Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubesinin, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işten çıkarılmaları protesto etmek amacıyla her çarşamba düzenlediği oturma eylemi 364’üncü haftasında da Karşıyaka çarşı girişinde devam etti. Açıklamada “İhraç tecrittir. Tecrit insan hakları ihlalidir. Hak ihlallerine hayır. İşimize geri döneceğiz” pankartı açıldı. Basın metnini Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İzmir 2 No’lu Şube Zeliha Danyeli okudu.
Devletin ve sermayenin mutlak iktidarına, toplumun ve doğanın talan edilmesine, insanın ve toplumun güvencesiz kılınmasına karşı mücadele eden kamu emekçileri olduğunu kaydeden Zeliha Danyeli, “Sermayeden ve devletten bağımsız sendikacılığı savunmakta, söz-yetki-kararı gerçek sahipleri olan emekçilere, halklarımıza verilmesi mücadelesini yürütmekteyiz. Eşit ve özgür yurttaşlığı anayasanın esası olarak gören, düşünce ve ifade özgürlüğünü, bilimselliği, laikliği vazgeçilmez ilke olarak kabul eden, farklılıklarımızla birlikte yeni bir yaşamı inşa eden bir anlayışı savunmaktayız” dedi.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasına da değinen Zeliha Danyeli, bunun seçme ve seçilme hakkına saldırı olduğunu vurguladı. İzmir Bakırçay Üniversitesi Kız Öğrenci Yurdu’nda 29 Mart gecesi bir erkeğin yangın merdivenini kullanarak yurt binasına kolaylıkla girebilmesinin süregelen güvenlik zafiyeti olduğunu kaydeden Zeliha Danyeli, Daha da vahim olanı, yurt yönetiminin yaşanan bu ciddi güvenlik ihlaline karşı sorumluluk almak yerine, olaya tepki gösteren öğrencileri suçlayıcı bir tutum sergilemesi ve tutanak tehdidiyle baskı kurmaya çalışmasıdır. Öğrencilerin can güvenliğini sağlamakla yükümlü olan idarecilerin, sorumluluğu mağdurlara ve haklı tepki gösteren öğrencilere yükleyen bu yaklaşımı; sorunun yalnızca fiziksel güvenlik eksikliğiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda yönetim anlayışındaki derin ve yapısal sorunları da açığa çıkarmaktadır. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası olarak daha önce de defalarca ifade ettiğimiz üzere, öğrenci yurtlarında yaşanan güvenlik sorunları münferit değil; doğrudan doğruya sistematik bir ihmalin, denetimsizliğin ve kamusal sorumluluktan kaçınmanın sonucudur. Denetimsiz giriş-çıkışlar, işlevsiz ya da yetersiz güvenlik sistemleri, personel eksikliği ve toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden yoksun yönetim anlayışı, öğrencilerin yaşam hakkını açık biçimde tehdit eder hale gelmiştir” diye belirtti.
‘VAZGEÇMİYORUZ’
364 haftadır haklarında herhangi bir yargı kararı bulunmayan ihraç edilen tüm kamu görevlilerinin görevlerine iade edilmelerini istediklerini kaydeden Zeliha Danyeli, güvenceli iş, güvenli gelecek taleplerinden vazgeçmeyeceklerini söyledi. Örgütlenme özgürlüğü hakkından da vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Zeliha Danyeli, “Barış içinde yaşama, şiddetsiz bir yaşam, eşitlik, özgürlük, adalet, demokrasi, barış, mücadelemizden vazgeçmiyoruz. KHK’ lerle hukuksuz bir şekilde görevlerinden ihraç edilen bütün arkadaşlarımız işlerine iade edilene kadar, kayyum rejimi sona erene kadar, bütün toplum kesimleri kendilerini özgürce ifade edene kadar, gençler özgürce üniversitelerinde söz sahibi olana kadar, bu ülkede herkes için eşitlik, herkes için özgürlük, herkes için demokrasi, herkes için adalet tesis edilene kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
MA

















