Şahin Öner’i zırhlı araçla ezerek katleden polis Selahattin Korkmaz’a verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası 3’üncü kez İstinaf’a taşındı. Başvuruda, dosyadaki sabit deliller, tanık beyanları, hastane ve adli tıp raporlarının dikkate alınmadan karar verildiği belirtilerek suçun kasten işlendiği ifade edildi.
Amed’de 10 Şubat 2013 tarihinde Şahin Öner’i (19) zırhlı araçla ezerek katleden polis Selahattin Korkmaz’a yeniden yargılandığı davanın 16 Mart’taki karar duruşmasında, “taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası kararı, İstinaf Mahkemesi’ne taşındı. Kararı haksız ve hukuka aykırı bulan Öner ailesinin avukatları Yakup Güven ile Ercan Yılmaz, Diyarbakır 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı bir üst mahkemeye taşıdı.
İtiraz dilekçesinde polislerin Öner’i görmelerine ve Öner’in ellerini havaya kaldırarak “durun” demesine rağmen polislerin hızlarını düşürmeden Öner’in üzerinden araçla geçtiği belirtildi. Dilekçede, çarpan aracın arkasından gelen diğer polis aracının ağır yaralı vaziyette olan Öner’i araca bindirerek karakola götürdüğü ifade edildi. Olayın ayrıntıları ortaya çıkmadan bazı medya organlarında Diyarbakır Valiliği kaynak gösterilerek, “bir göstericinin el yapımı patlayıcıyı polise atmak istediği sırada patlayıcının elinde patlaması sonucu yaşamını yitirdiği” yönünde haberlere yer verildiği hatırlatıldı. Ancak daha sonra ortaya çıkan otopsi, adli tıp ve uzman raporları ile tanık beyanlarının olayın bu şekilde gerçekleşmediğini ortaya koyduğu belirtildi.
TANIK BEYANLARI
Valiliğin olayın hemen başında soruşturmaya müdahale etmek istediği ve suçu örtme çabasına girdiği belirtilen başvuruda, polisin Öner’i ezdiğine şahit olan tanıkların beyanlarına yer verildi. Tanıklar, Öner’in ellerini kaldırdığını ancak panzerin hızını düşürmeden üzerinden geçtiğini ifade etti. Başvuruda, “Şahin Öner’in yaşamını yitirmesine konu olaya ilişkin görgü ve bilgileri bulunan tarafsız ve bağımsız tanıkların beyanları olayı aydınlatır niteliktedir. Tanık Y. D., hastanede polis memurlarının kendisinden yalancı tanıklıkta bulunmasını istediklerini dile getirmiştir” denildi.
TANIK POLİSLERİN ÇELİŞKİLİ BEYANLARI
Başvuruda, “görevi ihmal/ihmalen insan öldürme/delilleri karartma” suçlarından yargılanması gereken polislerin tanık olarak dinlendiği ve müşteki vekillerinin soru sorma hakkının engellendiği belirtildi. Tanık polislerin ifadelerinin çelişkili olduğu vurgulanarak, olay sonrası yaralı haldeki Öner’in ambulans yerine zırhlı araçla karakola götürüldüğü ifade edildi. Bu durumun polislerin beyanlarının güvenilirliğini zayıflattığı ve ölümün bilerek gerçekleştiğini ortaya koyduğu kaydedildi.
‘DELİLLER DİKKATE ALINMADI’
Başvuruda, mahkemenin sabit delilleri, tarafsız tanık beyanlarını ve adli tıp raporlarını dikkate almadığı vurgulandı. “Failin kamu görevlisi olmasından kaynaklı adil bir hüküm tesis edilmemiştir” denilen başvuruda, verilen kararın hukuka aykırı olduğu ve kamu vicdanını yaraladığı ifade edildi.
DAVA HAKKINDA
Şahin Öner’in öldürülmesine ilişkin davada daha önce verilen cezaların da tartışmalı olduğu belirtilirken, yeniden yapılan yargılamada mahkemenin tanık ifadelerini yine dikkate almadığı ve sanık hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası verdiği hatırlatıldı.
Karara hem savcılık hem de Öner ailesinin avukatları itiraz etti. Avukatlar, olayda kasıt bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etti.
MA


















