İzmir’in Foça ilçesinde sokak hayvanları için çalışan gönüllüler ile İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları, belediyeye bağlı hayvan barınağına yönelik erişim engellerine ve hayvanların yaşam koşullarına tepkisi sürüyor. Foça Belediyesi’ne bağlı Gerenköy Barınağı’na yaklaşık iki aydır girişler yasaklanırken, barınak önüne giden gönüllüler, toplatılan hayvanların akıbetinin bilinmediğini, barınakta kötü koşulların sürdüğünü ve belediyelerin yoğun hayvan toplama politikası yürüttüğünü belirterek, gönüllülerle işbirliği ve şeffaflık çağrısı yaptı.
Gönüllüler ve yaşam hakkı savunucuları konuya dair ajansımıza konuştu.
‘İKİ AYDIR BARINAĞA GİREMİYORUZ’
Defalarca başvuru yapmalarına rağmen barınaktaki hayvanların durumunun şeffaf biçimde yansıtılmadığını belirten Merve Eşki, “Yaklaşık 2 aydır barınağa giremiyoruz. Ziyaretlerimiz yasaklandı. Foça merkezde bulunan kliniğe hiç giremedik. Burada tedavi yapıldığı söyleniyor, fakat orada ne olduğunu hiç bilmiyoruz, şeffaflık yok. Ocak ayında bir eylemle barınağa girip daha sonra belediye başkanıyla görüşüp haftada iki gün çocuklara bakabiliyor, sularını, mamalarını kontrol edip onları sevebiliyorduk. Daha sonra klinikte yaşanan bir olay sonucu Belediye Başkanı kliniğe girişlerimizi yasakladı. İnanılmaz bir hızla köpek toplaması yapılıyor. Ama barınaktaki sayı çok az azalıyor ya da hiç artmıyor. Ve bu hayvanların akıbetinin ne olduğunu çok merak ediyoruz” dedi.
‘BELEDİYELER TOPLAMA POLİTİKASI YÜRÜTÜYOR’
İzmir Yaşam Hakkı Savunucuları adına konuşan Dilan Yılmaz da yeni düzenlemeye karşı uzun süredir mücadele yürüttüklerini anlattı. Yasanın gündeme gelmesiyle birlikte bir araya geldiklerini söyleyen Dilan Yılmaz, “Bu yasa geçtikten sonra artık sokakta doğrudan bunun sonuçlarıyla karşı karşıyayız. Hayvanlar sistematik şekilde toplanıyor. Muhalefet belediyeleri de dahil olmak üzere birçok belediye şu an toplama politikası yürütüyor” ifadelerini kullandı.
‘FOÇA’DA KAMUSAL SUÇ İŞLENİYOR’
Foça Barınak yönetiminin gönüllülere yönelik tutumunu eleştiren Dilan Yılmaz, Veteriner İşleri yetkililerinin alanı “namahrem” olarak tanımladığını belirterek, “Burası kamuya ait bir alan. Vatandaşın girme, denetleme, görüntü alma hakkı var. Kimse orayı kendi özel mülkü gibi yönetemez. 20 yıldır belediyelerin görevi kısırlaştırma yapmak ve hayvanları yerinde yaşatmaktı. Bunu yapmadılar. Bunun için ayrılan bütçeleri 20 senedir yediler. Şimdi de bunun bedelini hayvanlara ödetiyorlar. Türkiye’de yaşanan şey bir köpek soykırımıdır. Foça’da da kamusal bir suç işleniyor. Biz yaşam hakları savunucuları ve gönüllüler olarak şeffaflık, denetim ve yaşam hakkı talep ediyoruz” diye konuştu.
Bir başka gönüllü ise barınağın yetersiz koşullarda faaliyet yürüttüğünü söyleyerek, bazı hayvanların aç bırakıldığını ve saldırgan toplama yöntemleri nedeniyle ölümler yaşandığını belirtti. Gönüllü, “Her konuda uzlaşılabileceğini düşünüyorum. Biz bu konuda açığız. Herhangi bir kötü niyetimiz yok. Ve ülke çapında da bütün arkadaşlarımızın böyle olduğunu düşünüyorum. Mutlaka bu yasada bir takım değişiklikler getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Umarım ki en kısa sürede düzenlemeler yapılır. Bu karanlık günleri atlatırız. Çocukları da daha refah bir durumda görürüz bundan böyle” diye belirtti.
MA

















