Dünya’da devletlerin silah harcamalarını büyük ölçüde arttırdığının altını çizen İktisatçı Mustafa Durmuş, bu tablonun altında yaklaşmakta olan savaş gerçekliğinin yattığını belirtti. İsrail ve Suudi Arabistan’a artan silah satışlarının Orta Doğu merkezli bir paylaşım savaşının sinyali olduğunu işaret eden Durmuş, “ABD. Orta Doğu’ya yönelik silah satışlarını artırdı” başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Durmuş’un yazısının tamamı şu şekilde:
ABD Dışişleri Bakanlığı cuma gecesi, AH-64E Apache helikopterleri ve Joint Light Tactical Vehicles’ın (JLTV)büyük siparişleri de dahil olmak üzere, İsrail’e yaklaşık 6,7 milyar dolarlık yeni silah satışı yapılacağını duyurdu. Bunu yaklaşık iki saat sonra, Suudi Arabistan’a 9 milyar dolarlık PAC-3 Patriot füze önleyicilerinin potansiyel satışı duyurusu izledi.
Savunma Güvenlik İş birliği Ajansı (DSCA) tarafından Kongre’ye bildirilen bu açıklamalar henüz kesinlik kazanmadı. Çünkü miktarlar ve toplam tutarlar genellikle müzakereler sırasında değişebiliyor ve yapılan açıklama teknik olarak milletvekillerine 30 gün içinde anlaşmayı engelleme fırsatı sunuyor ama böyle bir adım nadiren atılıyor.
İsrail’e satışlar
İsrail’e yapılacak satış paketinde şunlar var: Değeri 3,8 milyar dolara ulaşan 30 adet AH-64E Apache helikopteri, tahmini maliyeti 1,98 milyar dolar olan 3.250 adet Ortak Hafif Taktik Araç, tahmini maliyeti 740 milyon dolar olan Namer Zırhlı Personel Taşıyıcı Güç Paketleri ve tahmini maliyeti 150 milyon dolar olan, ancak sayısı belirtilmeyen AW119Kx Hafif Hizmet Helikopterleri.
Suudi Arabistan’a satışlar
Suudi anlaşması ise çeşitli destek ekipmanlarıyla birlikte 730 adet PAC-3 füzesinin satışını kapsayacak. Nitekim ocak ayının başlarında Lockheed ve Pentagon, PAC-3 üretimini 2030 yılı sonuna kadar üç katına çıkararak yıllık 2.000 adede çıkarmak için bir anlaşma yaptıklarını duyurdu.
Bildik silah tacirleri
Boeing ve Lockheed Martin, Apache’nin ana yüklenicileri, AM General ise Joint Light Tactical Vehicles’ın lideri. Rolls-Royce Namer güç paketlerinin, Leonardo Helicopters AW119Kx’in, Lockheed, PAC-3 füzelerinin de ana yüklenicisi.
Kısaca emperyalist saldırganlığın ana tedarikçisi bu batılı şirketler Trump’ın desteğiyle bu satışları yapacaklar.
Neden şimdi?
ABD’nin İran’a karşı olası bir askerî harekât için bölgedeki askeri varlığını artırdığı bir dönemde yapılan bu açıklama; hem İsrail hem de Suudi Arabistan’ın İran’a yapılması planlanan saldırının bir parçası olmak için hazırlık yaptıkları kadar, İran’ın misilleme saldırılarına karşı önlem almak istediklerini de gösteriyor.
Bir süredir Suriye ve Filistin ve son günlerde İran üzerinden Orta Doğu merkezli bir ‘üçüncü dünya savaşı’nın hazırlıkları yapılıyor. Bu yüzden de büyük çaptaki silah alımlarını, sadece silah tüccarı şirketlerinin ticari faaliyetleri olarak değil, olası bir büyük paylaşım savaşına da hazırlık olarak görmekte yarar var.
HABER MERKEZİ












