Mobbingle istifaya zorlanması üzerine noter tasdikli haklı iş feshi yoluna giden AHKEM Tekstil işçisi Emrah Çaçan, bu kez de tazminat ödemesine karşı “devamsızlık” gerekçesiyle işten çıkarıldığını aktardı.
“AHKEM işçileri: Tazminat ödememek için istifaya zorluyorlar” başlığıyla gündeme getirdiğimiz konu, firmanın yeni adımlarıyla sürüyor. Bursa’nın Yıldırım ilçesinde faaliyet yürüten AHKEM Tekstil, noter onaylı haklı iş fesihlerine karşı tazminat ödemek amacıyla işçilerin “devamsızlıktan” çıkışını vermeye başladı. “Zara” gibi markaların fason üretim yapan AHKEM Tekstil, çalışanlardan Emrah Çaçan’ın noter onaylı olarak 20 Şubat’ta yaptığı iş feshinden 8 gün sonra “devamsızlık” iddiasından tazminatsız işten çıkardı.
Konuya ilişkin Mezopotamya Ajansı’na (MA) bilgi veren Çaçan, “Ben çıkışımı Şubat’ın 20’sinde notere giderek, yaptım. AHKEM Tekstil sahipleri ise tazminatımı vermemek için 28 Şubat’ta çıkışımı kod 48 yani ‘devamsızlıktan’ vermiş. Bu yüzden tazminatlarımı da vermediler. Biz sadece güvenli ve insan onuruna yakışır koşullarda çalışmak ve işe gidip gelmek istiyoruz. Bundan sonra orada kalan arkadaşlarım için konuşuyorum. Çünkü onlara yönelik mobbing ve haksız uygulamalar devam ediyor. Yasal haklarımı da kullanacağımı ve hukuki sürecin takipçisi olacağım” ifadelerini kullandı.
Çalıştığı dönemde AHKEM Tekstil’de yaşadıkları sorunları anlatan Çaçan, “İş yerinin sağladığı servisler yetersiz olduğu için ayakta seyahat etmek zorunda kaldık. Bu durum işçi sağlığı ve güvenliği açısından açıkça risk teşkil etmektedir. Yaşanan sorunu işverene bildirdim ancak ‘Ayrı bir servis mi tahsis edelim?’ şeklinde, çözüm üretmekten uzak bir yanıt aldım. İşverenin, çalışanların güvenliğini sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak bu yükümlülük hiç yerine getirilmedi” diye konuştu.
‘İNSANİ ÇALIŞMA KOŞULLARINA AYKIRIDIR’
AHKEM Tekstil’de bir yıldan fazla çalıştığı bilgisini paylaşan Çaçan, “Bir yıldan fazla süredir çalışmama rağmen yıllık izin hakkımı da kullanamadım. Bu durum yasal haklarımın ihlal edildiğini göstermektedir. Ayrıca resmi tatillerde çalıştırılıyorduk, ücretleri ödeniyordu, ancak işe gitmediğimiz zaman tehditkâr söylemlerle karşılaşıyorduk. Bu da çalışma barışını zedeleyen bir durum ortaya çıkarıyordu. Akşam mesailerine kaldığımızda yemek verilmediği, sadece kuru ekmekle geçiştirildiği durumlar oluyordu. Bu da insani çalışma koşullarına aykırıdır” diye belirtti.
‘DENETİMDEN ÖNCEDEN HABERDAR OLUYORLAR’
Tekstilin denetlendiğini, daha sonra denetleyen yetkililerin işçilerle tekstildeki yazıhanede görüştüklerini söyleyen Çaçan, “İş yerinde denetimler sonrasında bazı yetkililer tarafından yazıhaneye çağrıldık ve sorunlarımızı anlattık. Ancak bu görüşmelerin ardından konuşulanların işverene iletildiği yönünde bir kanaat oluştu. İş yerinde, muhasebe bölümünde işverenin aile bireylerinin bulunması ve yönetim ilişkileri nedeniyle çalışanlar olarak sorunlarımızı sağlıklı bir şekilde iletmekte zorlandık. Çalıştığım iş yeri ünlü Zara fabrikasına üretim yapmaktadır. Sık sık denetlemeler olmasına rağmen denetimlerden işverenin önceden haberdar oluyorlar. Bu durum denetimlerin etkinliğini sorgulatıyor” şeklinde konuştu.
MA

















