Künye   Hakkımızda
8 Kasım 2026, Pazar
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Ortadoğu

İran’dan 105 gün sonra iletilen bir mektup

İran’da 105 gün sonra internete erişebilen sosyolog Virdar Sêymere, ABD ve İsrail’in saldırıları sırasında yaşadıklarını bir mektupla anlattı.

13 Haziran 2026
İran’dan 105 gün sonra iletilen bir mektup
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

İran ve Rojhilat’ta Ocak ayında başlayan rejim karşıtı protesto eylemlerinin ardından 8 Ocak’ta ülke genelinde geniş çaplı internet kesintisi uygulandı. Ardından ABD ve İsrail’in Şubat ayının sonlarında İran’a yönelik başlattığı savaşla birlikte ülkedeki baskı ve sansür giderek arttı. Birçok kişi aylarca internete bağlanamadı ve kendilerinden haber alınamadı. Eylemlerin başladığı ilk günlerde tuttuğu notları daha önce Mezopotamya Ajansı’na (MA) ileten sosyolog Virdar Sêymere, 28 Şubat’ta başlayan savaştan 105 gün sonra tekrar internete bağlanabildi ve MA’ya yeni bir mektup ulaştırdı.

Sêymere mektubunda, savaşın başladığı sabahı, o gün yaşadıklarını ve bedeninde, hafızasında kentle kurduğu ilişkide bıraktığı izleri anlattı. Sosyolog hala İran’da yaşadığı için kendi istemiyle ismi Virdar Sêymere olarak değiştirildi. Virdar Lorca “Birinin anısını unutturmamaya çalışan kişi” anlamına gelirken, Sêymere ise Zagros’ta bulunan bir nehrin adı.

Virdar Sêymere’nin mektubu şöyle:

“Merhaba…

Bu mektuba nereden başlamam gerektiğini bilmiyorum… Saat sabah dokuz buçuktu… Gökyüzünden bir ses geldi ve şehrin içini aydınlattı. Ben evdeydim… O eski binanın üçüncü katında… Her zaman sokağı anılarla dolduran o büyük pencerelerin yanında. İnkılap Meydanı’na birkaç dakikadan fazla mesafemiz yok, oradan da Pastör’e… Sen zaten biliyorsun… Gökyüzünden gelen o parlak ses… Önce beni biraz hayale sürükledi… Yanlış duyduğumu düşündüm. Ama sonra camlar titredi… Sadece camlar değil… Benim bedenim de… İstemsiz bir titreme… Sanki içimde bir şey dengeden çıkmış gibiydi. Pencereye doğru gittim… Açtığımda havanın kendine özgü tuhaf bir kokusu yoktu… Ama pencerelerdeki insanların konuşmaları da normal değildi. Komşulardan birinin penceresinden bir ses yükseldi: ‘Şehrin merkezini vurmuşlar…’ Doğrusu o an bu cümlenin ne anlama geldiğine dair hiçbir fikrim yoktu. Ne demekti şehir? Merkez? Vurmuşlar… Kelimeler apaçıktı. O kadar pencerenin arasında ne kadar da berrak kelimelerdi onlar…

KORKUM GERÇEK OLUYORDU

Güneydeki pencereye döndüm. Şimdi kelimelerin anlamı yavaş yavaş yerine oturuyordu. Dumanın ve tozun içinden… Sanki İnkılap Meydanı yıllardır içinde biriktirdiği bütün dumanı ve tozu kusmuş gibiydi. Ben hep şehrin kendini İnkılap ile Cumhuriyet arasında topladığını düşünürdüm. Bu sakinliği ve karmaşayı sana nasıl anlatacağımı bilmiyorum… Bu karmaşanın içinde zihnim sanki mesafeleri… Sokakları… Otobüs duraklarını hesaplıyordu. Hesaplarım ne kadar netleşiyorsa, korkum da o kadar gerçek oluyordu.

Neden fotoğraf çekiyordum bilmiyorum… Sanki içimin derinlerinde hâlâ bunun sadece bir sahne olduğunu düşünen bir yan vardı. Hayatın bu sahnenin dışında hâlâ akmaya devam ettiğine inanıyordu sanki. Sonra kendime geldim… Bedenime… Hâlâ çıplak olan ayaklarıma… Giyinmem gerektiğini fark ettim. Belki de kıyafet giyerek dünyamı yeniden normal göstermeye çalışıyordum. İnanır mısın? Gittim ve giyindim. Bizim o göçebe utancımız, kriz anında bile kendini göstermeden duramıyor.

Sokağın karşı tarafında, tam karşımda, insanlar pencerelerden dışarı sarkıyordu. Başlar ve gözler sesin kaynağını arıyordu… Ya da ben öyle sanıyordum. Eşimi aradım… Hatlar da sanki sesi taşımakta zorlanıyordu. Telefon kabloları kendine geldiğinde eşim ‘Alo… alo…’ dedi. ‘Pastör’ü vurmuşlar,’ dedim… Ya da söylediğimi sandım. Sonra içimde adını bilmediğim tuhaf bir şey oldu. Kendimin öyle bir parçasıyla karşılaştım ki, daha önce onu yaşayıp yaşamadığımdan emin değilim.

SOKAK BİTMEK BİLMİYORDU

İnanır mısın… İçimdeki bir parça o noktanın yok olmasını istiyordu. İnanabiliyor musun? Nedenini bilmiyorum. Ve basit açıklamalarla bunu hafifletmek de istemiyorum. Eşim patlamanın sarsıntısını hissetmişti. Deprem olduğunu sanmıştı. Birkaç dakika sonra, ‘Git çocukları al’ dedi. Evle okul arasında sadece birkaç dakika vardı. Ama o gün sokak bitmek bilmiyordu. Koşuyordum… Ya da koşmaya benzer bir şey… Şehir her zamanki gibi değildi. İnsanlar… Sesler… Korna sesleri… Hatta çığlıklar bile başka bir şekle bürünmüştü.

Motordaki biri bağırdı: ‘Helal olsun amca… Seni bekliyorduk!’ Ve ben o anda korkuyla sevinçle ve anlam verememek arasında gidip geliyordum. Sanki ne yaşadığımı bilmiyordum. Sonra çocukların sesleri… Okula varmadan önce ağlamaları duydum. Açıklamaya ihtiyaç duymayan çığlıkları… Ve sonra şunu keşfettim: Olay ile beden arasında hiçbir mesafe yoktur. Her şey doğrudan sese dönüşür.

BAZI ŞEYLER ESKİSİ GİBİ DEĞİL

Şimdi sana bu mektubu yazarken hâlâ bu günü zihnimde nasıl taşıyacağımı bilmiyorum. Biliyorum ki şehirde ve belki de bende bazı şeyler artık eskisi gibi değil. Şimdi o sabahı düşündüğümde, dumanlardan ve tozlardan çok sesleri hatırlıyorum. Sanki görüntüler zamanın içinde kayboluyor ama ses kaybolmuyor. Ses, dünyanın ruhunda bir yerde kalıyor.

Onu kimin duyacağını ise bilmiyorum.”

– Mektupta geçen “İnkılap” (Enqelab/ Devrim) ve “Cumhuriyet” (Jomhuri) sözcükleri hem Tahran’ın merkezindeki iki ana caddeye hem de sözcüklerin taşıdığı siyasal ve tarihsel anlamlara gönderme yapmaktadır. Enqelab (Devrim/ İnkılap) Caddesi ile Jomhuri (Cumhuriyet) Caddesi birbirine paralel uzanan iki önemli kent aksıdır. Her ikisi de Kargar Caddesi’ni keser. Enqelab Caddesi batıya doğru Enqelab Meydanı’na ulaşır; bu meydandan sonra cadde Azadî (Özgürlük) Caddesi adıyla devam eder ve kentin simgesel noktalarından biri olan Azadî Meydanı’na kadar uzanır.

– Mektupta adı geçen Pastör (Pasteur) semti ise, İran’daki devlet kurumlarının ve yönetim merkezlerinin bulunduğu bölgedir ve bu iki caddeye oldukça yakın bir konumdadır. Bu nedenle metindeki “İnkılap”, “Cumhuriyet” ve “Pastör” referansları yalnızca mekânsal bir güzergâhı değil, aynı zamanda İran’ın siyasal hafızası içinde devrim, cumhuriyet ve iktidar arasındaki sembolik ilişkiyi de çağrıştırmaktadır.

Berivan Kutlu / MA

Previous Post

MAF-DAD Eşbaşkanı: Çatışmanın tüm sonuçlarını kapsayacak hukuki çerçeve oluşmalı

Next Post

Kayyımın parsel parsel hazırladığı ‘rant planları’ iptal edildi

İlgili Haberler

Limter-İş’ten Filistin çağrısı: “İş birlikçilerini teşhir edeceğiz”
Ortadoğu

Limter-İş’ten Filistin çağrısı: “İş birlikçilerini teşhir edeceğiz”

6 Kasım 2026
İsrail seçimlerinde yabancı fon iddiası: Şin Bet soruşturacak
Gündem

İsrail seçimlerinde yabancı fon iddiası: Şin Bet soruşturacak

29 Ekim 2026
Tel Aviv’de Yahudi-Arap hükümeti talebiyle eylem
Ortadoğu

Tel Aviv’de Yahudi-Arap hükümeti talebiyle eylem

29 Ekim 2026
İran, Hürmüz Boğazı’nda ABD yapımı İHA düşürdüğünü duyurdu
Ortadoğu

İran, Hürmüz Boğazı’nda ABD yapımı İHA düşürdüğünü duyurdu

29 Ekim 2026
Lübnan’dan enerji hamlesi, ABD’den Rusya yaptırımları kararı
Gündem

Lübnan’dan enerji hamlesi, ABD’den Rusya yaptırımları kararı

17 Ekim 2026
Koridor arayışı mı, jeoekonomik çıkarlar mı?
Ortadoğu

Koridor arayışı mı, jeoekonomik çıkarlar mı?

16 Ekim 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Burjuva siyaset, ahlak ve biz
Gündem

Burjuva siyaset, ahlak ve biz

Melike Korkmaz
8 Ekim 2026
Politika'dan Söyleşi
Gazeteci Aykan Sever: Lula ve PT yeni bir krize kadar beşik sallama modunda
Gündem

Gazeteci Aykan Sever: Lula ve PT yeni bir krize kadar beşik sallama modunda

Politika Haber
1 Kasım 2026

EN SON HABERLER

YÖK’ten lisans eğitimini üç yıla indirme hazırlığı

YÖK’ten lisans eğitimini üç yıla indirme hazırlığı

7 Kasım 2026
KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı

KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı

7 Kasım 2026
Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı

Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı

7 Kasım 2026
TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki

TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki

7 Kasım 2026
DİSK, Cerattepe mücadelesini COP31’e taşıyacak

DİSK, Cerattepe mücadelesini COP31’e taşıyacak

7 Kasım 2026
Cumartesi Anneleri 1128. haftada Ali Tekdağ için adalet istedi

Cumartesi Anneleri 1128. haftada Ali Tekdağ için adalet istedi

7 Kasım 2026
Fon vurgunlarını eleştiren imamın vaazına erişim engeli

Fon vurgunlarını eleştiren imamın vaazına erişim engeli

7 Kasım 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!