Künye   Hakkımızda
20 Mayıs 2026, Çarşamba
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Dêrsim’de 150’den fazla maden faaliyeti ile ekokırım gerçekleştiriliyor

TMMOB Dêrsim Şubesi İKK Sekreteri Uğur Beycan, Dêrsim'de 150'nin üzerinde maden faaliyeti ekokırım gerçekleştirildiğini ifade ederek "Doğru öncülükle özgür doğayı korumaktan başka hiçbir çaremiz yok" dedi.

20 Mayıs 2026
Dêrsim’de 150’den fazla maden faaliyeti ile ekokırım gerçekleştiriliyor
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Kapitalist sermayenin Kürdistan ve Türkiye’de madenler eliyle ekolojiye verdiği zarar her geçen gün artıyor. Azami kar hırsıyla hareket eden sermaye maden arama ve çıkarma faaliyetleriyle kazılmadık yer bırakmıyor. Bu yılın Ocak ayında Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) 59 ilde 182 adet sahada toplam 54 bin 746 hektarlık (76.675 futbol sahası genişliğinde) alanı ihaleye çıkardı. Şubat ayında ise 67 ilde tam 485 adet maden ruhsat sahasını satılığa çıkardı. Bu 485 ruhsat alanının 288 tane maden sahası ise mega yani bin hektardan büyük sahalar.

Doğası büyük ölçüde tehlike altında olan Kürdistan’ın 24 kenti ve 192 ilçesinde, 2025 yılında 2 bin 207 Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusu yapıldı, 625’i hakkında “ÇED gerekli değildir” kararı verildi. Dêrsim hem madenlerle hem de RES, GES, JES ve barajlar ile talan edilmek isteniyor. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Dêrsim Şubesi İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Sekreteri Uğur Beycan, hem Dêrsim özelinde hem de bir bütün olarak Kürdistan ve Türkiye’de ekokırıma neden olan madenler dair konuştu.

150’NİN ÜZERİNDE MADEN

Son 10 yılda Dêrsim’de madencilik faaliyetlerinin yoğunlaştığını söyleyen Beycan, Dêrsim’de şu anda 150’nin üzerinde maden faaliyeti yürütüldüğünü aktardı. Pulur’un (Ovacık) yüzde 26’sının, Munzur Dağları’nın yüzde 22’sinin, Dêrsim’deki meraların yüzde 56’sının ve tabiat parklarının da yüzde 42’sinin madenlerle ruhsatlandırılmak istendiğini söyleyen Beycan, “Bu faaliyetlerin yaklaşık yüzde 46’sı maden arama aşamasında, yüzde 4’ü ruhsat aşamasında ve yüzde 2’si de işletme aşamasında. Nedir bu maden faaliyetleri? Bunlar mühendislik alanından 4A, 4B dediğimiz ağır metaller yani alüminyum, bakır, altın, kadmiyum gibi madenler üzerine şekilleniyor. Örneklendirecek olursak, Hozat-Ovacık sınırı dediğimiz Karaoğlan’nın tamamının neredeyse madene ruhsatlandırıldığını biliyoruz. Hemen Ovacık’ın arka sırtlarında Mercanların, Havaçor kısmında İliç bölgesinde bir altın madeni faaliyeti yürütülüyor. Ve bunları çoğunluklu olarak yabancı sermayeler yürütüyor” dedi.

‘ŞİRKETLERDEN YANA YASAL DÜZENLEMELER’

Madencilik faaliyetlerinde kamusal denetleme ve planlamanın olmadığına dikkat çeken Beycan, Erzîngan Licik’te (İliç) yaşanan maden faciasını buna birer örnek olarak verdi. Madencilik faaliyetlerinde mühendislik disiplinlerinin dikkate alınmamasının sonuçlarından birisinin ekokırım olduğunun altını çizen Beycan, “Mühendislik disiplinleri prosedür boyutunda kalan, yasalarla şirketlerin kar hırsının önünü açan devlet pratiği var. 2006 yılından günümüze kadar Maden Kanunu ve yönetmeliğinde yaklaşık 19’un üzerinde bir değişiklik yapıldı. Daha önce milli parklar, tabiat parkları, doğal parklar, sulama alanları, ‘askeri özel’ alanlar ve meralar gibi alanların tamamında bu yasal değişiklikler ve yönetmelik değişiklikleri ile birlikte madencilik faaliyetlerinin önündeki engeller kaldırıldı. Bu yasal zemin yaratılırken kamucu perspektiften değil tamamen şirketlerin sermayesine sermaye katma üzerine yasal düzenlemeler getirildi. Bu yasal düzenlemelerde denetleyecek herhangi bir mekanizma olmadığı için firmaların toprağı örselemesinden tutun kullanılan ağır kimyasallara kadar süzdürülemez bir yaşam açığı çıkartıyor” ifadelerine yer verdi.

NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ İLE TALAN

ABD ve Çin gibi hegemonik güçler için önemli olan nadir toprak elementlerine de değinen Beycan, birçok yerde kullanılan bu elementlerin egemen güçler için “ihtiyaç” olduğunu ifade ederek şu şekilde devam etti: “Nadir toprak elementlerinin hegemonik savaşlar yürütülürken ulus devletlerin savaş gücünün etkisini artırma noktasında önemli gerçekliği var. Bu gerçeklik ile birlikte uluslararası bütün şirketler buraya gözünü dikiyorlar ve savaş gücünü daha da arttırma ve bir hegemonyayı kendinden doğru tesis etme yaklaşımıyla bunu sürdürüyorlar. Ekokırım biraz da işte bu savaş gerçekliği, kapitalizmin ve hegemonik gerçekliğin sonucu olarak önümüzde duruyor. Buna karşı kamucu bir yaklaşımı tesis etme zorunluluğu tarihsel bir sorumluluk olarak bugün bir bütün Türkiye halklarının tamamının önünde duruyor. Bölgede bugün krom, altın ve bakır madenleri birçok alanda yayılmış durumda. Bir Cerattepe gerçekliği var, Cerattepe boşaltılacak. Yani neredeyse bir kentin altı boşaltılmış durumda. ‘Pirit elementi bulduk’ diyorlar. Pirit elementinin olduğu yerde altında bakır da bulunur. Hâlâ orada bakır madenciliğinin yanında bir de altın madenciliği yapma eğilimi var. Bugün baktığınız zaman Cudi ve Gabar dağlarında maden faaliyetleri yürütülüyor. Bugün Dêrsim’de çok yoğun maden faaliyetleri planlamaları var.”

TOPLUMSAL MÜCADELE

Tüm bu maden faaliyetlerine karşı halkı merkezine alan bir mücadelenin verilmesi gerektiğinin altını çizen Beycan, toplumsal mücadele ile hukuki mücadelenin paralel götürülmesinin önemli olduğunu belirtti. Beycan, son olarak “Madencilik faaliyetlerinin doğaya, topluma, insanlığa nasıl zarar verdiğini insanlara anlatmamız lazım. Dersim’in özelinden bir bölgenin tamamına kadar ortak aklın yaratılmasından, demokratik kitle örgütlerinden siyasi partilere kadar bu tartışmaları doğru yere oturtmaktan ve bunun merkezine de halkımızı oturtmaktan, bunun yanında hukuki süreçleri yürütmekten başka hiçbir alternatifimiz yok. Dêrsim halkı çevre mücadelesinde rüştünü ispatlamış halktır. Kitle örgütü ve siyasi partilerin buradaki öncülerinin bu anlayışla doğru öncülük yapması lazım. O doğru öncülükle bugün ekokırım politikalarına karşı ekolojik yaşamı, ekolojik yaşamın gerekliliği ve esası olan özgür yaşamı, özgür yaşamın gerekliliği ve esası olan özgür doğayı korumaktan başka hiçbir çaremiz yok” diye konuştu.

MA / Uğurcan Boztaş

İlgili Haberler

Dilovası Katliamı davası öncesi adalet talebi
Gündem

Dilovası Katliamı davası öncesi adalet talebi

20 Mayıs 2026
UEFA finali nedeniyle İstanbul’da bazı yollar kapatılacak
Gündem

UEFA finali nedeniyle İstanbul’da bazı yollar kapatılacak

20 Mayıs 2026
Satıcılar’da izinsiz GES kurulumu
Gündem

Satıcılar’da izinsiz GES kurulumu

20 Mayıs 2026
Lise çağındaki gençlere ‘sahte şirket’ tuzağı
Gündem

Lise çağındaki gençlere ‘sahte şirket’ tuzağı

20 Mayıs 2026
Dünya basınının gündeminde yine ABD-İran gerginliği var
Gündem

Dünya basınının gündeminde yine ABD-İran gerginliği var

20 Mayıs 2026
34 yıldır babasının faillerini arıyor: Gerçek bir barış yüzleşmeyle sağlanır
Gündem

34 yıldır babasının faillerini arıyor: Gerçek bir barış yüzleşmeyle sağlanır

20 Mayıs 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Nükleer Tehlike Kapıda
Politika'dan Yorum

Nükleer Tehlike Kapıda

Politika Haber
6 Nisan 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

Dilovası Katliamı davası öncesi adalet talebi

Dilovası Katliamı davası öncesi adalet talebi

20 Mayıs 2026
UEFA finali nedeniyle İstanbul’da bazı yollar kapatılacak

UEFA finali nedeniyle İstanbul’da bazı yollar kapatılacak

20 Mayıs 2026
Satıcılar’da izinsiz GES kurulumu

Satıcılar’da izinsiz GES kurulumu

20 Mayıs 2026
Dêrsim’de 150’den fazla maden faaliyeti ile ekokırım gerçekleştiriliyor

Dêrsim’de 150’den fazla maden faaliyeti ile ekokırım gerçekleştiriliyor

20 Mayıs 2026
Lise çağındaki gençlere ‘sahte şirket’ tuzağı

Lise çağındaki gençlere ‘sahte şirket’ tuzağı

20 Mayıs 2026
Dünya basınının gündeminde yine ABD-İran gerginliği var

Dünya basınının gündeminde yine ABD-İran gerginliği var

20 Mayıs 2026
34 yıldır babasının faillerini arıyor: Gerçek bir barış yüzleşmeyle sağlanır

34 yıldır babasının faillerini arıyor: Gerçek bir barış yüzleşmeyle sağlanır

20 Mayıs 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!