ABD Kongre’sinde İran’a yönelik savaş yetkileri tartışması sürerken, uluslararası basın ABD-İran hattındaki müzakere ihtimalini de yakından takip etti. Öte yandan savaşın küresel piyasalardaki etkisi yeniden gündeme taşınan konulardan biri oldu.
ABD Kongre’sinde İran savaşının “yasallığı” tartışmaları sürüyor. Son olarak ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD’nin İran savaşındaki askeri hareketliliği için Kongre’den onay almasını öngören tasarının Temsilciler Meclisi’ndeki oylamasının ertelendi. Bu gelişme ise beraberinde tartışmaları getirdi. İngiltere merkezli Reuters’ın haberine göre, Perşembe günü yapılması beklenen oylama Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elinde bulunduran Cumhuriyetçiler tarafından beklenmedik bir şekilde iptal edildi. Haberde ayrıca bu yılın başlarında yapılan oylamalarda da Cumhuriyetçilerin oy birliğiyle üç savaş yetkisi kararını reddettiği de eklendi. Söz konusu son tasarı ise ABD Senatosu’nda 50’ye 47 oyla kabul edilmişti.
ABD-İRAN HATTINDA YENİ TASLAK İDDİALARI
İran basınının, ABD’nin de Pakistan aracılığıyla yeni teklif metni ilettiğini öne sürmesi de gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. İran merkezli ISNA haber ajansının ise söz konusu teklifin iki taraf arasındaki farkları büyük ölçüde kapattığını yazarken, yeni müzakere gündemi uluslararası basın tarafından da yakından takip edildi. Konuyu gündemleştiren ABD merkezli NBC News ise Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir’in müzakereler kapsamında İran’a gitmesinin beklenildiğini bildirdi.
MÜZAKERE MESAJI
Öte yandan gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, İran ile savaşı sona erdirecek anlaşma için iyi sinyaller olduğunu söylemesi de birçok ajansın manşetinde yer aldı. Rubio’nun açıklamalarını gündemleştiren İngiltere merkezli Sky News, Rubio’nun devamında İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere geçiş ücreti uygulama planını sürdürmesi halinde bir anlaşmanın imkansız olacağını belirttiğini de yazdı.
SAVAŞ İHTİMALİ İSRAİL’İN GÜNDEMİNDE
İsrail kanadından gelen açıklamalar da gündemin önemli bir diğer başlığı oldu. ABD merkezli New York Post, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in, İsrail ordusunun tetikte olduğunu ve tüm cephelerde yaşanabilecek olası bir gerginlik tırmanışına hazırlıklı olduğunu belirttiğini aktardı.
Eyal Zamir’e ilişkin bir diğer iddia ise İsrail merkezli The Times of İsrael’den geldi. Habere göre, İran savaşı esnasında gerçekleştirildiği öne sürülen ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yalanlanan İsrail-BAE görüşmelerinde yer alan isim Eyal Zamir’di.
‘TAKTİKSEL BİR ALDATMACA’
ABD-İran hattındaki müzakere sürecini takip eden Reuters ise, kaynaklara göre İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in, ülkenin nükleer silah yapımına yakın düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun yurt dışına çıkmaması yönünde talimat verdiğini aktardı. Bu adımın ABD-İran görüşmelerini zor durumda bırakabileceği ifade edilen haberde, ABD’nin de İsrail’in de söz konusu uranyumun ülkeden çıkmadığı takdirde savaşı bitirmeyeceklerine yönelik açıklamalarına da yer verildi. Haberde ayrıca, İranlı kaynaklara göre İran’ın çatışmaların duraksamasını ABD’nin yeniden hava saldırılarına başlamadan önce güvenlik hissiyatı oluşturmak için yaptığı taktiksel bir aldatmaca olarak değerlendirdiği de yer aldı.
Gerilimin ekonomiye yansımasını İngiltere merkezli The Guardian gündemine taşıdı. Haberde, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un, yaz sezonu öncesi stokların azalması ve Ortadoğu’dan yeni petrol ihracatının yetersiz kalması nedeniyle Temmuz ve Ağustos aylarında piyasaların kritik bir seviyede olacağı uyarısında bulunduğu aktarıldı. Haberde ayrıca dünya genelinde birçok ülkenin birkaç yıl içinde enerji stratejilerini gözden geçireceği ve diğer enerji kaynaklarına yöneleceğinin öngörüldüğü de eklendi.
ÇİN’İN DİPLOMASİ TRAFİĞİ GÜNDEMDE
ABD merkezli Associated Press (AP) haber ajansının gündeminde ise Çin’in yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği vardı. ABD ve Rusya ile yapılan görüşmeleri karşılaştıran haberde, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in ve Trump’ın ziyaret sonrası ortak bir bildiri imzalamadığı ya da kamuoyu önünde herhangi bir anlaşmanın imza törenine katılmadığına dikkat çekildi. Bu durumla birlikte varılan anlaşmalardaki belirsizliğe işaret edildi. Öte yandan Rusya ve ABD’nin Tayvan meselesine yaklaşımının birbirinden çok farklı olduğu da hatırlatılarak, Rusya’nın Tayvan’a dair Çin ile bir görüş ayrılığının bulunmadığı, imzalanan ortak bildiride de Tayvan’a yönelik kısımların olduğu ifade edildi.
MA

















