Barış ve Demokratik Toplum Süreci öncesinde cezaevlerinde yaşanan ihlaller artarak devam ediyor. İhlallerin yaşandığı cezaevlerinden biri de, Dumlu 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi.
Dumlu 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde yaşanan ihlallere ulaşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan, ihlallere dair Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na (İHİK) başvuruda bulundu.
NE TÜR İHLALLER YAŞANIYOR?
Cezaevindeki tutsaklara yalnızca fiziksel bir kapatılma hâlinin uygulanmadığı, sosyal bağların kopartıldığı, itiraz mekanizmalarının cezalandırmaya yol açtığı, gündelik yaşamın zorlaştırıldığı ve çok katmanlı bir tecridin uygulandığı, bunun artık bir rejime dönüştüğüne vurgu yapılan başvuruda, tutsakların birbirinden kopuk, iletişime kapalı alanlarda tutulduğu, aynı zamanda ayakta bekleme dayatıldığı da belirtildi. Başvuruda, bu durumun tutsağın iradesizleştirilmesini ve aşağılanmayı hedeflediği ifade edildi.
TEMİZLİK YAPMAK SUÇ GÖRÜLÜYOR!
Cezaevinde, kitaplara sansür, düşünsel ve kültürel erişimin keyfi biçimde sınırlandırıldığı, son kullanma tarihi geçmiş süt verildiği, yemeklerin kötü, sağlıksız, tüketilmeyecek düzeyde olduğu bilgisi paylaşıldı. Aynı zamanda bazı tutsakların tutulduğu kısımların güneş görmediği, odalara tuvalet sularının aktığı, yoğun rutubet bulunduğu ayrıca odalarını temizleyen mahpuslara disiplin soruşturması açıldığı da aktarıldı.
İTİRAZ HAKKINA SORUŞTURMA
Başvuruda dikkat çeken bir diğer husus görüş saatleri ile ilgili. Başvuruda, görüş saatlerinin bilinçli biçimde erken saatlere alındığı, ailelerin bu durumla yıpratılmasının amaçlandığı, görüş hakkının bu şekilde engellenmeye çalışıldığı belirtildi. Tutsakların itiraz, şikayet, protesto haklarının kullanımının da disiplin soruşturmaları ile cezalandırılmaya çalışıldığı vurgulandı.
ÖZTÜRK’E NE, NE ŞEKİLDE YAŞATILIYOR?
Aynı cezaevinde tek kişilik hücrede tutulan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen Sait Öztürk’e yönelik tutumlar da bu durumlara örnek olarak başvuruda yer verildi. Başvuruda, Öztürk’ün 15 Aralık 2025’ten beri hakkı olmasına rağmen hiçbir gerekçe, disiplin cezası veya başka bir gerekçe sunulmadan havalandırılmaya çıkarılmadığı ve günün 24 saati boyunca hücrede tutulduğu bilgisi paylaşıldı.
‘ARAŞTIRILMASI GEREKİYOR’
Öztürk’ün ailesine 2 Şubat’ta açık görüş öncesi çıplak aramanın da dayatıldığı bildirilen başvuruda, “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazına ilişkin rejimde dahi hükümlüye günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma hakkı tanınmaktadır. Yine kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde günde en az bir saat açık havada gezinme olanağı verilmesi gerekmektedir; hücreye koyma cezasında dahi açık havaya çıkma hakkı saklıdır. Bu nedenle açık havaya erişimin haftalar boyunca tümden ortadan kaldırılması, infaz rejiminin sınırlarını aşan ve ayrıca incelenmesi gereken ağır bir müdahaledir” denildi.
SORUMLULAR HAKKINDA İNCELEME BAŞLATILMALI
Başvuruda, cezaevinin hücreleri arama sırasında kimi zaman çıplak aramanın da dayattığına dikkat çekildi. Cezaevi hakkında derhal inceleme başlatılması, Öztürk’ün havalandırılmaya çıkarılmaması ile birlikte yaşanan tüm süreçlerin belgeleri ile bulunması ve araştırılması istendi.
Aileleri şehir dışında bulunan tutsaklara ilişkin son bir yılın görüş gün ve saat planlamalarının, bu planlamanın hangi ölçütlere göre yapıldığının ve ailelere ne şekilde bildirildiğinin incelenmesi, diğer tüm ihlallerin ortaya çıkarılması ve sorumlular hakkında inceleme başlatılması talep edildi.
MA / Mehmet Aslan

















