İHD Ankara Şubesi, savaşlara dikkat çekmek amacıyla başlattığı eylemin dördüncü gününde Dürzi, Süryani ve Ezidîler için “İnsanlık Nöbeti” tuttu.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların Suriye ile Kuzey Doğu Suriye’de Kürtlere, Alevilere, Dürzilere, Süryanilere yönelik gerçekleştirdiği katliamlara karşı başlattığı “İnsanlık Nöbeti” dördüncü gününde devam etti. Nöbeti bugün Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu devraldı.
Platform adına açıklama yapan Çağla Çakır, ABD’nin çıkarları doğrultusunda Ortadoğu’nun yeniden dizayn edilmesinin amaçlandığını belirtti. HTŞ ve DAİŞ’in Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarıyla Kürt halkının kazanımlarının hedef alınmak istendiğini vurgulayan Çağla Çakır, “Farklı etnik ve dinsel kimliklerin birlikte yaşadığı bu coğrafyada, son bir yıl içinde Aleviler, Dürziler ve Hristiyanlar hedef alınmıştır. Bugün ise saldırıların merkezine Kürtler yerleştirilmiştir. Bu saldırılarda Türkiye’deki saray rejimi de aktif bir rol oynamaktadır. Bir yandan büyük bir ikiyüzlülükle Türk-Kürt kardeşliğinden söz edilmekte, ‘süreç’ söylemleriyle kitleler oyalanmaktadır. Öte yandan ise HTŞ’nin hamiliği üstlenilerek bölgedeki çatışma körüklenmekte, HTŞ’ye askerî ve lojistik destek sunulmaktadır. Bu tutum, AKP’nin barış değil savaş siyaseti yürüttüğünün yeni bir göstergesidir” dedi.
‘İŞÇİ SINIFI VE EMEKÇİLER SALDIRILARA KARŞI ÇIKMALI’
“AKP iktidarının da parçası olduğu kirli ve kanlı bir oyun sahnelenmektedir. Bölge halkları bilinçli bir biçimde birbirine düşürülmekte, IŞİD artığı barbar çeteler kullanılarak katliamların önü açılmaktadır” diyen Çağla Çakır, Türkiye emekçilerine sessiz kalmama çağrısı yaparak şunları söyledi: “Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerinin görevi açıktır. HTŞ saldırılarına ve saray rejiminin bu saldırılara verdiği desteğe karşı çıkmaktır. Emperyalizmin ve siyonizmin Ortadoğu politikalarına karşı net ve ikirciksiz bir tutum almaktır. Ortadoğu halkları kendi kaderlerini kendileri tayin etmelidir. IŞİD artığı HTŞ’ye yapılan tüm yardımlar derhal kesilmelidir. ABD emperyalizminin güdümünde, sermaye sınıfının çıkarları ve iktidarın gerici ideolojisi doğrultusunda yürütülen saldırgan dış politikaya dur denilmelidir.”
MA












