Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubesi’nin, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işten çıkarılmaları protesto etmek amacıyla her Çarşamba günü düzenlediği oturma eylemi 373’üncü haftasında da Karşıyaka çarşı girişinde devam etti. Açıklamada “İhraç tecrittir. Tecrit insan hakları ihlalidir. Hak ihlallerine hayır. İşimize geri döneceğiz” pankartı açıldı. Açıklamanın metnini Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Zeliha Danyeli okudu.
Sendikal faaliyet yürütenler, düşünce ve ifade özgürlüğünü kullananların hedef haline getirildiğini belirten Zelih Danyeli, kamuda çalışan birçok kadının yaşam hakkını ve eşitlik talep ettiği için işinden ihraç edildiğini söyledi. İzmir’deki hastane açılışında Rahmi Koç’un ırkçı ve cinsiyetçi söylemlerine de değinen Zeliha Danyeli, “Kürt kadınlarını hedef alan ayrımcı ifadeler, ne mizah ne de ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir. Kadınları etnik kimlikleri üzerinden aşağılayan, ana dilinde kamusal hizmet alma hakkını alay konusu yapan söylemler; toplumsal barışa, eşitliğe ve birlikte yaşam iradesine zarar vermektedir. Kadınların kimliğini, dilini ve varlığını hedef alan nefret dilini reddediyor; her türlü ayrımcılığa karşı dayanışmayı ve ortak mücadeleyi büyütmeye devam edeceğimizi ifade ediyoruz” dedi.
‘KADINLAR ŞİDDET VE YOKSULLUK KISKACINDA YAŞAM SÜRDÜRÜYOR’
Kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırıların da devam ettiğini ifade eden Zeliha Danyeli, “Günde üç kadının katledildiği, kadınların şiddet ve yoksulluk kıskacında yaşam mücadelesi verdiği bir ülkede, nafaka hakkını hedef alan girişimler kabul edilemez. Sorun nafaka değil; kadınları yoksulluğa, güvencesizliğe ve şiddete açık hâle getiren politikalardır. Kadınların ekonomik bağımsızlığını zayıflatacak, onları daha fazla yoksulluğa ve bağımlılığa mahkûm edecek düzenlemeler yerine eşitliği, sosyal adaleti ve kadınların yaşam güvencesini esas alan politikalar hayata geçirilmelidir. Kadınların karşı karşıya bırakıldığı şiddet, ayrımcılık ve güvencesizlik yalnızca sosyal yaşamda değil, çalışma hayatında da kendisini göstermektedir” ifadelerini kullandı.
‘HAKLAR EKSİKSİZ İADE EDİLMELİ’
Agirî’de görev yapan öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın şüpheli ölümünün yalnızca bir ölüm vakası olarak değerlendirilemeyeceğini aktaran Zeliha Danyeli, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Bu olay; eğitim emekçilerinin güvenli çalışma koşulları, kamusal koruma yükümlülüğü ve kadınların yaşam hakkı açısından ciddi sorumluluklar doğurmaktadır. Ölümün ardındaki tüm iddialar; olası ihmal, baskı, mobbing, şiddet ve idari sorumluluklar etkin, şeffaf ve bağımsız biçimde soruşturulmalıdır. Gerçeğin karartılmasına, dosyanın üzerinin örtülmesine ve sorumluların korunmasına izin verilmemelidir. KESK olarak kadınların eşit, özgür ve güvenli bir yaşam sürme hakkının; kamusal hizmetlere anadilinde erişim hakkının; çalışma yaşamında güvence ve korunma hakkının; ekonomik ve sosyal haklarının takipçisi olmaya devam edeceğiz. OHAL döneminin hukuksuz uygulamalarıyla hesaplaşılmalı, siyasi gerekçelerle ihraç edilen tüm kamu emekçileri görevlerine ve tüm özlük haklarına eksiksiz olarak iade edilmelidir.”
MA

















