Ordu’da maden araması için Ankara’da 8-9 Nisan 2026 tarihlerinde maden ruhsatları için bir dizi ihale gerçekleştirilecek. Yaklaşık 15 köyü kapsayan maden arma ruhsatı ihalelerine tepki gösteren Emek Partisi (EMEP) Ordu İl Başkanı Yasin Uzun, “Ordu’da parça parça ihale edilen maden sahaları yeni dönemde toplu olarak yapılmaya başlandı. Tek bir maden işletmesinin verdiği zararın dayanılmazlığı ortada iken tüm ilçelerimizde mantar gibi çoğalacak maden sahaları için toplu ihaleler sonucu yaşam alanlarımızdan göç etmemiz istenecek. Bu saldırı durdurulmalı; toprağımızı, suyumuza, yaylamıza, ormanımıza sahip çıkmalıyız” dedi.
‘KÖYLER BOŞALTILACAK’
Uzun, ihaleye çıkarılan yerlerin her ilçede 10-15 köyü birden kapsadığına dikkat çekerek, “8-9 Nisan’da Ankara’da Maden Petrol Genel Müdürlüğü’nde (MEPAG) yapılacak ihale sonucu ruhsatı alan şirket kollarını sıvayıp yerin üstünde var olan tarım arazilerini, ormanları, suları darmadağın ederek yerin altını talan edecek. Bizlere de zehirli toprak ve su kalacak. Bu da köyleri terk etmemize neden olacak. İliç, Kazdağları uzak ancak yanımızda Fatsa var, gidip maden işletmelerinin nelere neden olduğuna bakmak yeterli” ifadelerini kullandı.
‘KABADÜZ’E SAHİP ÇIKALIM’
Kabadüz Musakırık’taki kurşun, çinko, bakır madeni için alınan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna değinen Uzun, “Kabadüz’de kurşun, bakır, çinko madeni için kazma vurmaya az zaman kaldı. ÇED onayı alınmış. Dava açmak da yetmez. Topyekün toprağımıza sahip çıkıp şirketin bölgeye gelmesine izin verilmemeli. Ayrıca Kabadüz’de açılmak istenen mermer ocağı da engellenmelidir” diye konuştu.
‘SORUMLU İKTİDARDIR’
Uzun, sorumlu olarak iktidarı gördüklerini belirterek, “İhaleyi devlet açıyor, ruhsatı satıyor. Şirket de satılan ruhsatı alıp geliyor. İktidarın yerli ve yabancı sermaye gruplarına hizmet ettiğini görüyoruz. Maden ve enerji yasaları ve yönetmeliklerinde yapılan değişikliklerle yol temizliği yapıyor. Toprağımızı yağmalayan şirkete tepki gösterirken ona olanak tanıyan, ruhsat satan iktidarı ve sistemi göz ardı etmeyelim. Kapitalizm, sömürü sistemidir. Yeraltı ve üstünün yağmalanmasına tepki gösterirken bu gerçeği unutmayalım. Kurtuluş ve toprağımızı, suyumuzu korumak sistemi değiştirmekle olur” şeklinde konuştu.
MA

















