Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında kurulan Meclis Komisyonu’nun hazırladığı rapor henüz Genel Kurul’a sunularak, yasal düzenlemeler için işleyecek süreç başlatılmadı. Diğer taraftan da sürecin baş müzakerecisi konumunda olan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın statüsünün tanınmaması kamuoyunda ciddi tepkilere neden oluyor. Yasal düzenlerin biran önce yapılması için Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), “Gavek ji bo Aştiyê/Barış için adım at” şiarıyla 16 Mayıs’ta birçok kentte eş zamanlı yürüyüş gerçekleştirecek. Birçok kesim ve kişiden yürüyüşe katılım çağrıları gelmeye devam ediyor.
DEM Parti İstanbul Milletvekili ve Meclis Komisyonu üyesi Celal Fırat, Abdullah Öcalan ve Kürt halkının barış için verdikleri mücadeleye dikkat çekti.
Kayyım politikaları, cezaevinde kurullar tarafından tahliye edilmeyen hasta tutsaklar gibi birçok sorun olduğunu belirten Fırat, Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin de sürdüğünü hatırlattı. Fırat, “Büyük bir sıkıntı var ortada ama Türkiye hep aynı nakaratları dillendiriyor. Artık bu söylemlerden çok birbirimize inanmayı, empati yapmayı, birbirimizin elinden tutmayı ve birbirimize yardımcı olabilecek mekanizmaları yaratmamız lazım. Bu da barıştır. Ortadoğu’ya baktığımız yüzbinlerce insan katledildi. Hemen yanı başımızda olan İsrail’in neler yaptığını biliyoruz. Ama bu mantık ve zihniyetten ders almıyoruz. Bize bu kadar acı yaşattıran bir sistem ve zihniyet varken biz hâlen birbirimize uğraşıyoruz. Bunun yegâne koşulu Barış ve Demokratik Toplum Süreci’dir. Özellikle sayın Öcalan’ın bu konudaki çağrılarının çok önemli olduğunu herkes görmeli. Bu nedenle sadece Kürtlerin değil bu topraklarda yaşayan herkesin bu süreçte söz kurması gerekiyor” dedi.
KATLİAMLARLA YÜZLEŞİLMELİ
Neredeyse her gün bir katliam anması yaptıklarını hatırlatan Fırat, “Devletin artık bu katliamlarla yüzleşmesi lazım. Ama gelinen aşamada sadece klasik bazı kavramlarla her şey yolundaymış gibi davranılıyor. Fakat bu sözler halkı tatmin etmiyor. Her gün farklı farklı operasyonlar yapılıyor. En basit örneğiyle Amedspor’un Süper Lig’e çıkması bile birilerini rahatsız etti. Türkiye’nin de artık bu isim korkularından, sözlerinden, klasik klişeleşmiş sözlerinden kendini arındırıp yurttaşlarıyla demokratik bir sürecin adımlarını hızlı bir şekilde atmasını arzuluyoruz” diye konuştu. Barış Anneleri’nin siyasi partileri ziyaretlerinin önemli olduğunu belirten Fırat, “Sayın Özgür Özer’i de ziyaret ettiler bu değerli ve anlamlıydı. Cumhuriyet Halk Partisi, şu an Türkiye’ye iktidar olacağını söylüyor. Eğer olmak istiyorsa daha gür bir şekilde cesaretli adımlar atması gerekiyor. Gittiği mitinglerde, farklı farklı yerlerde her gün neredeyse haftanın bir günü miting yapıyor. Barışa dair de söz kurabilmeli” ifadelerini kullandı.
CHP BARIŞ İÇİN SÖZ KURABİLMELİ
CHP’nin iktidarın ve kendi içindeki isimlerin ayrıştırıcı diline karşı durması gerektiğini vurgulayan Fırat, “Özellikle 2013-2014 sürecinde Kürtlere karşı birçok sorun ve hak ihlalleri yaşanmasına rağmen her zaman görmedik, duymadık mantığıyla yaklaştılar. Cumhuriyet Halk Partisi’ne büyük bir yükümlülük düşüyor. Barışa dair söz kurabilmeliler. Cumhuriyet Halk Partisi de bu sürece daha etkin bir şekilde katkı sağlamalı ve cesaretli olmalı” şeklinde bunuştu. Tüm halkı barış için söz kurmaya çağıran Fırat, 16 Mayıs’ta yapılacak yürüyüşlere katılım çağrısı yaptı.
MA

















