Künye   Hakkımızda
22 Eylül 2026, Salı
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Çalışma yaşamında kadın: 8 Mart emeğin ve direnişin günü

Kadınların çalışma yaşamında karşılaştığı baskı ve zorlukların yanı sıra verdiği mücadeleye dikkati çeken Kocaeli İSİG Meclisi üyesi İlkay Deniz Torun, kazanımları koruma noktasında mücadelenin sürdürüldüğünü belirtti.

1 Mart 2026
Çalışma yaşamında kadın: 8 Mart emeğin ve direnişin günü
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Kadınlar bu yılki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, savaş, erkek şiddeti, taciz, tecavüz, yoksulluk, cezasızlık politikaları, 11. Yargı Paketi’nin yarattığı etki ve güvencesizliğe karşı mücadeleyle karşılıyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en görünür olduğu alanların başında ise çalışma yaşamı geliyor. Resmi verilere göre, Türkiye’de kadın istihdamı ve işgücüne katılım oranlarında artış eğilimi sürse de, erkek istihdamına kıyasla hala düşük seviyelerde. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılı Ekim ayı itibarıyla kadınlarda işgücüne katılma oranı yüzde 36,5 iken, yılsonlarında kadın istihdam oranı yaklaşık yüzde 31,7 ila yüzde 32,1 civarında seyretti. Aralık 2025 verilerine göre, “geniş tanımlı kadın işsizliği” yüzde 37,2 ile en yüksek işsizlik kategorisi olmaya devam etti. Çalışma yaşamındaki kadınlar ise, toplumsal cinsiyet rolleri ve ayrımcı politikalar nedeniyle çok yönlü sorunlarla (eşitsizlik, ücret adaletsizliği, mobing, kreş hakkı, güvencesizlik, denetimsizlik, yoksulluk) mücadele etmek zorunda kalıyor.

Kocaeli İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) üyesi İlkay Deniz Torun, 8 Mart’ta giderken kadınların toplumda ve iş yerlerinde yaşadığı eşitsizliğe dair değerlendirmelerde bulundu.

YOKSULLAŞTIRMA POLİTİKASI

Kadınların ciddi bir yoksullaştırma politikasıyla karşı karşıya olduğunu belirten İlkay Deniz Torun, “Yalnız kadınlar değil çocuklar dahi evin geçimini sağlamak çalışmak zorunda kalıyor. Bunu özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu’nun açıkladığı istatistiklerden ve iş cinayetlerindeki ölüm oranlarından rahatlıkla görebiliyoruz. Kadınlar, toplumda geri plana atılıp bir şekilde hayata katılmak zorunda bırakılırken, diğer yandan şiddete uğruyor, ötekileştiriliyor ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor. Bunun son örneği Kocaeli Dilovası’ndaki Ravive Kozmetik adlı parfüm tesisinde çıkan yangında gördük. Depoda kayıtsız bir şekilde çalıştırılan işçiler vardı ve çocuğu kadınlardan oluşuyordu. Günde 500-600 TL’ye 12 saat boyunca çalıştırıldılar. İş güvenliği önlemleri alınmamış, yangına dair hiçbir önlem alınmamış. Bunun sonucunda da 3’ü çocuk olmak üzere 6 kadın ve 1 erkek işçi hayatını kaybetti. Dolayısıyla çalışma koşullarıyla insanların ne kadar yoksullaştırıldığını, geri plana atıldığını bu son olay ortaya koyuyor” dedi.

PSİKOLOJİK VE SOSYAL BASKI

Kadınların ev içi emeğinin ekonomik sisteme katkısını tespit için İSİG’in bir istatistik çalışması olduğunu aktaran İlkay Deniz Torun, “2025 yılında en az 14 ev emekçisi kadının hayatını kaybettiğini tespit ettik. Bunu göz önüne aldığımızda kadınlar ekonomik özgürlüklerini ellerine alıp özgür ve refah içinde bir yaşam sürmeseler bile bunun külfetlerini yaşıyorlar. Ev içinde, ev dışında, psikolojik ve sosyal baskıyla, tacizle yaşamak zorunda kalıyorlar. Hayatını kaybeden, yaralanan, tacize uğrayan, şiddet gören kadınların olduğunu biliyoruz. Yasal düzenlemelerin dışında pratikte de kadını geri plana atan ve eve kapatan gerici bir zihniyet var. Yarı zamanlı ve evde çalışma gibi uygulamalar, kadınları evde tutmaya çalışan zihniyetin sonucudur. Kadın, çocuğuna baksın, içerde kalsın, toplumsal hayata ve üretime katılmasın düşüncesiyle hareket edilen bir uygulama mevcut. Artık öyle bir noktaya geldik ki anayasada tanımlanmış haklarımız bile yıkılmaya çalışılıyor. Bu gericileşmenin sonucunda kadınların toplumsal yaşamdaki payı geri plana atılıyor ve yaşam koşulları giderek zorlaşıyor. Kadınlar, bir yandan evlerini geçindirmeye çalışırken diğer yandan evlerindeki dinamiği sürdürmek zorunda kalıyorlar. Dolayısıyla toplumsal cinsiyet eşitsizliğini, son dönemdeki politikalar ve buna ilişkin yapılan yasalar daha olumsuz etkileyip, farkı açana düzeyde oluyor, kadın-erkek eşitliğinin dinamiğini bozuyor” ifadelerini kullandı.

ÇALIŞMA YAŞAMINDA KADIN

Kadınların iş alanında da fiziksel ve psikolojik şiddetin yanı sıra tacize maruz kaldığını belirten İlkay Deniz Torun, “Bunlar, istatistiklere iş kazası ve iş ölümü gibi değil, adli vakalar gibi yansıdığı için verilerinin tutulması kolay değil. Geçtiğimiz günlerde bu ülkede bir günde altı kadın cinayete kurban gitti. Dolayısıyla artık yaşam hakkımız için mücadele etmek zorunda kalırken, güvenliğimiz dahi sağlanmazken çalışma koşullarımızın ne kadar toplumun gerisinde kaldığını görebiliyoruz. Türkiye’de, işçi sınıfının çalışma koşulları ve ekonomik durumu bu kadar kötü bir durumdayken kadınların iyi olduğunu söylemek imkansız. Ancak ne kadar tespit edilse de kadınların mobinge maruz bırakıldığını, hamilelik nedeniyle işten çıkarmaların olduğunu, işe alınırken ‘doğum yapar’ diye kadın yerine erkekleri tercih ettiklerinin örneklerini defalarca gördük. Kadınlar, çok çalışkan olabilir veya işini daha iyi yapabilir ama iş hayatında yer edinmesi bir erkeğe göre çok daha zor” dedi.

MEDYANIN ROLÜ

Türkiye’de her sınıftan insanın zor şartlarda yaşadığını ancak kadınların oranının çok daha fazla olduğunun altını çizen İlkay Deniz Torun, “Kadınlar, evlerde ve iş yerlerinde çalışıyorlar ama buna rağmen yoksulluk yaşıyorlar. En asgari koşulları dahi elde edemez hale gelmiş durumdalar. Bu maalesef her sektörde mevcut. Eşit sandığımız yerlerde dahi tam eşitlikten söz edemiyoruz. İktidar politikaları, faillerin cesaretlendirilmesi ve yaşam alanlarımıza müdahale edilmesi, kadın cinayetleri ve taciz olaylarının neden arttığını ortaya koyuyor. Bu cesaretlendirme ise medya, iktidar ve diğer kanallar eliyle yapılıyor. Dolayısıyla buradaki eşitsizliği ve anti uygulamaları medya bir şekilde desteklemiş oluyor” diye belirtti.

8 MART DİRENİŞ GÜNÜ

Kadınların kazanımlarını koruma noktasında ilerlemeye çalıştığına dikkati çeken İlkay Deniz Torun, şöyle devam etti: “Artık günden güne kazanımlarımızı ve birbirimiz korumaya yönelik hareket ediyoruz. 8 Mart bir direniş günüdür. Kadının ve emeğin direniş günüdür ve kadınlar için önemli bir gündür. Diğer yıllardan farkı da her geçen yıl daha fazla birbirimize tutunmaya ihtiyaç duymamızdır. Bu yıl, 2025 yılından daha umutlu olmaya ihtiyacımızın olduğu bir yıl. Bu nedenle kadınların el ele olduğu daha kalabalık bir 8 Mart’ı kutlamak istiyoruz.”

MA

Previous Post

Gelecek Partili Bilici: Yasa taslağı bayramdan sonra genel kurula gelecek

Next Post

TUDEH: “Saldırılar Ulusal Egemenlik İhlalidir

İlgili Haberler

Hatimoğulları’ndan depremzedelere destek: Adalet talebi karşılık bulmalı
Gündem

Hatimoğulları’ndan depremzedelere destek: Adalet talebi karşılık bulmalı

21 Eylül 2026
Rusya’daki seçimlerin son gününde Moskova’ya yönelik en kapsamlı İHA saldırısı
Gündem

Rusya’daki seçimlerin son gününde Moskova’ya yönelik en kapsamlı İHA saldırısı

21 Eylül 2026
1 Kasım’da sosyal medyada yeni dönem: Yaş sınırı, kimlik doğrulama ve anonimlik tartışması
Gündem

1 Kasım’da sosyal medyada yeni dönem: Yaş sınırı, kimlik doğrulama ve anonimlik tartışması

21 Eylül 2026
DEM Parti MYK, kongre sonrası ilk toplantısını gerçekleştirdi
Gündem

DEM Parti MYK, kongre sonrası ilk toplantısını gerçekleştirdi

21 Eylül 2026
Halep’te askeri alanda patlama
Gündem

Halep’te askeri alanda patlama

21 Eylül 2026
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında ambulans şoförü serbest bırakıldı: Üç kişinin işlemleri sürüyor
Gündem

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında ambulans şoförü serbest bırakıldı: Üç kişinin işlemleri sürüyor

20 Eylül 2026
Politika'dan Günün Yorumu
46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine
Politika'dan Yorum

46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine

Melike Korkmaz
14 Eylül 2026
Politika'dan Söyleşi
Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor

Politika Haber
12 Ağustos 2026

EN SON HABERLER

Hatimoğulları’ndan depremzedelere destek: Adalet talebi karşılık bulmalı

Hatimoğulları’ndan depremzedelere destek: Adalet talebi karşılık bulmalı

21 Eylül 2026
Barış ve demokrasi için kadınlardan ortak çağrı: Siyaset, sanat ve akademiden 80 isim bir arada

Barış ve demokrasi için kadınlardan ortak çağrı: Siyaset, sanat ve akademiden 80 isim bir arada

21 Eylül 2026
Hakan Tosun davasında karar duruşması: Adalet talebiyle adliye önünde buluşacaklar

Hakan Tosun davasında karar duruşması: Adalet talebiyle adliye önünde buluşacaklar

21 Eylül 2026
Almanya’daki seçimlerin gösterdikleri

Almanya’daki seçimlerin gösterdikleri

21 Eylül 2026
Balıkesir’de arazide başlayan yangın ormanlık alana sıçradı: Havadan ve karadan müdahale sürüyor

Balıkesir’de arazide başlayan yangın ormanlık alana sıçradı: Havadan ve karadan müdahale sürüyor

21 Eylül 2026
OYY FINDIK OYY…

OYY FINDIK OYY…

21 Eylül 2026
Hürmüz Boğazı’nda bir gemi vuruldu: 2 yaralı

Hürmüz Boğazı’nda bir gemi vuruldu: 2 yaralı

21 Eylül 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!