Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı öğrenci yurdundan ayrıldıktan sonra aynı yılın 15 Ekim’inde Mollakasım kırsal mahallesinde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Aradan geçen süreye rağmen şüpheli ölüme dair soruşturma tamamlanmadı.
Şüpheli ölümün aydınlatılması için aile başta olmak üzere hukuk ve kadın örgütlerinin mücadelesi sürüyor. Rojin Kabaiş ailesi ve kadınlar, 30 Ocak’ta Adalet Bakanlığı önünde bir araya gelerek, taleplerini haykırdı. Açıklamada, dosyadaki gizlilik kararının kaldırılması, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) tek yetkili merci olmaktan çıkarılması ve etkili bir soruşturma yürütülmesi istendi.
‘BASKILAR SONUCU DNA’LARI AÇIKLANDI’
Bakanlık önündeki eyleme katılan baba Nizamettin Kabaiş, faillerin ortaya çıkartılması için dördüncü kez Ankara’ya geldiğini belirtti. Kadınların ve avukatların baskısı sonucu dosyada ilerleme sağlandığını kaydeden baba Kabaiş, “Baskı yapılmazsa gelişme olmuyor, bunu fark ettim” dedi.
Kızının bedeninde bulunan 2 DNA örneğini hatırlatan Kabaiş, “Kadınların tepkileri ve baroların baskısından sonra 2 erkek DNA’sını açıklamaya mecbur kaldılar. DNA’nın vücudunun neresinde olduğu tespit edildi. Bunun cinayet olduğu nettir. Artık ‘intihar’ diyemezler” diye konuştu.
‘SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ’
Savcıyla yaptıkları görüşmeye değinen baba Kabaiş, “Ben kendisine intiharla ilgili çalışma yapmamaları gerektiğini söyledim. Çünkü şimdiye kadar ‘Rojin suyun içindeydi’ diyorlardı. Rojin’in Van Gölü’nde kaldığına dair hiçbir delil, tespit yok. Mollakasım’daki kameraların bozuk olduğunu söylediler. Bunların hepsini isteyeceğiz, sonuna kadar mücadele edeceğiz” diye belirtti.
Kızının kaç gün suyun içinde kaldığına dair soruların da halen yanıtsız olduğunu kaydeden Kabaiş, “15 aydır bunun cevabını alamadık. ATK bunu tespit edebilir. Kaç gün suyun içinde kaldı, ne zaman rahmet etti, bunlara yanıt verilmesi lazım. Rojin’in atletinde bir kan tespit ettiklerini söylediler. Bu kanın başka bir kadına ait olduğunu, Rojin’in kanı olmadığını bize söylediler. DNA’lar ne kadar önemliyse o kan da o kadar önemli” dedi.
Olayın cinayet olduğunu ve örtbas edilmek istendiğini söyleyen Kabaiş, “Aile fakirdir, kimsesizdir, dosyayı intihar diyerek kapatacağız’ dediler. Ancak onların istediği gibi olmadı. Hiçbir zaman da öyle olmayacak. Sonuna kadar mücadele edeceğim. Ölümü göze alarak bu mücadeleye devam ediyorum. Rojin intihar etmedi. İntihar ettiğine dair herhangi bir delil yok. Cinayete dair çok fazla işaret var, bunların tespit edilmesi lazım” diye konuştu.
Sema Bingöl / MA












