Şara ve ekibi, gerçekleştirdikleri katliamların yanı sıra ülke kaynaklarını da sömürüyor. El Nusra’nın üst düzey isimlerinden Abdurrahman Selame, imar-inşaat işleri için şimdi de Rakka’nın başına getirildi.
Uluslararası güçlerin desteğiyle 2024 yılının sonlarına doğru Esad rejimini devirerek yönetime gelen Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) ve örgütün tepesindeki Ahmed Şara, gerçekleştirdiği katliamların yanı sıra ülke kaynaklarını tekelleştirmeyle de gündemde. Şara, ülkenin kaynaklarını ve ayrıcalıklarını yakınındaki isimlere peşkeş çekerek kendi sermaye çevresini yaratma arayışında.
Şara ve ekibi, İsrail ve ABD’nin onayıyla Aralık ayından bu yana Kuzey ve Doğu Suriye kentlerine saldırıyor. Suriye Demokratik Güçleri (QSD), saldırıların artması ve olası Kürt-Arap çatışmalarının önüne geçmek amacıyla Rakka (Reqa) ve Deyrizor (Dêrazor) gibi kentlerden çekildi.
Şara, Halep (Heleb) Vali Yardımcısı olan Abdurrahman Selame’yi “Rakka (Reqa) Valisi” olarak atadı.
SELAME KİMDİR?
Selame, Şara’yı adeta gölge gibi takip eden bir isim. Diplomatik ziyaretlerde yer alıyor, ekonomik sözleşmelerde danışmanlık yapıyor; bir anlamda Şara’nın sağ kolu konumunda.
Birçok kaynağa göre Selame, 1971 yılında Suriye’nin Halep (Heleb) kırsalındaki Andan kasabasında doğdu. Suriye’de 2011’de iç savaşın patlak vermesinin ardından paramiliter gruplar içinde yer aldı.
Yazar Faik Bulut, 6 Nisan’da Independent Türkçe’deki köşesinde Selame’nin hayat hikâyesini anlatarak önemli bilgiler paylaştı.
“Yeni Suriye rejimiyle birlikte yeni sermayedarlar ve yeni iş insanları oligarşik düzenin öncüleri olarak sahneye çıkacak” diyen Bulut, Step News adlı videoda aktarılanlara dikkat çekerek şunları kaydetti: “Şam’daki yönetimin başında bulunan Colani’nin (Ahmed Şara) adeta gölgesi gibi; gittiği her yerde onu bir adım geriden izliyor. Colani, ona danışmadan hiçbir iş anlaşması veya sözleşmesini imzalamıyor. Tek cümleyle ifade edilirse, ‘Colani’nin ekonomi alanındaki sağ kolu’dur. Diğer bir ifadeyle HTŞ rejiminin ‘en zengin’ iş insanının adı Abdurrahman Selame, kod adı Ebu İbrahim’dir.”
EL NUSRA’DA YER ALDI
Bulut’un aktardığı bilgilere göre Selame, HTŞ’nin belkemiğini oluşturan ve El Kaide’nin Suriye’deki eski kolu sayılan El Nusra Cephesi’nde cihatçılara komutanlık yaptı. Ondan önce taş ocaklarında çalışıyor, konut ve bina yapımında kullanılmak üzere taş kesip yontma işinde amelelik yapıyordu.
2011 sonrası Selame, “İslam Devrimi” adına paramiliter gruplara katıldı. Şara ile tanışarak El Nusra Cephesi’ne dahil oldu ve örgütte üst düzey sorumlu konuma yükseldi. Ömer Bin Hattab Alayı’nın başına geçerek HTŞ çatısı altında faaliyet yürüttü.
Halep (Heleb) kırsalında Esad güçleriyle savaştı; birçok suikast girişiminden sağ kurtuldu.
Amcasının oğlu, Hacı Adnan kod adlı Abdulaziz Selame de 2015’te kurduğu Liva’ul Tevhid (Tevhid Alayı) adlı grupla dönemin “Özgür Suriye Ordusu” bünyesinde faaliyet gösterdi; ardından El Cephe El Şamiye (Şam Cephesi) fraksiyonuyla birlikte hareket etti.
ŞİRKET KURUP MÜTEAHHİT OLDU
Selame, sonraki süreçte taş kırma ve yontma günlerinden kalma mesleğini sürdürmeye karar verdi ve “Er-Raki” inşaat şirketini kurdu. Böylece “mücahitlikten” müteahhitliğe geçiş yaptı.
Şara ve örgütünün güçlenmesiyle birlikte Selame de İdlib ve çevresindeki imar ve inşaat işleriyle uğraşmaya başladı. Aldığı ihalelerle kısa sürede büyük bir sermayedara dönüştü.
İnşaat ve imar projeleri, yüksek gerilimli elektrik kuleleri ve direkleri, okullar, hastaneler, yol yapımı ve altyapı çalışmaları, İdlib’deki sanayi yatırımları Selame’nin şirketinin tekeline girdi.
Esad rejiminin çökmesinin ardından Şara, Selame’yi de beraberinde Şam’a götürdü. Suudi Arabistan, Türkiye ve Ürdün gibi ülkelere yapılan ziyaretlere Şara’nın ekonomi-ticaret danışmanı olarak katıldı.
Bulut’a göre, “Cihatçı komutanların bir kısmı askerî üniformalarını çıkarıp farklı makamlara ve işlere atanınca, eski mücahit Ebu İbrahim de patronu Colani gibi takım elbiseli, kravatlı bir iş insanına dönüştü.”
Selame’nin zamanla Şara’nın ekonomi alanındaki en önemli ismi hâline geldiğini belirten Bulut, “Yeni rejimin büyümekte olan baş sermayedarı konumundaki Selame, resmî bir makama atanmasa da yeni idarede kilit bir rol oynayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
BULUT’UN TESPİTLERİ
Bulut, ayrıca şu tespitlerde bulundu:
Selame’nin şirketi Suriye’nin en büyük şirketlerinden biri olacak ve kamu mallarının elden çıkarılması sürecinde aslan payını alacaktır.
Şirket yalnızca imar-inşaatla sınırlı kalmayacak; Suriye’nin yeniden inşasında tüm alanlara yayılacaktır.
Viraneye dönen Suriye’nin yeniden inşasının maliyeti yaklaşık 500 milyar dolar olarak hesaplanmaktadır.
Altyapı ve hizmetlerin onarımıyla birlikte bu rakam 1 trilyon dolara ulaşabilir.
Savaş öncesi yarım kalan Katar-Türkiye doğalgaz hattının Suriye’den geçen bölümünün inşası da eklenirse, Selame’nin kısa sürede uluslararası bir iş insanına dönüşmesi şaşırtıcı olmayacaktır.
Bulut’un bu tespitleri kısa sürede hayata geçmeye başladı. Nitekim Şara, Kuzey ve Doğu Suriye kentlerine yönelik saldırıların hemen ardından Selame’yi Halep (Heleb) Vali Yardımcılığı görevinden alarak “Rakka (Reqa) Valiliği”ne atadı.
Selame’nin ilk açıklamaları ise Türkiye’de iktidara yakınlığıyla bilinen medya kanallarına oldu. Açıklamalarının tamamında inşaat ve imar projeleri öne çıktı.
Bulut’a göre Suriye’nin geleceği henüz netleşmiş değil; dolayısıyla Selame’nin geleceği de garanti altında değil. Ayrıca ülkedeki “eski mücahit-yeni müteahhit” profillerinin sayısı da zamanla artacaktır.
MA















