İzmir’deki üniversite öğrencileri, artan yaşam maliyetleri, barınma sorunu ve eğitim sürecine yansıyan ekonomik zorluklarla gündelik yaşamlarını sürdürmekte zorlanıyor. Kent genelinde yetersiz yurt kapasitesi ve yükselen kira fiyatları nedeniyle alternatif arayışlara yönelen öğrenciler, hem çalışmak hem okumak zorunda kalıyor. Öğrencilerin yaşadıkları sorunlar yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik boyutları da barındırmaktadır. Öğrencilerin devlet destekli aldıkları bursun 2025-2026 Eğitim yılı için miktarı 4 bin TL’dir.
Üniversite öğrencileriyle yaşadıkları geçim sıkıntılarını konuştuk.
Sorunlarının saymakla bitmeyeceğini ifade eden İzmir Katip Çelebi Mekatronik Mühendisliği öğrencisi Rojen Duran, “Ben Bayraklı KYK Kız yurdunda kalıyorum. Ulaşımı sıkıntılı. Okula gitmek için en az iki saat yol gitmemiz gerekiyor. Bunun iyileştirilmesi için çok fazla kişiyle konuştuk. Ne sorunumuza bir muhattap bulduk ne de bulduğumuz muhattablar sorunumuza çözüm olabiliyor. Yurtlarda ciddi bir yemek problemi var. Öyle yemekler çıkıyor ki insanın önüne koyulacak yemekler olduğunu düşünmüyorum. Yurt idaresi ile konuşmalarımızda bizi suçlu gibi görüp şikayetlerimizi dile getirmek sanki problemmiş gibi karşılık verdiler sürekli. Bazen yurdumuzda yemek bitiyor ve yemek yiyemiyoruz. Eğitimde eşitsizlik çok fazla. Bursun yetersizliği ile ilgili bir hesap yaptım. Bir öğrenci aldığı bursla sadece su ve simit ile geçinmeye çalışsa bile yetmiyor. Çalışmak zorunda kalıyoruz. Yorgun oluyoruz ve tüm bunlara rağmen sesimizi çıkardığımızda da eli palalı kişiler bize saldırabiliyor. Bu sefer de canımızın derdine düşüyoruz” dedi.
‘YURTLARDA KOMBİLER VE ASANSÖRLER BOZUK’
İzmir Ekonomi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü 2. Sınıf öğrencisi Aynur Taşdöven ise 3 yıldır İzmir’de okuduğunu belirterek burslu bir şekilde üniversitede eğitim gördüğünü ifade etti. Ailesinin maddi sıkıntılarından dolayı KYK Bursu ile geçinmek zorunda kaldığını kaydeden Aynur Taşdöven, “KYK yurdunda çok fazla sorun yaşıyoruz. İlk geldiğimiz dönemlerde yurdumuzun kapısı bile yoktu. Parmak izi sistemi yoktu. Sadece bir kart gösterip içeriye giriyorduk. Şu anda aynı sorunları yaşıyoruz. Çoğu arkadaşımın bulunduğu blokta su yok, elektrik yok, kombileri bozuk, asansörleri bozuk. Ben burada kaldığım ilk sene asansör ben içindeyken üç kez düştü. Bu asansör sorununu düzeltmek yerine asansörleri kapatmayı tercih ettiler. Günümüzde tüm öğrencilerin ortak bir sorunu var, geçim sıkıntısı. Gençler yalnızlaşmaya itiliyor, sosyalleşemiyorlar, herhangi bir hobileri yok. En fazla bir gencin edinebileceği hobi bir kafede oturup çay veya kahve içmek ki çoğu gencin de ulaşamadığı bir etkinlik bu. Diğer bir sorunumuz da bizim yurdumuzla ilgili ulaşım. Benim okuluma ulaşmam 1,5-2 saati buluyor. Son otobüsümüz saat 11’de ve 150 kişi bindiğimizi biliyorum. Diğer bir konu da saat 12’den sonra velilere mesaj gitmesi. Ben ailemle bu konuda pek bir sıkıntı yaşamıyorum ama çok fazla sorun yaşayan arkadaşlarım da var ki ailesinin onu ‘seni okuldan alırım, bir daha yapmayacaksın’ diyerek eğitim hayatını kısıtlamaya çalıştığını gördüm. Bu hareketlerin, politikaların yanlış olduğunu düşünüyorum ve gençlerin tamamen bir kutuplaşmaya, yalnızlaşmaya ittiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
‘ÖĞRENCİLER HEM OKUYOR HEM ÇALIŞIYOR’
Bakırçay Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 2. Sınıf öğrencisi Damla Canbay da öğrencileri en çok yıpratan şeyin geçim sıkıntısı olduğunu belirtti. 4 bin TL’lik KYK bursunun neye göre belirlendiğini anlamadıklarını söyleyen Damla Canbay, “4 bin lira geçinebilmemiz için yeterli bir pay değil. Ben kendi deneyimimden örnek verecek olursam bu 4 bin liranın nasıl gittiğini şöyle açıklayabilirim. Ben şu an KYK yurduma bin 200 lira ödüyorum. Fakat benim KYK yurdum okulumdan neredeyse 1,5-2 saat uzaklıkta olduğu için her gün 100 TL ulaşımıma ayırıyorum. Bu toplamda 2 bin TL’ye denk geliyor. Toplam 3 bin 200 TL zaten benden geri alınıyor. Kalan 800 TL ile ben okulun yemekhanesinde kaç kez yemek yiyebilirim, kaç kez su içebilirim, kaç kez arkadaşlarımla oturup bir kahve içebilirim? Bunları yapamam. Haliyle ailesinden destek alamayan öğrenciler çalışmak zorunda kalıyorlar. Yurt yemeklerinden zehirleniyoruz. Suları soğuk, hasta oluyoruz. Yurtların güvenliği sağlandığı iddia ediliyor. Fakat daha geçen aylarda bazı arkadaşlarımız yurtlarına yabancı bir kişinin girmesiyle bir taciz olayı yaşadı. KYK yurtlarının kapasitesi yeterli olabilir belki. Ama KYK yurtlarının, dağılımı, düzenlenmesi yeterli değil. Bazı üniversitelerdeki sosyokültürel alanların yetersizliği var. Öğrenciler parasız bir şekilde oturup sosyalleşemiyor” şeklinde konuştu.
MA

















