Künye   Hakkımızda
4 Nisan 2026, Cumartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Ayşegül Doğan: Milyonlar adına ortak raporun takipçisi olmalıyız

Meclis komisyonunun raporuna dair değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Milyonlar adına artık bu raporun hep birlikte takipçisi olmalıyız ve uygulanmasını sağlamalıyız" dedi.

19 Şubat 2026
Ayşegül Doğan: Milyonlar adına ortak raporun takipçisi olmalıyız
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde güncel gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Ayşegül Doğan, İslam dünyası açısından önemli bir ay olan Ramazan ayının dayanışmayı ve paylaşmayı güçlendirdiğini belirterek, “Bu topraklarda yaşayan herkesin dili, dini, inancı ne olursa olsun herkes için Ramazan ayının barış, huzur ve kardeşliğe kapı aralamasını diliyoruz. Hayırlara vesile olsun diyoruz” dedi.

En önemli ve birinci gündemlerinin Meclis Komisyonu çalışmaları olduğunu söyleyen Ayşegül Doğan, “Ortak rapor herkesin gözünün üzerinden olduğu bir rapordu. Ne çıkacak bu Komisyondan, neler tavsiye edecek, hangi önerilerle Meclis’e yeni bir mesai tavsiyesinde bulunulacak diye bir beklenti vardı. Ağustos ayından bu yana sürdü çalışmaları ve dinlemeleri. Çalışmalar, tüm eksikleri ve yapılması gerekenleri ile de kamuoyunun hem bilgisi hem ilgisi dahilinde yürüdü. Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasını ne kadar önemsediğimizi burada çok kez anlattık” dedi.

‘SİYASİ PARTİLERİN TÜMÜNÜN KATILMASI ÖNEMLİ’

Bazı noktaların yeniden hatırlatılması gerektiğini ve Kürt sorununun Meclis zeminine taşınmasının önemine işaret eden Ayşegül Doğan, “Bu meselenin tüm siyasi partilerin katılımıyla tartışılmasının ne kadar değerli olduğunu ve bugüne kadar ıskalanmış pek çok fırsatta Meclis’in asıl oynaması gereken rolü ve işlevi oynamadığını, bunun Türkiye’ye neler kaybettirdiğini ifade ettik. Bu açıdan baktığımızda Meclis’in ortaya koyduğu irade, bunun çoğulcu bir şekilde gerçekleşmiş olması, yine siyasetin bu konuda mümkün mertebe en geniş uzlaşıyla, en geniş mutabakatla bugüne varmış olması tabii ki bizim açımızdan da önemli” ifadelerini kullandı.

‘RAPOR ÖNCESİNDE DE ÇOKÇA TARTIŞMA OLDU

Komisyon raporuna dair tartışmaların devam edeceği vurgusunu yapan Ayşegül Doğan devamla şunları aktardı: “Masada kalma konusundaki inadını ve ısrarını sürdüreceğini ifade eden herkese DEM Parti olarak müteşekkiriz. Çünkü bu sorunun çözümü demokratik siyaset alanının genişlemesidir. Dolayısıyla bu çalışmaları kılı kırk yararak büyük bir sorumlulukla taşımanın sorumluluğuyla bugünlere getirdik. O yüzden hiçbir şey kolay olmadı. Hiçbir şey sanıldığı, göründüğü gibi kolay gerçekleşmedi. Biz bunu daha önce de 5 Ağustos’ta komisyon kurulduktan sonra ifade etmiştik. Yine Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantımızın hemen akabinde, iki gün sonra dedik ki; Meclis Komisyonu’nun yapacağı çalışmaların etkili ve kalıcı bir sonuca ulaşması ve sonrasında atılacak adımların gerçekleşmesi için partimiz her türlü çabayı gösterecektir.

KATKISI OLAN HERKESE TEŞEKKÜR EDERİZ

Uyarılar yaptık ve bu uyarıların bir bölümü bugün o raporda hayat buldu. Bir bölümü ise görmezden gelindi. Hakikati ve her şeyi göze alarak, dile getirenlerin hatıralarını unutmayacağız. Şimdi bu aşamaya gelene kadar çok sayıda insan da dinlendi. Farklı kurumlar da dinlendi. Onlara da bir teşekkürü borç biliyoruz. Çünkü komisyon raporunun tüm eksiklerine rağmen bu şekilde çıkabilmiş olması, özellikle 6’ncı ve 7’nci başlıklarda demokratikleşmeye dair, bundan sonra atılacak yasal adımlar ve hukuki düzenlemelerle ilgili tavsiyelere dair bu dinlemelerin çok katkısı olduğunu belirtmek isterim. O yüzden yalnızca bu süreçte yer alan siyasi partilere değil, doğrudan ve dolaylı katkısı olan herkese DEM Parti adına teşekkür ederiz.

İLK AŞAMA RESMEN TAMAMLANMIŞ OLDU

Sayın Öcalan’ın da son görüşmede DEM Parti İmralı heyetine söyledi; Artık ilk aşama resmen tamamlanmış oldu. Yeni bir aşamaya geçildi ve bu raporu ikinci aşamanın resmen başlangıcı olarak kabul edebiliriz. Bundan sonra yeni bir takvim ihtiyacı var. Bu yeni takvimin nasıl işleyeceğine ilişkin komisyon, hazırladığı raporunda da detaylı bir şekilde aslında ifade ediyor. Ancak bu başlıkların altı nasıl doldurulacak, nasıl uygulanacak, dünden beri kamuoyunun en çok merak ettiği ve bu konuya ilişkin yoğun olarak yönelttiği sorular arasında bu sorular da yer alıyor.

RAPOR HAYATİ AŞAMA AÇISINDAN ÖN AÇICI OLMALI

Rapor hayati aşama açısından ön açıcı olmalı. Yine komisyonun raporda yer verdiği tespit ve tavsiyelerin zaman kaybetmeden yerine getirilmesi için bir an önce yasal düzenlemelere dair çalışmalara başlanmalı. Meclis’in bütün mesaisini bundan sonra bu meselenin çözümüne ve Türkiye’nin demokratikleşmesine dair yapılması gerekenlere ayırması gerekir. Komisyon üyelerinin üzerinde mutabakata varabilecekleri bir nihai rapor bekleniyordu. Şimdi artık o rapor tüm tartışmalara rağmen tamamlandı. Gönül isterdi ki 51 üyenin tamamının evet oyu verebileceği bir rapor çıkmış olsun ama böyle olmadı. O uyarılar, dikkat çekilen başlıklar, konulması gereken ve konulması gerektiği düşünülen şerhler de elbette dikkate alınmalı. Ancak biz isterdik ki o raporun altında TİP’in de EMEP’in de tüm eleştirilerine rağmen imzası olsun.

ESKİNİN DİLİNDEN VAZGEÇMEK GEREKİR

Şunu da söylemek gerekir; eskinin diliyle yeniyi inşa etmek imkansız. O yüzden eskinin dilinden vazgeçmek gerekir. Bu bizim yaptığımız en başından bugüne kadar en temel uyarılardan biriydi. Gördük ki raporda eskinin diline dair bir ısrar var. Bundan vazgeçmek için o kadar çok neden var ki; Türkiye’nin acı deneyimler ile tecrübe ettiği, buradan ders çıkarmış olmak gerekirdi. Peki, bir de rasyonel durum var. Bölge değişti ve sözünü ettiğimiz mesele çok boyutlu, çok katmanlı, tarihsel, sosyolojik, ekonomik pek çok açıdan değerlendirecek boyutu olan bir hak ve özgürlükler meselesi. İnkâr siyasetinin yarattığı sonuçları konuşuyoruz. İnkar siyasetinin yarattığı sonuçları konuşurken bunu gerçekçi bir şekilde ortaya koymak gerekir. Öyle ortaya koymak gerekir ki bundan sonraki yol buna uygun bir şekilde yürünebilsin. Aksi takdirde iç ve dış politikanın bu kadar iç içe geçtiği bir zaman diliminde değişen bölge dinamiklerini, değişen parametreleri değerlendirmeden önümüzdeki süreci değerlendirmek, önümüzdeki tarihi fırsatı değerlendirmek, kırılgan noktalarıyla birlikte ele almak hepimizi zorlayabilir. O yüzden bu ortak raporda görülmeyen, bizim farklı görüşlerimiz olarak ifade ettiğimiz, dün komisyon üyelerimizin komisyonda da ifade ettikleri ‘Terörsüz Türkiye’ süreci gibi tanımlamalar yerine komisyon ortak rapor taslağında diyor ki; ‘Terörsüz Türkiye süreci’, ‘terör örgütü’, ‘terör belası’ bu kavramlar gerçekçi kavramlar değil. Kürt meselesi böyle indirgemeci bir yaklaşımla onlarca yıldır çözülmedi, çözülemedi. O yüzden bu yaklaşımı terk etmeye davet ediyoruz.

SÜREÇ VURGUSU

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu mesela. Buradan ilham alabilecek bir isim toplumun daha geniş kesimleri tarafından desteklenebilirdi ve güven duygusu pekiştirilebilirdi. Bu yapılmadı, bu tercih edilmedi. Buna itirazımızı, buna ilişkin reddimizi tarihsel olarak nedenleri ile birlikte dün komisyonda ifade ettik. Biliyorsunuz biz mevcut süreci Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrıya ismini veren Barış ve Demokratik Toplum Süreci olarak tanımlıyoruz. Tüm çalışmalarımızı da bu yönlü yürütüyoruz. Ayrıca barış ve demokrasi mücadelesi bizim onlarca yıldır verdiğimiz mücadelenin adı ve bizim varlık nedenimiz. Kürt meselesi bir terör meselesi olarak görülemez.

Dar kalıplardan, eski tariflerden ve tanımlardan vazgeçmek gerekiyor. Dillerin birlikte eşit ve özgür şekilde yaşayabilme imkanları var.

ANADİL HAKKI İÇİN DÜZENLEMELER DÜŞÜNÜLMELİ

21 Şubat Dünya Ana Dili Günü yaklaşıyor. Bu konuda da Türkiye aslında çokça tartışma yürüttü. Türkiye çok dilli bir ülke, Türkiye çok kimlikli bir ülke. Bu dillerin birlikte eşit ve özgür şekilde yaşayabilme imkanları var. Ayrıca Türkiye’de Türkçeden sonra en çok ve en yaygın şekilde konuşulan dil Kürtçe’dir. Şimdi Kürtçe’nin kullanımına, kamusal alanda özgür bir biçimde yaşamasına dair önümüzdeki süreçte elbette birtakım hukuki düzenlemeler, yasal adımlar düşünülmeli. Bu komisyonun gündemi değildi. Çünkü bu aynı zamanda bir anayasa meselesi ve bu komisyon anayasa meselesini tartışmayacağını ilk günden ifade etti.

BUNDAN SONRA RAPORUN TAKİPÇİSİ OLMALIYIZ

Bu başlıkların somut bir karşılık bulması, Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin gerçek sınavı olacak bundan sonra. Bu sınav hepimiz için tarihi bir sınav. Bundan sonrasını takip etmek, bundan sonra raporun tavsiyelerini Meclis’in hızla gündemine almasını ve bu konuda çalışmalar yapmasını sağlamak yalnızca siyasi partilerin değil, o komisyona gelip fikirlerini, görüşlerini aktaran, aktarmak isteyen, aktaramayan, doğrudan dolaylı katkısını bu meselenin çözümüne ulaştırmak isteyen herkese buradan DEM Parti olarak sesleniyoruz; Ortak raporu takip etmek, raporun tavsiyelerini bağlayıcı olduğunu unutmadan böyle tartışmalar da görüyoruz. Rapor önerilerde bulundu, tavsiyelerde bulundu. Haklı kaygılar var ve bu tavsiyeler, öneriler Meclis tarafından dikkate alınacak mı, yürütme erki bunun takipçisi olacak mı, buna sahip çıkacak mı, bunlar uygulanacak mı diye soranlar var. Evet işte milyonlar adına artık bu raporun hep birlikte takipçisi olmalıyız ve uygulanmasını sağlamalıyız.

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE SÜRECİN ÖRGÜTLEYİCİSİ OLACAĞIZ

Şimdi tabii ki yalnızca bu rapor değil gündemimiz. Biliyorsunuz sahaların, alanların, meydanların hareketleneceği bir döneme giriyoruz. 8 Mart yaklaşıyor. Bir yandan 21 Mart Newroz yaklaşıyor. Biz zaten hep alanda, meydanda olan bir siyasi parti olarak bunu daha da çok hareketlendireceğiz. Barış ve demokratik toplum sürecinin toplumsallaşmasının ne kadar hayati olduğunu da en başından beri ifade ediyoruz ve sizlerle her yerde buluşmaya çalışıyoruz. Süreci anlatmak için, kaygıları dinlemek için, yol haritasına eleştirilerinizi, önerilerinizi katabilmek için, yol haritasını birlikte yapabilmek için eylemimizi ve söylemi birlikte üretmek için bu buluşmaları çok önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde de bu sürecin anlatıcısı ve örgütleyicisi olacağız. Çünkü bu süreç ancak bunun için sahici bir biçimde müdahale edenlerin omuzlarında yükselebilecek ve en nihayetinde de onların gayretiyle başarıya ulaşacak.”

MA

İlgili Haberler

Çiğdem Kılıçgün Uçar: Kürt halkı mücadelesini özgürlüğe dönüştürdü
Gündem

Çiğdem Kılıçgün Uçar: Kürt halkı mücadelesini özgürlüğe dönüştürdü

3 Nisan 2026
Erdoğan ve Putin telefonda görüştü
Gündem

Erdoğan ve Putin telefonda görüştü

3 Nisan 2026
Kürt işçilere ırkçı saldırıda tutuklama yok
Gündem

Kürt işçilere ırkçı saldırıda tutuklama yok

3 Nisan 2026
NATO Zirvesi’nin Türkiye’de toplanmasına tepki
Gündem

NATO Zirvesi’nin Türkiye’de toplanmasına tepki

3 Nisan 2026
Hak savunucuları ve Genç LGBT+’ların yargılanacağı davaya katılım çağrısı
Gündem

Hak savunucuları ve Genç LGBT+’ların yargılanacağı davaya katılım çağrısı

3 Nisan 2026
İHD’den hasta tutsaklar için açıklama: Yaşam hakkı ihlal ediliyor
Gündem

İHD’den hasta tutsaklar için açıklama: Yaşam hakkı ihlal ediliyor

3 Nisan 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Emperyalist Saldırganlığa Karşı İhtiyaç Topyekün Direniş
Politika'dan Yorum

Emperyalist Saldırganlığa Karşı İhtiyaç Topyekün Direniş

Politika Haber
6 Mart 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

Çiğdem Kılıçgün Uçar: Kürt halkı mücadelesini özgürlüğe dönüştürdü

Çiğdem Kılıçgün Uçar: Kürt halkı mücadelesini özgürlüğe dönüştürdü

3 Nisan 2026
İdlib’te mayın patlaması: 3 çocuk hayatını kaybetti

İdlib’te mayın patlaması: 3 çocuk hayatını kaybetti

3 Nisan 2026
Erdoğan ve Putin telefonda görüştü

Erdoğan ve Putin telefonda görüştü

3 Nisan 2026
İran, Ridayi’nin öldürüldüğünü doğruladı

İran, Ridayi’nin öldürüldüğünü doğruladı

3 Nisan 2026
Kürt işçilere ırkçı saldırıda tutuklama yok

Kürt işçilere ırkçı saldırıda tutuklama yok

3 Nisan 2026
KESK’ten TÜİK verilerine tepki: Bu oyunun kaybedeni milyonlardır

KESK’ten TÜİK verilerine tepki: Bu oyunun kaybedeni milyonlardır

3 Nisan 2026
NATO Zirvesi’nin Türkiye’de toplanmasına tepki

NATO Zirvesi’nin Türkiye’de toplanmasına tepki

3 Nisan 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!