Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) öncülüğünde 16 Mayıs’ta Kürdistan ve Türkiye’nin birçok kentinde eş zamanlı olarak “Gavek ji bo Aştiyê/Barış İçin Adım At” şiarıyla yürüyüşler düzenlenecek. Yürüyüşlerin yapılacağı merkezlerden Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesi, Amed, Wan, Mersin ve İzmir’de hazırlıklar da katılım çağrıları da sürüyor.
AMED
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) öncülüğünde 16 Mayıs’ta Amed’de Cezaevi Üstköşe’den Ofis AZC Plaza önüne kadar “Barış İçin Adım At” şiarıyla yürüyüş yapılacak. Siyasetçiler, yürüyüşe katılım çağrısında bulundu.
DEM Parti Amed İl Örgütleme Eşsözcüsü Güliz Kaya, “Somut adımların atılmaması ve tek taraflı beklentiler toplumda tedirginlik yaratıyor. Bizler de halkımızla birlikte devlete ve iktidara adım attırmak amacıyla bu yürüyüşü örgütlüyoruz” dedi. Güliz Kaya, sürecin ilerleyebilmesi için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasının hayati önemde olduğunu söyleyerek, halkı yürüyüşe davet etti.
‘DEVLETİN YAKLAŞIMI BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR’
DEM Parti Amed İl Örgütleme Eşsözcüsü Fırat Yüksektepe, Kürt halkının uzun yıllardır Abdullah Öcalan’ın fikirleri etrafında mücadele yürüttüğünü belirterek, devletin sürece ilişkin henüz somut ve güven verici bir adım atmadığını söyledi. Yüksektepe, “Halk artık sürecin hükümet tarafından dondurulduğunu düşünüyor. Eğer böyle değilse hukuki adımlar atılmalıdır. Halkımız ‘Önderimiz çağrısını yaptı, milyonlar yanında durdu, neden devlet somut adım atmıyor’ diye soruyor” dedi.
‘SORUMLULUK SADECE KÜRTLERE YÜKLENEMEZ’
DBP Amed İl Yöneticisi Seyfettin Tora, “Kürt halkı süreci olumlu karşıladı ancak devletin yaklaşımı halen bir oyun gibi ele alınıyor” dedi.
DBP Amed İl Eşbaşkanı Ruçem Vefa Elyakut ise kalıcı barış için tüm tarafların sorumluluk alması gerektiğini vurgulayarak, “Eğer bu ülkede kalıcı bir barış sağlanacaksa bunun sorumluluğu yalnızca Kürtlere yüklenemez. Devletin ve hükümetin de adım atması gerekir. Kadınlar, gençler ve toplumun tüm kesimleri 16 Mayıs Cumartesi günü saat 19.00’da eski cezaevi önünden Ofis AZC Plaza’ya kadar gerçekleştirilecek yürüyüşe davet ediyoruz” çağrısında bulundu.
WAN
Yürüyüşün yapılacağı kentlerden biri olan Wan’da hazırlıklar sürüyor. Wan’daki yürüyüş Van AVM’den Musa Anter parkına kadar gerçekleştirilecek. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) öncülüğünde yapılacak yürüyüşlerle, iktidara “Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında yasal düzenlemeler yap” çağrısı yapılacak. Yine Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yasal statüsüne dair mesajlar verilecek.
‘BARIŞ, KANUNSUZ OLMAZ’
Yürüyüşe çağrı yapan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Wan İl Eşbaşkanı Cemal Demir, sürecin hedefine ulaşması için yasal adımların hayati olduğunu vurguladı. Demir, “Sürecin üzerinden bir buçuk yıl geçti. Bu süreçte Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Kürt özgürlük hareketi tarafından önemli adımları atıldı. Sürecin yıl dönümünde Sayın Öcalan bir açıklama yaptı. Açıklamasında sürecin ikinci bir aşamaya evirildiğini ifade etti. İkinci yönün adımları meclis zemininde yeni yasaların çıkarılması ve bu yasaların hukuki ve siyasi zeminlere oturtulmasıydı. Hiçbir barış kanunsuz ve yasasız olamaz. Eğer gerçekten bir barıştan, demokrasiden söz edilecekse bunun için adımların atılması gerekiyor” diye konuştu.
YÜRÜYÜŞE ÇAĞRI
Wan’da yapılacak yürüyüşe çağrı yapan Demir, şunları söyledi: “Sürecin yürümesi için, Kürt Halk Önderi’nin çalışma koşullarının sağlanması ve ‘umut hakkı’nın uygulanması gerekiyor. Sürecin ilerleyebilmesi için en çok da toplumun buna destek vermesi gerekiyor. Bunun için saat 19.00’da Van AVM yanından toplanarak, Musa Anter Barış Parkı’na kadar yürüyüş gerçekleştireceğiz. Sürecin tamamlanmasını ve yasal adımların atılmasını talep edeceğiz. Yürüyüşe tüm halkımızın güçlü bir şekilde katılmasını talep ediyoruz.”
ŞIRNEX
Cizîr ilçesi Cûdî Mahallesi’nde yapılacak yürüyüşe katılım çağrısı yapan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, “Kürdistan’ın her yerinde halkımız uzun yıllardır büyük bir direniş gösterdi. Bu halk onurlu bir barışı hak ediyor. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin öncülüğünü Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan yapıyor. Devlet kanadı bugüne kadar bu süreçte somut bir adım atmamıştır. Bizde barış ve özgürlük isteyen Kürdistan halkları, 16 Mayıs’ta her yerde, eşzamanlı yürüyeceğiz. ‘Onurlu bir barış için adım at’ diyeceğiz. Sokak sokak, cadde cadde bu talebi yüz binler olarak haykıracağız. Kürdistan ve Türkiye halkları bu eyleme büyük bir destek vermeli. Devleti somut adım atmaya zorlamamız gerek. Ortadoğu’da Önder Öcalan öncülüğünde onurlu bir barış süreci inşa etmemiz gerek. Biz güçlüyüz, bu sürecin sigortası özgürlük ve barış isteyen Kürdistan halklarıdır. Biz milyonlarız. Bizim barış talebimizi her yerde haykırmamız gerek. Gelin 16 Mayıs’ta bu sese ses olun. Barış için yürüyeceğiz” dedi.
‘SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ’
Şirnex’te devam ekolojik yıkıma tepki gösteren Bayındır, “Bu anlayışı kabul edemeyiz. Şimdi Besta’dayız. Burada hala ağaçlar ‘güvenlik’ adı altında kesiliyor. Doğamız talan ediliyor. Savaş ve çatışma sadece silahlarla yapılmıyor. Bu savaş Botan’da uzun yıllardır doğa ile veriliyor. Kömür madenleri, enerji santralleri, petrol kuyuları, barajlar ile doğa talan ediliyor. Bizi kendi ülkemizde susuz, güneşsiz, gölgesiz, nefessiz bırakmak istiyorlar. Bizi topraksız bırakmak istiyorlar. Ancak Kürdistan halkları bu talan politikalarına karşı bilinçlidir. Sonuna kadar direneceğiz. Doğa talanına karşı Kürdistan’da yıllardır mücadele ediyoruz ve etmeye devam edeceğiz. Barış istemeyenlere Besta’dan sesleniyoruz; kendi halkınıza karşı düşmanca politikaları terk edin, bu yanlıştan bir an önce dönün. Bu topraklar üzerinden kardeşçe birlikte yaşayalım. Halkımız bu talana karşı duyarlı olmalı” diye belirtti.
FATMA UYAR’IN ANNESİ: BİZ BARIŞ İSTİYORUZ
Şirnex’in Silopiya (Silopi) ilçesinde 2015’teki sokağa çıkma yasakları döneminde katledilen Özgür Kadın Kongresi (KJA) üyesi Fatma Uyar’ın annesi Hatice Uyar, her zaman barış istediklerini belirterek, “Biz barış istiyoruz. Huzur gelsin istiyoruz. Bu savaşın son bulmasını istiyoruz. Bir süreç var ve bu süreç üzerinden bir yılı aşkın süre geçti ancak devlet somut bir adım atmadı. Bu bizim güvenimizi azaltıyor. Bu süreçte kendimize güveniyoruz. Bir an önce somut adımlar atılmalı. Zindanda tutulan siyasi tutsaklar serbest bırakılmalı. Kürt özgürlük hareketi güzel adımlar atarken devlet Botan’da hala doğayı talan ediyor. Ağaçlarımız kesilirken barış gelmez. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerine düşen sorumluluğu fazlasıyla yerine getirdi, getiriyor. Devlet ise bunu yapmadı. Devletin adım atması için yürüyeceğiz. Herkes bu yürüyüşte yerini almalı” diye konuştu.
‘SERHILDAN RUHU İLE YÜRÜYECEĞİZ’
Yürüyüşe “serhildan ruhu” ile katılacaklarını belirten Melle Beşir Kartal, “Kürtler için her ne kadar eskiye oranla şuan süreçten kaynaklı bir mutluluk varsa bile bu yetmez. Zindanlar hala dolu. Her zamandan daha çok birliğimizi güçlendirmeye ihtiyacımız var. Her ne kadar devletin adım atmamasından kaynaklı bir tıkanma var olsa da bizler umutluyuz. Devlet bir an önce adım atmalı. Bir yılı aşkın süredir süreçten beri iki taraftan da ölümler yaşanmıyor, silahlar patlamıyor. Biz umutlarımızı yitirmeyeceğiz. Bunun için devleti adım atmaya zorlayacağız. 16 Mayıs’ta Cizîr’de Cûdî Mahallesi Kasaphane önünden bir araya gelerek yürüyeceğiz. Bu yürüyüşün serhildan ruhu ile gerçekleşmesi gerek. Herkes bu serhildanda yerini almalı. Halk serhildana kalkarsa devlet adım atmak zorunda kalır. Barış istiyoruz mesajını en güçlü şekilde vereceğiz” dedi.
MERSİN
Mersin’de, Akdeniz ilçesinde bulunan Barış Parkı’nda saat 19.00’da bir araya gelinerek, Cuma Pazarı’na yürünecek. Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUAY-DER) Çukurova Şubesi Eşbaşkanı Adalet Kuran, yapacakları yürüyüşün tarihi bir öneme sahip olduğunu belirtti. Adalet Kuran, “Sürecin baş muhatabı Sayın Abdullah Öcalan’dır. Sürecin muhatabı ile yaklaşık bir aydan fazla bir süredir ne ailesi ne heyet ne de avukatları görüşme yapmadı. Bu da süreç için bizi kaygılandırıyor. Halkların susadığı barış bugündür. Sayın Abdullah Öcalan’ın elini güçlendirmek için barış zinciri oluşturalım. Tıkanan sürecin açmak için bu yürüyüşe katılım önemlidir. Bu yürüyüşte hem tıkanan süreci açmak hem de Sayın Öcalan’ın elini güçlendir hem de zindanlara ses olmak için herkesi 16 Mayıs (yarın) Barış Parkı’ndan toplanıp Cuma Pazarına yapılacak olan yürüyüşe davet ediyoruz” çağrısında bulundu.
‘BU FIRSAT HEBA EDİLMEMELİ’
DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Reşat Aşan, “Bu süreç, hem Kürt halkı hem de Türk halkı açısından tarihi bir fırsattır. Bu fırsatın kullanılması için hukuki bir zemine oturtulması ve yasal adımların atılması gerekiyor. Bu kapsamda Kürdistan ve Türkiye’de ‘barış için adım at’ şiarıyla eş zamanlı yürüyüşler yapacağız. Bunlardan biri de Mersin’ de olacak. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin pekişmesi ve hukuki bir zemine oturtulması talebiyle yürüyüş yapıyoruz. Mersin’deki tüm siyasi parti ve sivil toplum örgütleri olmak üzere tüm halkımız yürüyüşe bekliyoruz. Bir daha barış fırsatı heba edilmemesi gerekir. Mersin halkı daha öndeki barış süreçlerinde hep sahiplenme olmuştur yine inanıyoruz bir kez daha bu barış yürüyüşüne sahip çıkacaktır. Barıştan, demokrasiden yana olan her kesimi yarın saat 19. 00’da Akdeniz ilçesinde bulunan Barış Parkı’nda’ buluşalım” diye belirtti.
DEM Parti Mersin İl Başkanı Bedriye Kuş da, şunları ifade etti: “Gelin hep birlikte barışa güç olalım, barışa destek olalım ve barışın bir parçası olalım. Bu yürüyüşün aynı zamanda Sayın Öcalan’a statüsü tanınması için ve siyasi tutsakların özgürlüğü için, kayyımları gitmesi ve halkların özgürlüğü için geleceğimiz için herkesin yürüyüşe katılım güç vermesi gerekir.”
İZMİR
İzmir’de de DEM Parti İl Örgütü, “Gavek ji bo Aştiyê/Barış için adım at” sloganıyla, 16 Mayıs’ta Cumhuriyet Meydanı’ndan Gündoğdu Meydanı’na kadar yürüyüş gerçekleştirecek. İzmir’de yapılacak yürüyüş için çağrı yapıldı.
Barış Anneleri İzmir Meclisi’nden Şükriye Tunç, sürece dair devletin adım atmasını istediklerini belirterek, halklar olarak birlikte yaşamak istediklerini vurguladı. Şükriye Tunç, 16 Mayıs’ta yapılacak yürüyüşe halkın katılmasını istediklerini söyledi.
Ege Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (EGE TUHAYDER) Eşbaşkanı Ayfer Yıldırım, barış sürecinin durdurulduğunu ve süreçle ilgili endişeleri olduğunu belirterek, “Çünkü umutlanmıştık. Güzel günler yakın diye düşünmeye başlamıştık. Bu sürecin hızlı işletilmesi gerekiyor. Biz de bu süreci hızlandırmak için İzmir’e, İzmir halklarının tamamına çağrı yapıyoruz; 16 Mayıs’ta yürüyüşümüze tüm İzmirlileri davet ediyoruz” dedi.
‘BARIŞ TOPLUMSALLAŞIRSA GERÇEKLEŞİR’
27 Şubat çağrısının Türkiye’de 100 yıldır devam eden önemli bir toplumsal sorunun çözümü açısından önemli bir adım olduğunu ifade eden Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nden (SYKP) Cavit Uğur, “Çok sayıda adım atılmakla birlikte şu ana kadar hükümetin, rejimin konuyu tarihsel gerçeklerin ışığında değerlendirip, hakiki bir adım atmaması son derece toplumsal kırılganlıklara ve duyarlılıklara yol açmıştır. Demokrasi güçleri olarak, DEM Parti ve bileşenleri olarak ayın 16’sında yürüyüşe tüm halkımızı bekliyoruz. Barış ancak toplumsallaştıkça gerçek kılınır. Bu açıdan tüm halkların katılımı, tüm ezilenlerin, emekçilerin, işsizlerin, kadınların ve gençlerin katılımı son derece önemlidir” diye belirtti.
MA

















