2 Şubat Pazartesiyi 3 Şubat Salıya bağlayan gece yarısında saldırıya uğrayan Mustafa Suphi Vakfı bir açıklama yayınladı. Mustafa Suphi Vakfı açıklamasında vakıf binasına özellikle zarar verildiğini belirterek “Kendi öz ve kısıtlı gelirleriyle çalışmalarını yürüten vakfımıza çok ciddi maddi zarar verdikleri gibi vakfımızın kapılarını açık bırakarak güvenlik zararı da vermişlerdir.” dedi. Açıklamada saldırının hukuki ve siyasal değerlendirilmesi yapılırken “Dün gece yaşanan operasyonun Mustafa Suphi ve yoldaşlarının katilinin yıldönümü ve bu konuyla ilgili düzenlenen etkinliklerimizin hemen sonrasında gerçekleşmesi tesadüf değildir.” denildi. Son kısmında “Yaşanan bu olay devletin ve toplumun demokratikleşmesinin ne kadar yakıcı olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir” tespitinde bulunan Mustafa Suphi Vakfı’nın açıklamasının tamam şu şekilde:
“Mustafa Suphi Vakfı Saldırıya Uğradı
Gözdağı ve Baskılar Bizi Yıldıramaz!
Dün, 2 Şubat Pazartesiyi 3 Şubat Salıya bağlayan gece yarısında Mustafa Suphi Vakfımızın lokali saldırıya uğramıştır. Binanın cümle kapısının camları ve çelik kapının kendisi ve lokalimizin daire kapısı koçbaşı ile parçalanarak kullanılmaz hale getirilmiştir. İlk bakışta binamızın kamera sisteminin çoğu parçaları ile başka eşyalarımızın da kaybolduğu anlaşılmıştır.
Yönetim Kurulu olarak avukatımız İsmail Duygulu ile görüşüldü; yakınımızdaki avukattan yardım istendi, avukatımız Ömer Kavili hemen vakfımıza ulaştı, yapılan değerlendirmelerden sonra Koşuyolu Emniyet Amirliğine hırsızlık suçundan şikayete karar verildi. Av. Ömer Kavili ve Yönetim Kurulu üyemiz karakola giderek, hırsızlık şikayetimizle ilgili bilgi verdiler, polisler araştırma yaptıktan sonra …
[09:22, 04.02.2026] B. Aydın Doruk: Dün, 2 Şubat Pazartesiyi 3 Şubat Salıya bağlayan gece yarısında Mustafa Suphi Vakfımızın lokali saldırıya uğramıştır. Binanın cümle kapısının camları ve çelik kapının kendisi ve lokalimizin daire kapısı koçbaşı ile parçalanarak kullanılmaz hale getirilmiştir. İlk bakışta binamızın kamera sisteminin çoğu parçaları ile başka eşyalarımızın da kaybolduğu anlaşılmıştır.
Yönetim Kurulu olarak avukatımız İsmail Duygulu ile görüşüldü; yakınımızdaki avukattan yardım istendi, avukatımız Ömer Kavili hemen vakfımıza ulaştı, yapılan değerlendirmelerden sonra Koşuyolu Emniyet Amirliğine hırsızlık suçundan şikayete karar verildi. Av. Ömer Kavili ve Yönetim Kurulu üyemiz karakola giderek, hırsızlık şikayetimizle ilgili bilgi verdiler, polisler araştırma yaptıktan sonra bu olayın hırsızlık olmayıp polis operasyonu olabileceğini söylediler. Bu konuda ayrıntılı ve kesin bilgi isteme ısrarımız üzerine saldırının arama görüntüsüyle İstanbul Başsavcılığının talimatıyla yapıldığı ortaya çıkmıştır.
Mustafa Suphi Vakfımız vakıf senedi onaylanan, Vakıf Kütüğünde kayıtlı ve yöneticilerinin her türlü iletişim numarası kayıtlı yasal bir kurumdur. Yasa gereği arama yaptığını iddia eden polis memurları devletin kendi kanununa uymak zorundadır. Yöneticilerimize haber verilmemiş, çilingir temin edilmemiş, kapılarımız ve diğer bazı eşyalarımız kullanılamaz hale getirilerek bunun adına arama işlemi denmiştir. Bu durum kanunsuzluk halidir.
Kendi öz ve kısıtlı gelirleriyle çalışmalarını yürüten vakfımıza çok ciddi maddi zarar verdikleri gibi vakfımızın kapılarını açık bırakarak güvenlik zararı da vermişlerdir.
Buraya kadar aktarmaya çalıştığımız operasyonun yasadışılığı ve hukuki kısmı ile ilgilidir.
Vakfımıza zarar verecek şekilde vakfımızı hedef alan bu saldırının amacı tarafımızca bilinmektedir, çünkü sadece iki gün önce, 31 Ocak Cumartesi günü vakfımızın konferans salonunda “Mustafa Suphi ve Yoldaşlarını Anmak ve Anlamak” belgisi altında bir panel düzenlenmiştir. Emniyet güçleri beyaz sivil bir Ford Torneo ile vakıfa giden yolda pusuya yatmış, geleni gideni izlemiş, notlar almış, fotoğraflar çekip telsiz konuşmaları yapmış ve bu yöntemle baskı kurmaya çalışmışlardır.
Mustafa Suphi Vakfımızın amacı, vakıf senedinde de yazdığı gibi “Mustafa Suphi’nin politik, ekonomik ve felsefi görüşlerinin araştırılması, yaşadığı dönemde geliştirdiği görüşlerin, bugünün bakış açısıyla ve dünya gerçekliği temelinde, tarihsel ve sosyal açıdan değerlendirilmesi, Türkiye ve Dünyamızın güncel durumu ile ilgili sosyal ve siyasi manada etkili yaklaşımlar geliştirilmesine katkı verilmesidir.” Bunun için araştırmalar yapar, çeşitli konulara ilişkin bilim kurulları ve komisyonlar kurar, gazete, kitap, dergi yayınlar, paneller, sempozyumlar, konferanslar düzenler. Mustafa Suphi ve yoldaşlarının 28/29 Ocak 1921 gecesi Karadeniz’in derin sularında neden ve kimler tarafından haince ve vahşice katledildiklerini gün yüzüne çıkarmak için çalışmalar da yürütür.
Vakfımız toplumdaki siyasal gelişmelere duyarlılığı bakımından Ağustos ayında Barış ve Demokratik Toplum Süreci çerçevesinde TBMM çatısı altında kurulan “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”’na bir mektup ile başvurarak bu süreçte Kürt halkının demokratik, kültürel ve siyasal haklarının anayasal çerçevede çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi konuları ile birlikte Mustafa Suphi ile yoldaşlarının haince ve vahşice katlinin de aydınlatılması bakımından önemli sayarak sürecin takipçisi olacağımızı ilettik. Hal böyleyken “ne bu şiddet bu celal”?
Dün gece yaşanan operasyonun Mustafa Suphi ve yoldaşlarının katlinin yıldönümü ve bu konuyla ilgili düzenlenen etkinliklerimizin hemen sonrasında gerçekleşmesi tesadüf değildir. Mustafa Suphi ve yoldaşlarının damarını Türkiye komünist hareketinde günümüzde yaşatmak, unutturmamak, gerçekleri açığa çıkarmak için faaliyet yürüten bizleri bu tür baskı ve saldırılar ile yıldıracaklarını zannedenler yanılıyorlar; 105 senedir yıldıramadılar yıldıramayacaklar.
Mustafa Suphi Vakfımıza bu saldırının yasal takipçisi olacağız, yasal haklarımız kullanacağız.
Yaşanan bu olay devletin ve toplumun demokratikleşmesinin ne kadar yakıcı olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Türkiye’de alışılagelmiş anti-demokratik uygulamalar son bulmalıdır. Yasalardan doğan hak ve yetkiyi kullanan yargı ve emniyet mensuplarının hukuki ödevlerine uymak zorunda olduklarını da onlara hatırlatıyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mustafa Suphi Vakfı
Yönetim Kurulu
İstanbul / 4 Şubat 2026”













