Artvin’in Arhavi ilçesinde planlanan maden ve Hidroelektrik Santral (HES) projelerine karşı Çifte Köprü’de protesto eylemi gerçekleştirildi. Eyleme, siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri ve ekoloji örgütleri temsilcileri katıldı. Eylemde sık sık “Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek” ve “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.
Eylemde konuşan CHP Arhavi İlçe Başkanı Sezer Çakmak, topraklarından vazgeçmeyeceklerini belirterek, “Arhavi Deresi kururken, ormanı yok edilirken susmayacağız. Bu mesele bugünün değil geleceğin meselesidir. Yaz aylarında birçok köyde su sorunu yaşanıyor. Bu talan böyle devam ederse, 3-5 yıl sonra daha ağır bedeller ödeyeceğiz. Her şey para değildir. Doğa, orman, su giderse, yaşam da gider” diye belirtti.
‘MADEN VE HES İSTEMİYORUZ’
Arhavi Çamlıca Doğa Koruma Platformu Sözcüsü Reşat Dindar, “Arhavi halkı olarak yeterince bedel ödedik, can verdik. Artık ne maden ne de HES istemiyoruz. Bizi rahat bıraksınlar. Arhavi halkı ne Cengiz İnşaat’ın ne de Çalık Holding’in uşağı. Hiçbir zaman buraya giremeyecekler. Onların Arhavi’deki işbirlikçilerine sesleniyorum; Arhavi’den uzak durun. 3 kuruş için köylünüzü satmaktan vazgeçin. Onlar çekip gidecek, gün gelecek zehri bizimle birlikte yutacaksınız. Biz susmuyoruz, korkmuyoruz, hiçbir zaman pes etmeyeceğiz, bir avuç sermayeye teslim olmayacağız” ifadelerini kullandı.
‘ENDEMİK VE NADİR TÜRLER VAR’
Karadeniz Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, yaşam alanlarını savunmaktan başka seçeneklerinin kalmadığını dile getirerek, şöyle devam etti: “Burası buzul devrinden beri kalmış çok ender bir ekosistem. Bin 100 bitki türü var. Bunun 22 tanesi nesli tükenmek üzere olan nadir türlerden. 19 tanesi endemik. Bu vadide 22 memeli hayvan var. Türkiye memeli faunasının yüzde 13’ü burada yaşıyor. Bu talan nadir, el değmemiş, çok özel bakir bir doğal yaşlı orman. Yine bu alan 200 önemli bioçeşitlilik alanından birisi olan Doğu Karadeniz’in tam ortasında özel coğrafya. Yırtıcı kuşlar bakımından Kuzey yarım küredeki en önemli 3 büyük göç alanının üzerinin birinde. Bu alanları korumak boynumuzun borcudur. Eğer HES yapılırsa, bu alandaki suyun yüzde 90’ı akmayacak. Eğer bir de maden yapılırsa ağır metallerle kirletilmiş, zehirli sular akacak. Bu alanın ortalama eğimi yüzde 74, bu alanda yapılacak olan her türlü faaliyet yeni bir heyelan demek. Burada madencilik büyük felaketlere yol açacaktır. Bu alanı varlığımızı, yaşamımızı korumaktır. Başka çaremiz yoktur. Çünkü gelecek bu doğal varlıkların korunmasına bağlıdır.”
MA

















