Cezaevlerinde tutsaklara dönük hak ihlalleri her geçen gün artarak devam ediyor. İdare Gözlem Kurulları (İGK) eliyle 30 yılı aşkın süre cezaevinde tutulan tutsakların tahliyeleri “Taraflı koğuşta kaldıkları”, “Pişman olmadıkları” gibi gerekçelerle uzatılıyor.
Hem tutsak hem de barış annesi olan Besna Günay (73) ile Hüznügül Kalkan (56) cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin konuştu.
Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 28 yıllık tutsak Abdullah Günay’ın annesi Besna Günay, bugüne kadar oğlunun sevk edildiği birçok cezaevi arasında mekik dokudu. Besna Günay, “Çocuklarımızın bu zindanlardan çıkmasını istiyoruz. Hasta tutsaklar serbest bırakılmıyor. 30 yıl cezaevinde tutulan tutsaklara ‘pişmanlık’ dayatılıyor. Bundan kaynaklı bazı tutsakların infazları uzun yıllar erteleniyor. 30 yıl cezaevinden tutsak olan bir tutuklu birkaç ay daha erken çıkmak için nasıl pişman olur? Benim çocuğum 28 yıldır cezaevinde. Ona ‘Pişman olursan sana sütüm helal değil’ dedim. Biz yaptığımız hiçbir şey için pişman değiliz. Kimliğimiz, kültürümüz, toprağımız için çocuklarımız bu zindanları doldurdu. Biz tutsak anneleri bir damla kanımız kalana kadar çocuklarımızın arkasında olacağız. Onların fikir ve düşüncelerini destekliyoruz. Onların davası bizim davamız” dedi.
‘ÖNDERLİK ÖZGÜR OLMAZSA KİMSE ÖZGÜR OLMAZ’
Kürt Hak Önderi Abdullah Öcalan’ın özgür çalışır ve yaşar koşullarının sağlanmasının önemine vurgu yapan Besna Günay, “Önderimiz bir an önce serbest kalmalı. Öndelik özgür olmasa ne çocuklarımız ne anneler, ne Kürtler ne de Türkler özgür olur. Kimse özgür olmaz. Herkes barışın anahtarının Abdullah Öcalan’ın elinde olduğunu biliyor. Zindanların kapıları açılsın. Artık yeter. 35 yıl cezaevinde kalan nasıl serbest bırakılmıyor. Bunlar yasa mı? Hukuk mu? Bunu hangi vicdan kabul eder. Kendilerini bizim yerimize koysunlar. Onların çocukları 30-35 yıl cezaevinden kalsa ne yaparlar? Biz her şeye rağmen direniyoruz. Çocuklarımız ile başımız dik. Zindanda da olsalar nerede olsalar olsunlar onlar ile onur duyuyoruz. 22 yıl önce PKK’ye katılan oğlum Ziyadin Günay, 18 yıl önce şehit oldu. Onun mezarı nerede bilmiyorum. Damarlarımda bir damla kan kalana kadar çocuklarımın izinde olacağım. Bugün mücadele eden bütün çocuklar benim çocuğumdur. Sadece biyolojik çocuklarımın değil bütün çocuklarımım özgür olmasını istiyorum” diye konuştu.
OĞLU İÇİN KILAM
Besna Günay, duygularını 28 yıldır tutsak olan oğlu için yazdığı ve söylediği dengbêjî ile dile getirerek “Pişman değilim. Senin mücadelen, onurlu duruşun ile bugün benim başım dik. Yaşasın zindan direnişi, yaşasın annelerin direnişi” dedi.
‘ÇOCUKLARIMIZ ÖNDERLERİNİN YOLUNDADIR’
Şırnak T Tipi Cezaevi’nde tutulan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Gençlik Meclisi üyesi Ramazan Kalkan ile Erzurum Dumlu 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Emrullah Kalkan’ın annesi Hüznügül Kalkan (56), Abdullah Öcalan özgür olmadan kimsenin özgür olmayacağını kaydetti. İmralı’da sürdürülen tecrit politikalarına tepki gösteren Hüznügül Kalkan, “Çocuklarımız Önderlerinin yolundadır. Önderlik özgür olmazsa onlar da özgür olmaz. Bizler de çocuklarımızın yolunda, Önderliğimizin arkasındayız. Çocuklarımız bir suç işlemedi. Ben bir barış annesi olarak çocuklarımın verdiği sözün arkasındayım” ifadelerini kullandı.
‘SÜREÇTE CEZAEVİNDE BASKILAR ARTTI’
Cezaevi girişlerinde tutsak ailelerine maruz kaldıkları hak ihlallerine değinen Hüznügül Kalkan, “Cezaevi içinde girişte 3 ayrı yerde aramalar yapılıyor. Aramalardan sonra çocuklarımız beklerken lavaboya gitsek-gelsek bu sefer tekrar arama yapıyorlar. Daha çocuklarımız görmeden, uzun yoldan gelirken birçok kez aramaya maruz kalıyoruz. Ömrüm cezaevi gezmek ile geçti ancak ben Şırnak Cezaevi gibi bir cezaevinde sorunların çıkarıldığı bir başka cezaevi görmedim. Bu süreçte baskılar arttı. Tutsak aileleri bu baskılara karşı el ele vermeli. Her zamankinden daha fazla sürece sahip çıkalım” şeklinde konuştu.
MA / Emrullah Acar

















