Kobanê kırsalındaki köylerden birinde yaşayan bir yurttaş çektiği videoda, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların, yerlerinden edilen Kürtlere ait evlerde sistematik yağma ve hırsızlık yaptığını dile getirdi.
Videoyu kaydeden ve ismi paylaşılmayan Kobanêli yurttaş, kuşatma koşulları altında yaşam mücadelesi verdiklerini ifade ederek, yaşananları şu sözlerle anlattı: “Burada yaşadıklarımızı anlatmak istiyorum. Tüm dünyanın, biz Kürtlerin neler çektiğini duymasını ve hissetmesini istiyorum. Kobanê’nin kırsal köylerinden birindeyiz. Kuşatma sonrası ne ekmek, ne su, ne elektrik ne de mazot bulunabiliyor. Ocak ayının ortasında, kışın en ağır günlerinde halkın büyük bölümü göç etmek zorunda kaldı.”
Köylerin boşaltılmasının ardından HTŞlilerin yerleşim yerlerine girdiğini belirten yurttaş, “Suriye devleti ordusuna bağlı askerler, QSD güçlerinin ve halkın bulunmadığı köylere girerek evlerimizi talan etti. Güneş panellerimizi, elektrik kablolarımızı, buzdolaplarımızı aldılar. M4 karayolu çevresindeki köylere kamyonlar getiriliyor, eşyalar yükleniyor. Gire Spi, Eyn İsa ve Reqa’daki akrabalarını arayıp araçlarla gelip eşyaları götürüyorlar. Yurttaşlara ait araçlar da gasp ediliyor” dedi.
Bölgede iş yerlerinin de hedef alındığını belirten yurttaş, “Mazot depolarını boşalttılar, dükkanların kapılarını kırarak içini yağmaladılar. Bu talan ve hırsızlık hala sürüyor. Sözde savaşmak için geldiler ama amaçları yağma” diye ifade etti.
Suçsuz yere sivillerin katledildiğini hatırlatan yurttaş, şimdi ise geride bırakılan evlerin sistematik biçimde yağmalandığını kaydetti. Yurttaş,“Sivillerimiz suçsuz yere katledildi. Şimdi de evlerimizi talan ediyorlar. Çalınmadık hiçbir şey bırakmadılar, evlerimizi de yıkmak üzereler. Vicdan ve din adına konuştuklarını söylüyorlar ama yaptıklarıyla bunun hiçbir ilgisi yok. Biz bu soğukta dışarıdayız, onlar evlerimizde hırsızlık yapıyor” dedi.
Bölgede basının bulunmadığını ve yaşananların kayıt altına alınamadığını söyleyen yurttaş, son olarak şunları dile getirdi, “Dün ev sahipleri olan akrabalarım köylerine gitmek istedi. Ancak evlerini görmelerine bile izin vermediler, ‘Buradan gidin’ diyerek uzaklaştırdılar. İnsanlıktan söz ediyorlar ama yaptıkları yalnızca talan.”
MA












