İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, “Basra Körfezi Milli Günü” nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Açıklamada ABD’nin deniz ablukasının başarısız olacağı vurgulanarak bölgedeki güvensizliğin sorumlusunun ABD ve İsrail olacağı belirtildi.
Pezeşkiyan’ın mesajının kimi kısımları ise şöyle: “Bugün düşmanlarımız, yaklaşımlarını değiştirerek ve baskı alanını ekonomik ve denizcilik alanlarına kaydırarak, İran hükümeti ve halkı üzerinde yeni bir baskı aracı olarak ‘deniz ablukası’ stratejisini ve deniz ticaret yollarında kısıtlamalar yaratmayı gündeme getirdiler.
DENİZ ABLUKASI KÜRESEL BARIŞA TEHDİTTİR
Ancak düşmanlarımız bilmelidir ki, Basra Körfezi tek taraflı yabancı iradelerin dayatıldığı bir alan değil, uluslararası etkileşim sisteminin bir parçasıdır ve güvenliği ancak kolektif işbirliği ve kıyı ülkelerinin egemenliğine karşılıklı saygı ışığında anlam kazanır. Buna göre, deniz ablukası ve kısıtlaması uygulama girişimleri uluslararası hukuka aykırıdır ve bölge ülkelerinin çıkarlarına, küresel barış ve istikrara yönelik bir tehdittir ve başarısızlığa mahkûmdur.
Daha önce defalarca belirttiğimiz gibi, yabancıların varlığı ve müdahaleleri bölgesel güvenliği artırmaya yardımcı olmamakla kalmaz, aynı zamanda Basra Körfezi’nde gerilim yaratan ve sürdürülebilir barışı bozan bir faktördür. Amerikan askeri üslerinin varlığının ev sahibi ülkeler için güvenlik sağlamadığını, barış ve güvenliklerini tehlikeye attığını ve ülkemizin topraklarına yönelik işgalin kaynağına meşru hedefler olarak saldırmamıza olanak sağladığını gördük.
GÜVENSİZLİĞİN SORUMLULUĞU ABD VE İSRAİL’E AİT
İran İslam Cumhuriyeti, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin koruyucusu olarak, düşman ülkeler hariç olmak üzere, seyrüsefer özgürlüğü ve deniz güvenliği ilkelerine bağlı kalmaya devam etmektedir; ancak bu ilkelerin uygulanmasının İran ulusuna ve egemenliğine saygı ile birlikte olması gerektiğine ve bu su alanındaki herhangi bir güvensizliğin sorumluluğunun Amerika Birleşik Devletleri ve Siyonist rejime ait olduğuna inanmaktadır. Basra Körfezi’nin her zaman güvenli, istikrarlı ve müreffeh, halkının barışı için bir ortam olmasını, yabancıların varlığından uzak kalmasını umuyoruz.”
MA

















