Abdullah Öcalan’ın 2009’daki doğum gününü kutlamasında katledilen Mustafa Dağ ve Mahsum Karaoğlan için herkesin Amara’da olmasını isteyen 79 yaşındaki Barış Annesi Cemile Çiftçi, “Abdullah Öcalan’ın doğum günü için en güzel kıyafetlerimi giyerek Amara’ya gideceğim” dedi.
Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde 1-4 Nisan tarihleri arasında Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 77’nci doğum günü kutlaması 12 yıl aradan sonra festival havasında Xelfeti ve Amara’da kutlanması beklenirken, kutlama çalışmaları da sürüyor. “Özgür Önderlikle demokratik ulusal birliğe” şiarıyla hazırlıkları süren Amara Festivali’nde, hazırlananlardan Barış Annesi Cemile Çiftçi (79), 2009’daki kutlamada jandarmanın gaz fişeğiyle katlettiği Mustafa Dağ ve Mahsum Karaoğlan’ın anılarına sahip çıkılması gerektiğini belirtti. 2009’daki olaya tanıklık eden Cemile Çiftçi, onların anısına sahip çıkmak için bu yıl da Amara’ya gideceğini söyledi.
Tanığı olduğu 2009’daki kutlamada yaşananları anlatan Cemile Çiftçi, Amra’ya gitmek için büyük bir coşku ve heyecan hissettiklerini belirterek, “Abdullah Öcalan’ın doğum günü nedeniyle Amara’ya gideceğimiz için hazırlıklara başladık. İstanbul İl Örgütü’nde yaklaşık 20 otobüsün yanı sıra halkın kendi araç ve taksileriyle birlikte yola çıktık. Yol boyunca defalarca arama ve kimlik kontrolleri yapıldı. Köyün yakınlarına gelmek üzereyken dağlık bir yerde askerler bizi durdurup tekrar kimlik kontrolü yaptılar. Orayı da geçtik, fakat Amara’ya biraz daha yakınlaştığımızda önümüzü kestiler. Dört bir yanımız abluka ve kuşatma altındaydı. Asker ve Jandarma bölgenin yukarısından kalıyordu. Dolayısıyla yukarıdan halka ateş açıldı. Halk da kendini savunmak için taşlara yöneldi. Fakat yukarıdan ateş edildiği için atılan taşların etkisi olmuyordu. Buna rağmen halkın coşkusu da bir o kadar yüksekti. Biz, ‘Bu heyecan ve coşkuyla Kürdistan’ı şimdi kurabiliriz’ diyorduk. Kadın, çocuk, genç demeden yaşadığımız coşkuyla birlikte bir o kadar da direniyorduk. Halk, askerlerin olduğu yukarı tarafa doğru hareket edince bir anda üzerimize ateşler açıldı. Halk orada resmen silahlarla tarandı. Anneler, olarak gençlere ‘Gitmeyin yaralanacaksınız’ desek de gençler direnmeye devam etti. Tam da o dakikalarda iki kişinin vurulduğunu duyduk. Halk, bunu duyunca daha büyük bir öfkeyle direnişe geçti. Vurulan iki genç de şehit düştü. Orada bulunan anneler ‘Geri çekilin vurulan gençler şehit düştü, sizi de öldürecekler’ dedi. Fakat direnen gençler ‘Arkadaşlarımız öldüyse biz de ölmeyi göze alıyoruz’ dediler” ifadelerini kullandı.
‘EMEKLEYEREK DE OLSA MÜCADELE EDECEĞİM’
Asker ve Jandarmanın saldırıları yoğunlaşınca halkın geri çekilmek zorunda kalındığını belirten Cemile Çiftçi, “O sırada şehit düşen gençlerin cenazeleri hastaneye götürüldü. Kitle sloganlarla hastanenin önüne geldi, yürüyüş yapmak istedi; Fakat orada da müdahale oldu. Cenazeler defnedildiği zaman da oradaydım. Mustafa’nın iki kızı vardı. Mahsum ise henüz öğrenciydi. O gün bizim için bir kıyametti. O zaman büyük bir mücadele ve heyecan vardı. Fakat şimdi o heyecan kalmadı. Ben yaklaşık 50 yıldır bu mücadelenin içindeyim. Emekleyerek de olsa 100 yıl daha bu mücadeleye devam edeceğim. Verdiğimiz binlerce şehit, Abdullah Öcalan ve direnen bütün gerillalar için vazgeçmeyeceğim” diye konuştu.
‘ÖNDER APO’NUN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ İSTİYORUZ’
Bütün saldırılara rağmen Amara’ya vardıklarını aktaran Cemile Çiftçi, “Daha önce üç kez Amara’ya gitmiştim. Fakat 2009 yılı 4 Nisan’ı farklıydı. Bu kez dört bir yanımızı abluka ve kuşatmaya almışlardı. Bundan önceki yıllarda bir defasında milletvekillerinden oluşan bir grup gidebildi. Bir sonraki yıl tekrar coşkulu bir şekilde Amara’ya yakın bir yere vardık ve orada çadırlar kurarak bir gece orada kaldık. 4 Nisan sabahı yola çıkarak Amara’ya ulaştık. 4-5 defa bu yollarla Amara’ya gidebildik. Ama daha sonra hiçbir şekilde köye girişlere izin verilmedi. Biz, barışı getirmek istiyoruz. Önder Apo başta olmak üzere bütün siyasi tutsakların özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz. Erkek kardeşim 29, yeğenim de 10 yıldır tutsak. Zindanda olan her tutsak bizim ailemiz. Onun için biz barışta ısrarımız yineliyoruz. Bu dünyaya ve devlete bir sulh gelsin artık. Barışı, tüm halkımız artık görsün. Yıllarca bedeller ve kayıplar verdik; ama bu mücadelemize engel olmadı. Çünkü bizim vicdanımız kabul etmiyor” şeklinde konuştu.
‘MUSTAFA VE MAHSUM’UN ANILARI İÇİN AMARA’DA OLALIM’
Vatanında duyduğu hasreti anlatan Cemile Çiftçi, “Bizim kalbimiz Kürdistan diye atıyor. İstanbul’da yaşıyorum; ama bin yıl daha burada kalsam ülkemden vazgeçmem. Nasıl bırakırım? Kürdistan bizim kanımız. Vatansız insan hiçbir şeyi olmayan kişidir. İnsanın, dili ve vatanı olmazsa kendisi de olamaz. Bu yüzden biz, dilimiz ve vatanımıza mecburuz. Yaklaşık 29 yıldır İstanbul’da yaşıyorum; ama tek bir kelime Türkçe bilmiyorum. Öğrenmek de istemiyorum. Hiçbir yer insanın kendi vatanı gibi olamaz. O topraklarda atalarımız, anne-babamız, çocuklarımız yaşadı. Bu sene de o topraklara gideceğim. Abdullah Öcalan’ın doğum günü için en güzel kıyafetlerimi giyerek Amara’ya gideceğim. Bir kişi gitse dahi ikincisi ben olacağım. Kalbim oraya götürüyor beni. Önder Apo’nun yaşadığı topraklara gitmek istiyorum. Son olarak da herkese çağrım, 4 Nisan’da Amara’da olmalarıdır. Önder Apo için ayağa kalksınlar. Mahsum ve Mustafa için Amara’da olsunlar. Onların hatırı için gelsinler” dedi.
MA

















