Rojava’ya yönelik saldırılara karşı direnişin seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu dile getiren Veysi Aktaş, “Seferberlik zamanı geldi” diyerek, hem Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için hem de Rojava’ya yönelik saldırılara karşı “Umut ve Özgürlük” mitingine katılım çağrısında bulundu.
Demokratik Kurumlar Platformu, 26 Ocak’ta Amed’de İstasyon Meydanı’nda, “Önderliğin özgürlüğü, Rojava’nın özgürlüğüdür” şiarıyla “Umut ve Özgürlük” mitingi düzenleyecek. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için gerçekleştirilecek mitingde, Rojava’ya yönelik saldırılar da protesto edilecek. Daha önce İmralı Sekretaryasında yer alan Veysi Aktaş, “Umut hakkı ve özgürlük için direniş çağrısıdır” diyerek tüm kesimlere katılım çağrısında bulundu.
‘BU KATLİAM TÜM İNSANLIĞI HEDEF ALIYOR’
“Bugün karanlığın en derin çukurlarından yükselen bir çığlıkla sesleniyoruz. Umut hakkı ilkesi ve özgürlük temalı mitingimizde bir araya gelmek için ayağa kalkın” diye seslenen Aktaş, mitingin sadece bir toplanma değil, bir halkın yok edilme tehdidi altında haykırdığı direnişle yazılmış bir manifesto olduğunu belirtti. Aktaş,” Düşünün; bir halk kendi topraklarında IŞİD artıklarının kanlı elleriyle soykırıma uğratılıyor. Bebeklerin ağlayışları arasında kafalar koparılıyor. Masum bedenler toza karışıyor, genç kızlar savaş ganimeti gibi alı konulup, zincirlere vuruluyor. Evler talan ediliyor, ocaklar sönüyor, atalarımızın mirası yağmalanıyor. Bu bir halkın varlık yokluk savaşıdır. Statüsüz bırakılmak istenen kimliği silinmek istenen bir halkın ölümün eşiğindeki feryadıdır. Nasıl sessiz kalabiliriz? IŞİD artıklarının barbarlığı, insanlığın yüzüne atılmış bir tokattır. Kafalar kesiliyor, kadınlar köle pazarlarında satılmak üzere ganimet olarak esir alınıyor, çocuklar yetim bırakılıyor. Bu katliam sadece bir halka değil, tüm insanlığı hedef alıyor. Ve bu yalnızca bir saldırı değil, bir halkın varlığına yönelmiş sistematik bir yok etme girişimidir” diye konuştu.
‘DİRENİŞ SEÇENEK DEĞİL, ZORUNLULUKTUR’
Tüm bunlar yaşanırken dünyanın suskunluk içerisinde olduğuna dikkat çeken Aktaş, sözlerine şöyle devam etti: “Güç odakları hesap yaptı. Failler cesaretlendirildi, mağdur yalnız bırakıldı. Bugün sadece Kürtler faydalanmasın diye ‘umut hakkı’, özgürlük hakkı gasp ediliyor. Bir halk kendi yaşamını belirleme hakkından yoksul bırakılmak isteniyor. Statüsüz, kimliksiz, geleceksiz bir köleliğe mahkûm edilmek isteniyor. Ama hayır; bu zulme karşı direniş bir seçenek değil, bir zorunluluktur. Seferberlik zamanı geldi. Her sokak, meydan, yürek bu direnişte ve ‘umut hakkı’ ve özgürlük mitinginde birleşmeli. Vicdan sahibi ve onurlu halkımıza çağrımızdır: Hatırlayın dehşet sahnelerini. Rojava’da yankılanan çığlıklar, koparılmış saçların yere düşüşü, genç kızların gözlerindeki korku… Evler yağmalanıyor, kültürler yok ediliyor, bir halkın ruhu parçalanmak isteniyor. Bu soykırım IŞID artıklarının eliyle dayatılan bir cehennem. Varlık yokluk arasında sıkıştırılan bir halkın haykırışı bu. Direnin, kalkın; statüsüz bırakılmak istenen kimliğimizi, özgürlüğümüzü geri alalım. ‘Umut hakkı’ her insanın doğuştan hakkı. Ve bu hakkı meydanlarda haykıralım. Mitingimizde bu zulmü kınayalım, katliamı lanetleyelim. Betonla üzeri örtülmüş bir halkı dirilten bir önderlik için yapılan mitinge katılalım.
SEFERBERLİK VAKTİ
Şimdi seferberlik vakti. Her biriniz bu çağrıya kulak verin. Komşunuzu akrabanızı, dostunuzu toplayın. Sokakları doldurun, meydanları inletelim. ‘Umut hakkı ilkesi’ ve özgürlük için birleşelim. Bu miting ‘umut hakkı’ için bir haykırış, soykırıma karşı duruş, katliama karşı demokratik duruş, statüsüzlüğe karşı mücadeledir. Gelin birlikte haykıralım. Umut hakkı ve özgürlük için ayağa kalkın, mitinge katılın. 25 Ocak 2026’da Amed’de İstasyon Meydanı’ndayız.”
MA













