
İçinde bulunduğumuz durumun bir güven krizi olduğunu belirten Kubilay, “Bu nedenle bu tip enstrümanlarla kur artışını tümden durdurmak zor, yavaşlatmaksa mümkün ama bütçedeki bozulma ve enflasyondaki artış pahasına” dedi.
Yatırımcılar bu enstrümanı tercih ederse, devletin en büyük getirisinin yastık altına giden dövizi durdurmak olacağına işaret eden uzman ekonomist, şöyle devam etti: “Böylece finansal sistemin aşırı fiziki döviz talebiyle sarsılma ihtimali ve neticesinde sermaye kontrolü endişesi gündemden düşer. Ancak tüm sistem güvene dayalı olduğu için, Erdoğan’ın seçime yaklaşan dönemde popülist politika uygulama ihtimali bulunduğu için, toplumda da Erdoğan’ın finansal tercihlerine ilişkin genel bir kanı olduğu için, iktidarın arzuladığı sonuçlara muhtemelen ulaşılamayacak. Özetle, mevcut döviz mevduatlarında bir çözülme zor, ancak dövize olan yeni talepte bir yavaşlama ihtimal dahilinde.”
HABER MERKEZİ


















