HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’ye bağlı paramiliter grupların Rojava’ya yönelik saldırılarına karşı dün Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye Ofisi önünde bir araya gelen kadınlar, saldırılara ilişkin değerlendirmede bulundu. Kadınlar, savaş suçu işleyen herkesin yargılanması talebiyle uluslararası kurumlara çağrı yaptı. Kadınlar, baskılara ve işkencelere karşı sessiz kalmayacaklarını belirtti.
Çağrıya katılan kadınlardan çocuk hakları savunucusu Sevinç Koçak, Halep’te başlayan ve Kobanê’de devam eden katliamların tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmeye devam ettiğini söyledi. Gerçekleşen saldırılarda kadın bedeninin hedef alındığını ifade eden Sevinç Koçak, “Bir kadının bedeninin bir binadan atılması, aynı zamanda bir kadının saç örgüsünü keserek birbirlerine ‘hediye’ edilecek kadar açıktan bütün bunların yapılıyor olması tüm kadınlara yönelik bir saldırı aslında. Sadece Rojava’da bir kadının saçı kesilmiyor, bütün kadınlara yönelik bu” dedi.
‘HİÇ KİMSE SESSİZ KALAMAZ’
Savaşın kadınlar üzerindeki etkisine dikkat çeken Sevinç Koçak, “Dün Kobanê’de bugün Rojava’da IŞİD’i durdurabilen tek güç olan oradaki kadın mücadelesinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Sınırdaki bu hilafet çağrılarının yarın buraya sıçrayacağını da biliyoruz. Rojava’daki kuşatma, çocukların donarak ölmesine neden oldu. Dünya kamuoyu buna sessiz kalamaz. Türkiye’de buna sessiz kalamaz. Hiç kimse sessiz kalamaz. Güçlü bir ses çıkarmadığımız sürece bugün Rojava’da olanlar yarın bu coğrafyada olmaya devam edecek” uyarısında bulundu.
‘ROJAVA YAŞAMDIR’
Barış Anneleri Meclisi üyesi Nezahat Yaşar, Rojavalı kadınlarla dayanışmak isteyen bir kadının saçlarını ördüğü için gözaltına alınmasına tepki göstererek “Örgüleri kesilen, binadan atılan kadınlar bizim değerimizdir. Kimse Kürt kadını değersiz sanmasın. Kürt kadınları savaşçıdır. Ellerini kadınlardan, Rojava’dan çeksinler. Rojava bizim için varlık-yokluk meselesidir. Rojava küçük bir yer ama Kürtlerin yüreğindeki yeri çok büyüktür. Rojava yaşamdır. Rojava’ya saldırıların durdurulmasını istiyoruz” diye konuştu.
‘ROJAVA DİRENİŞİNİN ARKASINDAYIZ’
Kürtlerin, Rojava’ya yönelik saldırılara karşı birlik sağladığını ifade eden Nezahat Yaşar, “Rojava’yı kurtaracak olan da budur. Rojava, Suriye değil Kürdistan’dır. Bunu hiç kimse unutmasın. Kimse HTŞ’ye teslim olmasını beklemesin. Bugün Kobanê’nin özgürleştirilmesinin yıldönümü. Hepimiz Rojava direnişinin arkasındayız. Kobanê berxwedan e” dedi.
Mezopotamya Kültür Merkezi’nden (MKM) Sidar Türkoğlu ise tarih boyunca yapılan savaşların hep erkeklerin yaratımı olduğunu belirti. Erkeklerin yarattığı bu savaşlarda en çok kadınlar ve çocukların etkilendiğini dile getiren Sidar Türkoğlu, “Fakat görünmez olan yine kadınlar oluyor. Bu örgü bir direniştir bizim için bir mücadeledir. Savaşı, şiddeti pekiştiriyorlar ve kadın bedeninin sokaklarda teşhir ediliyor. Maalesef bundan 10 yıl önce de yaşandı” ifadelerini kullandı.
‘VAR OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ’
Rojava’ya yönelik saldırıların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni olumsuz etkilediğini belirten Sidar Türkoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kadınlar, barışı istemeye devam etmeli. Biz asla alanlardan ayrılmayacağız. Her zaman ‘Buradayız’ diyeceğiz. Mücadelemiz için elimizden geleni yapacağız. Korkular, baskılar, şiddet bizi yıldıramayacak. Sanmasınlar ki bizi korkuyla geri çektirecek, bu barış sürecini de zedeleyecekler. Biz kimliğimizle hep vardık var olmaya devam edeceğiz.”
MA / Sema Bingöl

















