İzmir Barış Forumu’ndan Nazike Seçil Hayırcı, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılar ve buna dönük tepkileri değerlendirdi. Nazike Seçil Hayırcı, Kuzey ve Doğu Suriye’de eşitlikçi ve kadın özgürlükçü bir yaşamın olma ihtimalinin ortaya çıktığını ancak egemen güçlerin kararlarıyla buraya dönük bir saldırı konseptinin hayata geçirildiğini söyledi.
Kürtlerin bu duruma karşı birleşik bir mücadeleyle itiraz ettiklerine dikkati çeken Nazike Seçil Hayırcı, “Bu, Kürtlerin sadece kültürel bir bilincinin değil, siyasi bir bilincinin de olduğunun göstergesidir. Avrupa’da da birçok sanatçı, felsefeci ve aktivist birleşerek Rojava’daki bu katliama karşı yardım kampanyaları oluşturdu. Dünyada büyük bir ses çıkartılması bu bilincin ne kadar kıymetli ve değerli olduğunu gösteriyor” dedi.
‘TEYAKKUZDA OLMALI’
Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ve Suriye Geçici Hükümeti arasında yapılan anlaşmaya dikkati çeken Nazike Seçil Hayırcı, anlaşmanın en önemli boyutunun “ölümleri durdurması” olduğunu söyledi. Nazike Seçil Hayırcı, anlaşmaya rağmen teyakkuz halinin devam etmesi gerektiğine işaret ederek, “Sonuçta bu anlaşmayı yaptığımız kişiler cihadist. Bunlar katliam yapanlar. Kadınları, çocukları, sivil halkı katleden kimseler. Şara cihadistlerin en başındaki en büyük katildir” dedi.
Nazike Seçil Hayırcı, Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci de değinerek, şunları söyledi: “Barış sürecine karşı halkın güven problemi vardı. Ama bütün bunlara rağmen barışı topluma yaymak, bunu zorlamak, kalıcı hale getirmek için birçoğumuz katkı sağlamaya çalıştı. Bu barışı isteyen taraflardan birisi Türkiye. Ancak Suriye’de cihatçılara destek verdi ve oradaki kıyımın bir parçası oldu. Dolayısıyla burada da herkesin aklına gelen tek şey Türkiye’nin buradaki barış sürecini, oradaki savaşa destek vererek bir sekteye uğrattığı gerçeğidir. Biz burada barışın ne kadar önemli olduğunu, barış olmazsa özgürlüğün, laikliğin, demokrasinin, eşit yurttaşlığın ve evrensel hakların olamayacağını anlatmamız gerek. O yüzden barışa her zaman sahip çıkmamız gerekiyor. Masalarda birçok şey konuşulabilir. Toplumların çıkarına değil, toplumları mahveden kararlar alabilirler. Ama biz o karar mercilerinden daha güçlüyüz. Birleşerek, dayanışarak barışı her zaman her yerde konuşmaktan vazgeçmeyeceğiz. İzmir Barış Forumu olarak Rojava’daki katliamın durmasını istiyoruz.”
MA














