Rojava’ya yönelik HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli saldırılarda uluslararası güçlerin belirleyici rol oynadığını belirten gazeteci Şoxan Mîrza, “Kürt halkı bu plana dört parçada birlik ve direnişle cevap verdi” dedi.
Ortadoğu’da dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların Rojava’ya yönelik saldırıları son haftalarda yeni bir boyut kazandı. Kuzey ve Doğu Suriye’de Kürt halkının öz savunma ve demokratik yaşam iradesini hedef alan bu saldırılara karşı halk de günlerdir ayakta. Tepkilerin olduğu yerlerden biri olan Federe Kürdistan’da gelişmeleri takip eden gazeteci Şoxan Mîrza, HTŞ saldırılarının arka planı, bölgesel güçlerin rolü ve Kürt halkının parçalar arası direniş hattına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘AMAÇ İNŞA EDİLEN SİSTEMİ YOK ETMEK’
QSD’nin ve Kürt halkının savaşı durdurmaya yönelik tüm çabalarına rağmen uluslararası güçlerin desteğiyle savaşta ve saldırıda ısrarcı olunduğunu ifade eden Şoxan Mîrza, “Şam’daki akıl hala savaşta ısrar ediyor. Kendisi de bağımsız bir iradeye sahip olmayıp bölgesel ve küresel güçlerin talepleri doğrultusunda hareket ediyor. Bu planların ardından Rojava Kürdistanı’na yönelik saldırılar başladı. Nasıl ki DAİŞ 2014 yılında Rojava Kürdistanı’na saldırdıysa, bugün de aynı akıl saldırmaktadır. Amaç Kürtleri ve yıllar içinde Rojava’da inşa edilen sistemi ortadan kaldırmaktır. Amaç, tüm halkların bir arada yaşayabildiği bu sistemi yok etmektir” dedi.
‘KADINLAR VE GENÇLER YENİ BİR YOL AÇTI’
Saldırılar ardından Hewlêr’de ABD Suriye Temsilcisi Tom Barrack’ın katılımıyla yapılan görüşmede Kürt halkına savaşın dayatıldığını söyleyen Şoxan Mîrza, şunları dile getirdi: “Bu saldırıların ardından Hewlêr’de Tom Barrack’ın da katılımıyla bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda ABD’nin ve Türk devletinin talebi, halkların iradesinin yok sayılması ve ortadan kaldırılmasıydı. Bu nedenle görüşmelerden sonra da saldırılar devam etti. Bu toplantının ardından bu planlara ‘hayır’ diyen ve küresel işgalci akla karşı duran General Mazlum Abdi’ye Kürdistan’ın dört bir yanında sahip çıkıldı. Özellikle Başûr Kürdistanı’nda Rojava Kürdistanı için yapılan seferberlik çağrısına katılım sağlandı. Başûr Kürdistanı’nda birçok genç, kadın ve gazeteci öncülük etti ve Rojava’ya yönünü çevirdi. Aynı şekilde Bakur Kürdistanı’nda, Nusaybin’de halk sınırı aynı ruhla geçti. Bu çok büyük bir adımdı. Kadınların ve gençlerin öncülüğünde yeni bir yol açıldı. Kürt halkı bir kez daha gösterdi ki bu saldırılar yalnızca Rojava’ya değil, doğrudan Kürt halkının kendisine yöneliktir.”
BAŞÛR’DA OLUŞAN BİRLİK
Yapılan seferberlik çağrısıyla özellikle Başûr’da Kürt birliğinin oluştuğuna dikkati çeken Şoxan Mîrza, “Özellikle Süleymaniye’de son on gündür halk, ‘Yek e, yek e gelê Kurd yek e’ sloganıyla yürüyerek Rojava’ye desteğini ortaya koydu. Yüzyıllardır Kürtlerin düşmanları böyle bir direnişin ortaya çıkacağına inanmıyordu. Bu mücadele, bu direniş ve bu emek yıllar önce Rojava Kürdistanı’nda inşa edilmişti. 2015 yılında DAİŞ çetelerinin Kürt savaşçılarının direnişiyle nasıl yok edildiğini gördük. Bu nedenle Kürt halkı bir kez daha işgalci ve cihatçı güçler karşısında boyun eğmeyeceğini, direnişi seçeceğini gösterdi. Mazlum Abdi’nin ‘Biz direnişi seçiyoruz’ sözü Başûr Kürdistanı halkına büyük bir moral verdi. Halk, komutanlarının ve öncülerinin teslimiyeti değil, direnişi seçtiğini gördü. Bu durum halka büyük bir güç verdi. İlk kez Kürtler bu şekilde kendi içlerindeki anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp birlik oldu. Bu birlik, Kürt düşmanları için de büyük bir korku yarattı” ifadelerini kullandı.
HALK SERHILDANI
Kürdistan ve Avrupa’nın dört bir yanında yapılan eylemleri Kürt halk ayaklanması olarak tanımlayan Şoxan Mîrza, “Başûr Kürdistanı’nda hep bir kaygımız vardı; yeni neslin ayağa kalkamayacağı ve bu tehlikelere karşı ulusal bir duruş sergileyemeyeceği düşünülüyordu. Ancak sokaklarda ve meydanlarda onların nasıl öncülük yaptığını gördük. Kürtlerin duygusu, inancı ve gücü birleşti; bu durum savaşçılara da büyük bir moral verdi. Bu, halkımız için çok büyük bir mirastır. Uluslararası güçlerin kendi çıkarları ve Ortadoğu’ya dair planları uğruna halkımızı nasıl yalnız bıraktığını gördük. Ama halkımız buna cevap verdi. Bu birliği ve meydanlara çıkışı bir halk ayaklanması olarak tanımlıyorum. Bu, işgalciliğe karşı Kürt ulusal birliğinin ayaklanmasıdır. Bu ayaklanma, halkların özgürlüğünü yok etmeye yönelik planlara karşıdır” dedi.
‘ROJAVA BİRLİĞİ OLUŞTURDU’
Kürt halkının uluslararası plana karşı mücadele ve direnişi seçtiğini kaydeden Şoxan Mîrza, şöyle konuştu: “Başûr artık biliyor ki ne ABD ne de İsrail halkların taleplerine göre hareket ediyor. Onlar kendi hayallerindeki planlara göre ilerliyor. Başûr’un, Rojava’da inşa edilen güce olan inancı vardır. Bugün halkın en çok ihtiyaç duyduğu şey birliktir. Bu birlik yolu korunmalıdır. Elli yıldır kurulamayan bu birlik, Rojava’ya yönelik saldırılarla birlikte oluştu. Rojava direnişi bu yolu açtı. Bu yol zaferi beraberinde getirecektir. Bu bir mucizedir ancak halk duruşunu ve tavrını daha da büyütmelidir.”
Ortadoğu’nun haritasını değiştirmek isteyen güçlerin yalnızca Suriye ile yetinmeyeceğini, savaşı daha da yayacaklarını kaydeden Şoxan Mîrza, “Bugün bu tehlike Irak ve İran için de geçerlidir. Eğer saldırılar devam ederse aynı sürecin Irak’ta da yaşanması mümkündür. Bugün Irak ve Kürdistan Bölgesi sıradadır. Suriye’de başarı sağlarlarsa yönlerini buraya çevirecekler” diye konuştu.
MA / Zeynep Durgut












