Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, nefret saikiyle işlenen suçların nitelikli halinin düzenlenmesi ve nefret suçunun yeniden tanımlanması amacıyla Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifini Meclis Başkanlığı’na sundu. Nefret suçları ve nefret söylemiyle etkin mücadele için kapsamlı bir yasal düzenleme öngören kanun teklifinde, nefret saikiyle işlenen suçların “nitelikli hali”nin tanımlanması ve TCK’nın birçok maddesinde bu saikin cezayı ağırlaştırıcı neden olarak yer alması gerektiği belirtildi.
Grup Başkanvekilleri verdikleri kanun teklifinde ayrıca “nefret saiki” kavramının açıkça tanımlanarak, ırk, milliyet, etnik köken, renk, dini inanç veya inançsızlık, siyasi görüş, dil, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, engellilik, sağlık durumu ve yaş gibi temeller üzerinden düşmanlık, ayrımcılık veya şiddeti yayma, teşvik etme ya da meşrulaştırma motivasyonunun suç unsuru haline getirilmesini önerdi.
‘NEFRET SAİKİ UNSURLARIN DIŞINDA KALIYOR’
Teklifin gerekçesinde nefret suçlarının yalnızca bireysel değil, hedef alınan toplumsal grupları ve demokratik düzeni tehdit ettiği vurgulanarak, mevcut TCK 122’inci maddesinin yetersiz olduğu vurgulandı. Maddenin cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve etnik köken gibi uluslararası standartlardaki koruma alanlarını kapsamadığı, nefret saikinin unsurların dışında kaldığına dikkat çekildi.
‘SİSTEMATİK NEFRET SUÇLARI ARTIYOR’
Gerekçede uluslararası sözleşmelere atıf yapılarak, Her Türlü ırk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi, Avrupa Konseyi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) içtihatları hatırlatıldı.
‘YASAL ÇERÇEVE YETERSİZ’
Nefret suçlarına ilişkin Türkiye’deki örnekler arasında Hrant Dink cinayeti, Madımak Katliamı, Kürtlere, Alevilere, gayrimüslimlere, Romanlara, göçmenlere ve LGBTİ+ bireylere yönelik saldırılar sıralandı. Ayrıca son olarak 2025’te bir spor müsabakasında Kürt siyasetçi Leyla Zana’ya yönelik ırkçı ve cinsiyetçi tezahüratlara karşı etkili soruşturma yürütülmemesinin yasal çerçevenin yetersizliğini gösterdiği ifade edildi.
‘NEFRET SÖYLEMİ 1 YILDAN 3 YILA KADAR HAPİSLE CEZALANDIRILMALI’
Kanun teklifiyle TCK’nın 81 maddesinde (kasten öldürme, yaralama, işkence, cinsel saldırı, çocuk istismarı, tehdit, hakaret, mala zarar verme, ibadethanelere zarar verme gibi) nefret saiki nitelikli hal olarak eklenen TCK 122’inci madde “Nefret ve Ayrımcılık” suçunun yeniden düzenlenerek, nefret saikiyle mal satışı/devri/kiralanması, hizmetten yararlanma, işe alınma veya ekonomik etkinlik engelleme ile nefret söyleminin 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması önerildi.
‘CEZASIZLIK ALGISININ KIRILMASI GEREKİYOR’
Kanun teklifinin gerekçesinde teklifin toplumsal barışın, eşit yurttaşlığın ve demokratik hukuk devletinin korunması için zorunlu olduğu belirtilerek cezasızlık algısının kırılması ve mağdurların adalete erişiminin güçlendirilmesi gerektiğine işaret edildi.
MA
















