Kuran’a Hizmet Vakfı Yöneticisi Ayhan Şengüler’in, kızı Hifa İkra Şengüler’i tecavüze maruz bırakma suçundan yargılandığı davanın duruşması İstanbul Kartal’daki Anadolu Adliyesi 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşma öncesi adliye içinde çok sayıda polis görevlendirilirken, mahkeme salonuna giden koridorlarda kurulan barikatlarla da girişler engellendi. Gazetecilerin alınmadığı duruşmada, İstanbul Barosu ile Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) üyesi avukatlar hazır bulundu. Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada, ilk olarak söz alan İstanbul Barosu avukatları, duruşmanın basına kapalı görülmesi kararının kaldırılmasını talep etti. Daha sonra söz alan iddia makamı, avukatların talebinin kabul edilmesini istedi ancak talep mahkeme tarafından reddedildi.
REDDİ HAKİM TALEBİ
Duruşma öncesi bir önceki mahkeme başkanının sağlık raporu alması nedeniyle yerine geçici bir başkan görevlendirildi. Avukatlar, önceki mahkeme heyetinin tutumuna ilişkin eleştirilerde bulunarak, reddi hakim talebinde bulundu ve tüm heyetin dosyadan çekilmesini istedi. Mahkeme, bu talebi de reddetti.
DURUŞMA ERTELENDİ
Tekrar söz alan iddia makamı, taleplerin kabulüne ve sanığın bir sonraki duruşmaya zorla getirilmesi yönünde görüş bildirdi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti ise, reddi hakim talebini 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne göndererek, Fatmanur Çelik’in ailesinin bir sonraki duruşmada hazır bulunmasına karar vererek, duruşmayı 14 Ekim’e erteledi.
Duruşmanın ardından avukatlar, kadın örgütleri ve siyasi parti temsilcileri adliye önünde basın açıklaması düzenledi. Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Müjde Tozbey, hem yargı sürecine hem de ilgili kurumlara eleştiriler yönelterek “Fatmanur ve Hifa öldüler, öldürüldüler. Ancak onların katili yalnızca tecavüzcü koca ve baba değil. Aynı zamanda onları korumayan devlet kurumları da sorumludur” dedi. Müjde Tozbey, Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın da bu suça ortaklık ettiklerini ifade etti. Sürecin aylarca kamuoyunun gözleri önünde yaşandığını vurgulayan Müjde Tozbey, “Adliyede oturma eylemi yaptı. ‘Beni ve kızımı koruyun, öldürüleceğiz’ dedi. Ancak bugün maalesef aramızda değiller” diye konuştu.
MAHKEMENİN KARARLARINA TEPKİ
Müjde Tozbey, mahkeme başkanının sağlık raporu alarak duruşmaya katılmaması nedeniyle yargılamanın sonuçlanamadığını söyledi. Mahkeme sürecinde yaşananlara da dikkat çeken Müjde Tozbey, 6 yaşındaki İkra Şengüler’in daha önce duruşma salonunda verdiği ifadenin “travmatik” koşullarda alındığını belirtti. Küçük çocuğun, kalabalık bir salonda defalarca aynı sorulara maruz bırakıldığını aktaran Müjde Tozbey, “Hifa’ya 25 kez ‘Baban sana dokundu mu?’ diye soruldu. Birçok erkeğin bulunduğu ortamda kendisini ifade etmeye çalıştı. Buna rağmen söyledikleri yeterli görülmedi” dedi. Mahkemenin aldığı bir başka karara da tepki gösteren Müjde Tozbey, Fatmanur’un ailesinin duruşmaya çağrıldığını ifade etti. Müjde Tozbey, “Mahkeme, Fatmanur’un istismarcısıyla evlenmesine neden olan aileyi dinlemek istiyor. Onlara ‘damadınızdan şikayetçi misiniz?’ diye sorulacak. Yıllardır bu süreci takip eden bizlere değil, o aileye söz veriliyor. Biz buradayız ve mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
‘ADALET VASİYETİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ’
Emek Partisi (EMEP) Dîlok Milletvekili Sevda Karaca ise mahkemenin taleplerin tamamını reddettiğini, istismarcıyı tutuklamadığını, böylece bu durumlar ile bir kez daha bir mesaj verdiğini söyledi. Sevda Karaca, “Unutturmak istiyorlar, kapatmak istiyorlar, halkın gözünden bu davayı, bu adaletsizliği tarikatların, cemaatlerin çürümüşlüğünü kaçırmak istiyorlar. Biz emanetimize sahip çıkacağız arkadaşlar. Biz adalet vasiyetine sahip çıkacağız. Katılma kararları, katılma taleplerinin yerini bulmaması demek Fatmanur’un Ve Hifa’nın ardından gözyaşı döken, yas tutan ama öfkesini diri tutan bütün kadınlara sizi saymıyorum demek. Hukuk kurumlarına sizi saymıyorum demek. Kadın örgütlerine sizi saymıyorum demek. Saydığım tek şey tarikatların, cemaatlerin, istismarcıların bekası demek. Devletin yapmadıklarını sorgulamayacağım demek. Buna izin vermeyeceğiz” diye konuştu.
MA

















