ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın “iş insanı” gibi hareket ederek eski sömürgeci sistemi kurmayı amaçladığını belirten Siyaset bilimci ve Ortadoğu uzmanı Prof. Abbas Vali, “Barrack, temelde belirli bir ticari zihniyetle hareket etmektedir” dedi.
Medya Haber’de katıldığı bir programda; HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli grupların Rojava’ya dönük saldırılarını değerlendiren siyaset bilimci ve Ortadoğu uzmanı Profesör Abbas Vali, Rojava’da yaşananlar için “ABD’nin Ortadoğu politikasındaki çelişkilerin doğrudan bir sonucu” olduğunu söyledi. Abbas Vali, “Bugün gördüğümüz şey, Ortadoğu’da yeni bir güç dengesinin oluşması ve Suriye’de ya yeni bir ulus-devletin yaratılması ya da mevcut ulus-devlet yapısının yeniden yapılandırılmasıdır. Amerika, siyasal iktidarla daha büyük etnik grup arasındaki bağa dayanan eski ulus-devleti inşa modelini kullanmaktadır” diye konuştu.
SURİYE’DE ESKİ SÖMÜRGECİ SİSTEMİN KURULMASI STRATEJİSİ
Suriye’de yaratılmakta olan yeni düzenin temelinin kendisinin “Pax Americana” (Amerikan Barışı) olarak adlandırdığı daha geniş bir planın parçası olduğunu vurgulayan Vali, “Pax Americana, Ortadoğu’da merkeziyetçi ve muhafazakar devletler yaratmak amacıyla demokratik çeşitliliğin ortadan kaldırılmasına yönelik bir stratejidir. Bu, bizim çağımızda eski sömürgeci sistemin yeniden üretilmesidir. Pax Americana altında kurulan bu sistem; Kürtler, Dürziler, Aleviler, Hristiyanlar ve Asuriler gibi grupların kalıcı biçimde ezilen azınlıklar haline gelmesine yol açmaktadır” diye konuştu.
‘BARRACK TİCARİ ZİHNİYETLE HAREKET ETMEKTEDİR’
Yaratılan bu sistemin de modern demokratik siyasetin ilkelerini anlamayan ve saygı duymayan bir “iş insanı” tarafından inşa edilmekte olduğuna işaret eden Abbas Vali, şöyle devam etti: “Bu kişi temelde belirli bir ticari zihniyetle hareket etmektedir. Burada Tom Barrack’tan söz ediyorum. Tom Barrack, temelde ‘düzen’ fikriyle hareket etmektedir. Ne pahasına olursa olsun, her bedel ödenerek yaratılacak bir ‘düzen’. Ve onun bakış açısından bu düzen, daha büyük çoğunluğa, baskın ve çoğunluk olan etnik gruba iktidar vererek; geri kalan herkesi ise tamamen göz ardı ederek ‘istikrar’ yaratmaktan ibarettir.”
MA













