Heyet Tahrir Şam (HTŞ), DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların Rojava’ya yönelik saldırıları, ateşkes kararına rağmen sürüyor. Sivil alanların bombalandığı ve yüzlerce insanın yaşamını yitirdiği bölgede halk direnişini sürdürürken, saldırılara yönelik tepkiler Kürdistan ve dünya genelinde yükseliyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yenişehir İlçe Başkanı Şehymus Dağhan, Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Partisi Amed İl Başkanı Remzi Kaymak ve Gelecek Partisi Amed İl Başkanı Aydın Altaç, Rojava’daki saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘TÜRKİYE’NİN TERCİHİ KÜRTLERDEN YANA OLMALIYDI’
Rojava’da güçlü bir yerel demokrasi deneyimi olduğunu vurgulayan Şeyhmus Dağhan, buna karşılık El Kaide geleneğinden gelen cihatçı bir yapının varlığına dikkat çekti. Türkiye’nin dış politikasının bu gerçeğe göre şekillenmesi gerektiğini belirten Dağhan, “Maalesef yüzyıldır içerde çözemediğimiz Kürt meselesini, Suriye’deki Kürtleri de bunun uzantısı görerek bir refleksle yönetiyoruz. Orada mağdur olan Kürtlerdir. Türkiye’nin tercihi, yerel yönetim deneyimi olan, kadını merkeze alan ve seküler bir hayatı benimseyen Kürtlerden yana olmalıydı. Cihatçı güçlerin tercih edilmesini CHP’li bir Kürt siyasetçi olarak yadırgıyorum, doğru bulmuyorum” dedi.
‘İÇ SAVAŞ KÜRT SORUNUNUN SONUCUDUR’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Dağhan, Türkiye’nin Suriye’deki Kürtlere yönelik katliam girişimlerinde taraf olmasının Kürt halkında kırgınlık yarattığını ifade etti. Dağhan, “Türkiye’de barış ortamının oluşmasını istiyoruz. 40 yıllık bir iç savaş ve şiddet ortamı varsa bu çözülemeyen Kürt meselesinin sonucudur. Kendi içimizdeki sorunları çözmek zorundayız. Umarım oradaki süreç ve halktaki kırgınlık, Türkiye’deki barış çabalarını olumsuz etkilemez” şeklinde konuştu.
‘GEREKLİ DESTEĞİ VERECEĞİZ’
Zulmün karşısında durmanın insani bir görev olduğunu belirten Dağhan, çağdaş ülkelerin ve Türkiye’deki siyasi partilerin Kürtlerin yanında olması gerektiğini vurguladı. Dağhan, “Kürt halkının direnişi kıymetlidir ve dünyanın desteğini bekliyoruz. CHP olarak bizler de bu konuda gerekli desteği vereceğiz” diye konuştu.
‘ACILARA SESSİZ KALAMAYIZ’
DEVA Partisi Amed İl Başkanı Remzi Kaymak ise Türkiye’deki Kürtlerin, Suriye’deki kardeşlerine sahip çıkması gerektiğini vurgulayarak, “Zulümle hiçbir şey çözülmez. 40 senedir süren hukuksuzlukların ardından 2025’te bir çözüm sürecine girilmişken, komşumuzdaki acılara sessiz kalamayız. Suriye komşumuzdur. Orada bir Kürt ya da diğer ırklardan biri ağlıyorsa bu bizim meselemizdir. Oradaki Kürt kardeşimize yapılan zulmü kabul etmiyoruz” dedi.
‘ZULME KARŞI ÇIKACAĞIZ’
İran, Türkiye ve Suriye’de Kürtlerin baskı gördüğünü belirten Kaymak, Kürtlerin haklarını mücadeleyle elde edeceğine inandığını söyledi. Kaymak, “Kürtler hiçbir zaman boyun eğmediler çünkü haksızlık yapmıyorlar” diye konuştu. Çocuklara ve kadınlara yönelik saldırılara tepki gösteren Kaymak, dünyanın sessizliğini eleştirerek, “Bölgemizdeki tüm ilçeler ayakta. Avrupa’daki Kürtler de harekete geçti. Biz onların sesi olmaya ve zulme karşı çıkmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘SİVİLLERE MÜDAHALE GERGİNLİĞİ ARTIRDI’
Gelecek Partisi Amed İl Başkanı Aydın Altaç ise Suriye’deki gelişmelerin bölge için kritik sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Suriye merkezi yönetiminin sivillere yönelik müdahalelerinin gerginliği artırdığını söyleyen Altaç, “Eşrefiyê ve Şêxmaqsûd mahallelerinde yaşananlar karşısında Türkiye’nin etkin rol alması gerekiyordu. Merkezi hükümet ile SDG arasındaki diyaloğun yapıcı olması, can ve mal güvenliğinin sağlanması noktasında Türkiye’ye önemli görevler düşmektedir” dedi.
‘TÜRKİYE’DEKİ SÜREÇ ÖNEMSENEREK YAKLAŞILMALI’
Kürt bölgesi güvenliğinin sağlanmasının, Türkiye’deki Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne pozitif yansıyacağını ifade eden Altaç, bu anlamda hükümetin Türkiye’deki süreci önemseyerek bölgeye yaklaşım göstermesi gerektiğini vurguladı. Altaç, “Suriye’deki Kürtlerin büyük kısmıyla akrabalık ve kültürel bağlarımız var. Onları görmezden gelemeyiz. Türkiye’deki Kürtlerin gözü kulağı oradaki gelişmelerde. Sivillerin mağduriyetini önlemek için Türkiye müdahil olmalıdır” dedi.
‘YARDIMLARIN HIZLI BİR ŞEKİLDE GİTMESİ GEREKİYOR’
Kobanê ve Haseke’ye yapılacak insani yardımların hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Altaç, şunları söyledi: “Çocukların soğuktan öldüğü haberleri 21’inci yüzyıla yakışmıyor. İnsani yardımların özellikle Kobanê ve Haseke’ye, mümkünse Türkiye üzerinden hızla ulaştırılması, hem insani hem de siyasi ilişkilerimizi daha sağlıklı hale getirecektir.”
Türkiye’deki tüm siyasi partilerin insan hakları ihlalleri karşısında ortak ses yükseltmesi gerektiğini belirten Altaç, hükümete bu konuda güçlü bir mesaj verilmesinin önemine değindi.
MA / Rukiye Payiz Adıgüzel













