Barış Anneleri İnisiyatifi, Suriye Konsolosluğu önünde açıklama yaparak Rojava’daki soykırım ve katliamlara tepki göstermek amacıyla siyah çelenk bıraktı.
Barış Anneleri İnisiyatifi, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye’nin desteklediği paramiliter grupların Rojava’ya yönelik saldırılarına tepki göstermek ve bu saldırılarda uluslararası aktörlerin rolüne dikkat çekmek amacıyla İngiltere, İsrail ve ABD konsolosluklarından sonra Suriye Konsolosluğu önünde eylem gerçekleştirdi. Eylemde sık sık Bijî berxwedana Rojava”, “Jin jiyan azadî”, “Katil Colani Rojava’dan elini çek”, “Jin şer naxwazin aştiyê dixwazin” sloganları atıldı.
Eylemde konuşan Barış Annesi Emine Erbek, Rojava’daki Kürtlere yapılanları kınayarak, “Herkese çağrıda bulunuyorum; ölüm çözüm değil. Oradaki çocuklar, kadınlar, insanlara yapılanı bırakın. IŞİD’e silah vermeyin yeter artık” dedi.
‘FİLİSTİN İÇİN HAK ARAYANLAR KÜRT HALKI İÇİN YAPMIYOR’
Bir diğer Barış Annesi Feleknaz Karabaş ise “Türkler Filistin için hak arıyordu ama Kürt halkı için bunu yapmıyorlar. Kürt halkı 10 yıldır Rojava’da mücadele ediyor. Bu saatten sonra geri adım atmak yok” diye konuştu.
‘BUNUN ADI BARBARLIKTIR’
Konuşmaların ardından kitle adına yapılan açıklamayı Barış Annesi Rewşan Döner okudu. Bu topraklarda filizlenebilecek her şeyin büyük tehdit altında olduğunu vurgulayan Rewşan Döner “ Ne yazık ki bu vahşetin yalnızca bu coğrafyayla sınırlı kalmayacağı açıktır. Bugün dünyanın birçok yerinde; kadınlara, çocuklara, eğitime, ahlaka, sanata, özgürlüğe, hukuka ve demokrasiye düşman olan tüm güçler Kürdistan’da bir araya gelerek bir soykırım girişiminde bulunmaktadır. Kitle imha silahlarıyla donatılmış bu karanlık yapı; küçük kız çocuklarını ve kadınları köleleştirmeyi amaçlayan, sistematik ölüm saçan ve insanlığa dair her şeyi yok etmeye yemin etmiş bir zihniyetin ürünüdür. Bu güç, gerçekleştirdiği planlı imhayı ve organize vahşeti ‘hilafet’ adı altında meşrulaştırmaya çalışmaktadır” dedi. Bu durumun insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biri olduğu ve modern çağın en karanlık barbarlığı olduğunu söyleyen Rewşan Döner, “İŞİD/HTŞ, Şengal’de Êzidi halkına karşı açık bir soykırım gerçekleştirmiştir. Binlerce erkek katledilmiş, kadınlar ve çocuklar köleleştirilmiş, ‘ganimet’ adı altında köle pazarlarında satılmıştır. Kadınlar, sistematik tecavüze uğramışlardır. Bu suçlar bireysel değil, örgütün bilinçli ve planlı politikalarıdır” diye ifade etti.
‘ORTADOĞU’DAKİ HALKLARA SOYKIRIM TEHDİDİ’
Ortadoğu’daki mazlum halkların yok edilme tehditliyle karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Rewşan Döner, “Hristiyanlar, Ezidiler, Şiiler, Sünniler, Araplar, kadınlar, çocuklar ve hatta tüm dünya ile medeniyetin kendisi yok edilme tehdidi altındadır. Bugünün İŞİD’i, ne yazık ki yeni bir yüzle Şam yönetimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yapı; kravat ve takım elbise giymiş bir şekilde bir yandan ülkelerle diplomatik ilişkiler yürütürken, diğer yandan aynı zihniyetle mazlum halklara saldırmaya devam etmektedir” diye vurguladı.
Rewşan Döner, din, dil, etnik kimlik ya da mezhep farkı gözetmeksizin masum insanların yanında durmanın insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu sözlerine ekledi.
MA













